BİZ 8 MART’TA YÜRÜRKEN…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine 14 gün kaldı. Geçen seneden bugüne kadar gelen sürede onlarca içler acısı haberi okuduk, izledik duyduk!

Yürüyüşler, anmalar, açıklamalar yeterli değil! Bu sene de birbirinden farklı onlarca dernek 81 ilde aynı etkinlikler içinde debelenip durmasın! Kadına uygulanan erkek şiddetinde yaş 3’e düştü.

Nefes alan yetişkin kadınların tamamı şiddete uğradığı için kendini bilmez canlılar yaşı düşürmek zorunda kaldı sanki! Artık sadece sokaklar, yurtlar tehlikeli değil. Çocuklarımızı büyüttüğümüz yuvalarımız olay yeri haline geldi.

Son okuduğumuz haberdeki iğrenç vakanın süreci 1,5 yıl! Yani biz geçen sene 8 Mart’ta meydanlarda halay çekerken, yürürken, elimizde mikrofon bağırırken, o çocuk susarak acı çekiyordu.

Demek ki yetemedik! Yapamadık! Ayağa kalkmak yetmedi ya da hiç ayağa kalkmadık. 8 Mart’a 14 gün var ve benim akılcı bir çözüm için ilk adım fikrim yok. Romantik çözüm eylemleri hepimizin aklında! Elimizde çocuklarımız meclise yürüyelim! İdam gelsin! Eğitimde revizyona gidelim!

Artık bıçak kemiğe dayandı! Yazmaktan başka elimden bir şey gelmiyor bugün ama, devletin ve sivil toplum örgütlerinin ilgili-ilgisiz bütün kurumları bir an önce teyakkuza geçmeli ve koordine olmalıdır. Çalıştaylar ve çözüm stratejileri dinlemek istemiyoruz. Yürümek istemiyoruz.

Sınır savunma operasyonları ülkemiz için ne derece önemlisi ise bu konu da o derece önemli bir sorun haline geldi. Komşumuzdan şüphe eder hale gelmiştik, bunun bir adım ötesinde, kocamızdan, kardeşimizden, babamızdan şüphe eder hale geleceğiz.

Daha geçtiğimiz ay okumadık mı bir hastaneye gelen 115 çocuğun hamile olduğunu… 115 çocuk! Bunların içerisinde doğum yapmak zorunda kalanlar var. Ülkemde yıllardır çocuk, çocuk doğuruyor. Daha ne bekliyoruz.

Kadın ayağa kalkarsa, herkes ayağa kalkmak zorunda kalır. Beyaz yakalı kadınları da bir kenara koyun. Eğer yaz aylarındaki tek uğraşı kışlık yiyecekleri hazırlamak olan ev kadını annelere yeni dertler yüklemeye devam edersek ve onlar ayağa kalkarsa işler değişir.

8 Mart’a 14 gün var. 14 günde devir değişir mi bilemem, düzen ne hale gelir bilemem. Ben uzman değilim, çözüm önerisi getiremem. Bu işin rengi değişiyor, ben sadece bunu biliyorum. Analar gözlerini kırpmadan evlatlarını askere gönderip, dönmese de olur diyor. Bu anaların ileride de devletin her kademesinde, vatan için, gelişmek için, çağı yakalamak için evlatlarını yetiştirmelerini bekleyeceksek, önce o evlatları korumamız lazım.

Zira tecavüze uğramış bir çocuk, yetişkin olduğunda onu tanıyamaya bilirsiniz!



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.