Yıkılan Bina Değil Eğitim Sistemi

Çanakkale’nin en köklü okullarından biri olan Esenler Mahallesi’nin eğitim simgesi Ömer Mart İlköğretim ve Orta Okulu depreme dayanıksızlık kararı ile yıkıldı. Yıkılan okuldan geriye beton kalıntıları ve anılar kaldı. Ömer Mart İlköğretim Okulu mezunları “Yıkılan bina değil, eğitim sistemidir” dediler. Mezunlar o zamandan bu zamana eğitim sisteminin giderek karmaşık ve içinden çıkılamaz bir hale geldiğini vurguladılar. Ortaya “Binalar yıkılır yapılır ama gelecek tahrip edilmemelidir.” vurgusu çıktı.

Çanakkale’nin en köklü okullarından birisi olan Ömer Mart Okulu yıkıldı. Okulun yıkılma sebebi ise depreme dayanıksız oluşu oldu. Koca bir yaz döneminde yıkılmayıp eğitim öğretim dönemi başladığında yıkılan okuldan sonra öğrencileri taşınan okuldan geriye molozlar kaldı. Ömer Mart İlköğretim Okulu açıldığı günden bu güne doktorlar, mühendisler, askerler ve polisler yetiştirdi. 2000’li yılların ilk temsilcisi gençler, bu okulda bu günlerin alt yapısını kazandılar. Gündem Gazetesi olarak Ömer Mart İlköğretim Okulu’nun mezunlarına ulaştık. Mezunlar ortak bir dille “Yıkılan bina ve beton değildir, yıkılan eğitim sistemidir.” mesajı verdiler. Mezunlar binaların tekrar tekrar yapılabileceğini fakat eğitim sistemindeki yozlaşmanın geri döndürülemeyeceğini belirttiler. 2000’lerden bugüne, çok kısa bir zamanda yaklaşık 18 yılda eğitim sisteminin giderek karışık ve içinden çıkılamaz bir hale gelişi binanın yıkılması ile ortaya çıktı. Kent içinde ve dışında ikamet eden mezunlar Ömer Mart Okulu’nu Çanakkale halkına anlattılar. Eğitim sistemi hakkında görüşlerini belirttiler.

Mezunlara iki soru sorduk: “Okulun yıkılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eğitim sistemi o günden bugüne hangi noktaya geldi? ”
Mezunların cevapları…

Avrupa’da 100 yıllık Binalar Ayakta Bizim Okullar 10 Yılda Bir Yıkılıyor”

Elif Uran Ömer Mart İlköğretim Okulu Mezunu, “Çanakkale’de öncelikli olarak yıkılması gereken o kadar bina ve okul var ki Ömer Mart bu yapılar arasında en sondadır diye düşünüyorum. 50 yıllık 100 yıllık binalar halen daha ayaktayken ve köklü yapılar olarak bulunurken bizdeki binaların 10 yıllık yapılması da inşaat alanındaki çarpıklığı gösteriyor. Neden binalar daha uzun ömürlü ve sağlam yapılamıyor? Okul için değil apartmanlar içinde bu önemli bir faktördür. Katedraller, kiliseler, mimari yapılar hala daha ayakta ama bize 5 yıllık binalar risk altında. Bu sorunda düşünülmesi gereken bir durumdur. Eğitim sistemi bozuk bir hale büründü. Karma karışık bir düzen içerisinde öğrenciler oradan oraya sürükleniyorlar. Ömer Mart OrtaOkulu eğitim öğretim yılı başladıktan sonra taşındı. Öğrenciler neden planlı, projeli bir şekilde yollarına devam edemiyor. Koca bir yaz döneminde bina durdu durdu, okullar açıldı bina yıkıldı. Eğitimde karmaşık bir durum hakim. Eğitim sisteminin bir an önce daha düzenli ve kontrollü olması gerekir diye düşünüyorum”

Ortada Yıkılan Bir Bina Yok, Tahrip Olan Eğitim Sistemi Var”

Tuğba Kocaçolak Ömer Mart İlköğretim Okulu Mezunu, “Hayatımın ilk okul macerasına başladığı Ömer Mart İlkokulu’nun depreme dayanıksız olması sebebiyle yıkılması her Ömer Martlı’yı üzdüğü gibi beni de üzdü. Hayatımın en değerli okul anıları ve yılları o okulun içerisinde yaşandı. Umarım Ömer Mart Ortaokulu o güzel günlerindeki geçmişindeki renki görüntüsüne tekrar kavuşur. Bizim zamanımızda eğitimde bir ciddiyet söz konusuydu. Azim ve kararlılık vardı. En azından bulunduğunuz yıl itibari ile 2-3 yıllık kısa vadede planlar yapabiliyordunuz. Şimdiki eğitim sisteminde akşamdan sabaha kararlar kurallar değişiyor. Sistem iyice allak bullak bir hale geldi. Kim, nerde, nasıl bir eğitim görecek muallak sorular arttı. Çocukları önlerini göremeyecekleri bir eğitim sisteminin içerisinde konumlandırdılar. Bence ortada yıkılan bir bina yok, tahrip olan bir eğitim sistemi var”

Eğitim Politikaları Bilimsellikten Uzaklaştı”

Ayça Okutucu Ömer Mart İlköğretim Okulu Mezunu, “2007 yılında Ömer Mart İlköğretim Okulu’ndan mezun oldum. Geçirdiğim lise yıllarıma kadar, 8 sene boyunca okulumun bana kattığı kaliteli eğitim, lise ve üniversite hayatımın temellerini oluşturdu. Bir öğrencinin temeli ne kadar sağlam ise üzerine koyabileceği bilgiler ve gördüler daha da sağlamlaşır. Bilim eğitim politikalarının belirlenmesinde en sağlam argümandır. 1990 yılında kurulan Ömer Mart İlköğretim Okulu’nun başarı yüzdesinin yüzde 80’den fazla olmasının nedeni, deneye,gözleme ve araştırma anlayışına dayalı eğitimcilerinin olmasıydı. Mevcut eğitim politikalarının giderek bilimden uzaklaştığı gözle görülür bir gerçektir. Bizim zamanımızda mantık ve bilime dayanan eğitim artık maneviyat ve ruhsal konular üzerine yoğunlaştı. Ben eğitimin giderek daha karmaşık hale geldiğini düşünenlerdenim.”

Değişen Eğitim Sisteminin Hızına Yetişmeye İmkan Yok”

Çağlar Küçük Ömer Mart İlköğretim Okulu Mezunu, “Çanakkale’de birçok insan o okuldan mezun oldu. Ben de orada okudum, Ömer Mart’ta herkesin ayrı ayrı hikayeleri vardır. Yıkılması oldukça üzücü. Bence doğru yerde güzel bir okuldu. Dediğim gibi; tanıdığım herkes o okulda kısa da olsa bulunmuştur. Herkesin bir anısı mevcuttur. Değişen eğitim sisteminin hızına yetişmeye imkan yok. Yeni sistemlerde sınava hazırlanmak bilgiden daha çok psikolojik bir hazırlıktır. Psikoloji eğitimin önüne geçti. Eğitim sisteminin sürekli olarak değişmesi öğrencinin psikolojisini ciddi anlamda karıştırdı. Başarılı olacak öğrencilerde bu sistem içerisinde savrulmaya başladılar. Öğrenci süreci aşmakla uğraşırken, sınav tarihleri peş peşe geliyor. Bu sistem ve değişen eğitim politikaları ciddi anlamda sorun oluşturmaya başladı.”

Andımız ve Tarihimiz Kitaplardan Çıkarılarak Eğitim İleri Gitmez”

Burak Kahraman Ömer Mart İlköğretim Okulu Mezunu, “Ömer Mart mı? Çocukluğum ve gençliğim. Ömer Mart benim ikinci evimdi. A’dan Z’ye ne varsa arkadaşlığın, paylaşmanın,sevginin ne olduğunu öğrendiğim yerdir. O bina 8 yıl boyunca bizlere katlandı. İleride eşimize, dostumuza anlatabileceğimiz hikayelerimiz o binada yaşandı. Mevcut eğitim sisteminin ben yanlış olduğunu düşünüyorum. Herkesin okumak istediği, ileride yapmak istediği ne ise onun üzerinde yoğunlaşması bana daha mantıklı geliyor. O derslerde başarılı olması için diğer dersler zorunlu tutulup kafayı karıştırmaması, herkesin birikimine göre bir kulvar açılması daha mantıklıdır.

Bu konunun bir örneği vardır. Bir öğretmen bütün dersleri anlatamazken, bir öğrenci bütün dersleri nasıl anlayabilir. Gelecek yeni nesiller için daha tutarlı ve planlı projeler geliştirilmeli. Her gün yağmur çamur demeden okuduğumuz andımızı kaldırmak eğitim sistemine hiç bir yarar sağlamaz. Geçmişimizi tarih kitaplarından kaldırmakta bize hiç bir yarar sağlamaz. Eğitimde kurtuluş kökten ve sistemli bir modernizm hareketi ile çözülür. Bir an evvel laik ve bilimsel eğitim sistemine geçiş yapmalıyız.”

Binalar Yıkılır Yapılır, Sorun Eğitim Sistemidir”

Mehmet Ali Ulubay Ömer Mart İlköğretim Okulu Mezunu, “Ortada can güvenliğini tehlikeye sokacak bir durum varsa yapının çürük olması gibi binanın yıkılması işlevseldir. Ama dönem ortasında bina değiştirilmesi hem öğrenci motivasyonu hemde kurulu düzen açısından oldukça kötü sonuçlar doğurur. Deprem riski yüksek çoğu binanın eski olduğu bir yerde yenileme maksadıyla yıkım doğrudur. Plansız olarak yıkım kararı verilmesi, öğrencilerin oradan oraya taşınması ise bu konunun olumsuz sonucudur. Eğitim sistemi artık bilimsellikten ve sanattan uzak bir hale büründü. Öğrencilerin sevdikleri işleri yapmasından ziyade okullarda fabrika misali iş gücü oluşturuluyor. Denem yanılma yöntemi ile sürekli olarak öğrenciler üzerinde farklı farklı projeler deneniyor. Eğitim bilimsellikten uzaklaştı piyasa haline geldi. Bir an önce mevcut eğitim sisteminin daha düzenli ve daha oturaklı olması gerekir diye düşünüyorum. Binalar yıkılır, yenilenir sorun bu değil, sorun eğitim sistemidir.”

Tunahan Ünsal



Bir Yorum

  1. Ulan ne dandik yorumlar yav. Binayı yıkarlar suç, yıkmazlar suç. Takıntılı kafalarla bir yere gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com