Soyumuzu öğrendik de!

Soyumuzu sopumuzu öğrendik şükür!

Meraktan ölüyorduk, rahatladık! Kökleri yedi göbekten bir yöreye ait aileler, zaten mal varlıkları gereği büyük büyük dedelerini, ninelerini tanıyordu. Dahası var, ellerinde fotoğraflar vardı.

E çoğumuz gibi bir dedesini, babaannesi, anneannesini görenler için daha büyük ninelerin dedelerin ismini ve doğum yerlerini öğrenmek ilginç oldu tabi!  Ölüm tarihleri net olmamakla birlikte, doğum tarihleri zaten külliyen yalan! E köklerinde değişik iller, ülkeler olanlar da bir garip hissetmeye başladı ama o da bir iki güne geçer gider.

Bu insanların çoğunun mezarı kayboldu gitti. Bizim birer isim olarak bakıp, akşam sohbetlerinde, internet goygoylarında kendimize malzeme yaptığımız bu isimler birer yaşamdı. Bizim dedelerimiz, ninelerimizdi. Her ne yaptılarsa bizleri (muhtemelen bir çoğu) düşünerek yaptılar.

Biz de şimdi ‘Ne yapıyorsak evlatlarımız için, aman onlar rahat etsin de’ demiyor muyuz? Şimdilerde size kalan arsalar, tarlalar eskiden onlarındı. Şimdilerde gidip geldiğiniz köylerde, oturduğunuz mahalleler de onlar yaşıyordu.

Onlar da bu küçük soluk mavi noktadan geçip, gittiler! İsimleri okuyup geçmeyin bence biraz düşünün. Eşimin soy ağacında Mira isimli bir büyük anneye rastladım mesela.  Bosna doğumlu.   Merak ettim ne demek Mira. Türkçe de anlamlı bir karşılık bulamadım. Ama!

1992-1995 Bosna savaşı sırasında Birleşmiş Milletler Srebrenitsa da dahil olmak üzere 6 bölgeyi güvenli bölge ilan etmişti. Hollanda birliği tarafından korunan şehir hiç bir savunma yapılmaksızın 11 Temmuz 1995 tarihinde Sırp güçlerine teslim edildi. Sırp kuvvetlerinden kaçmak isteyen 15.000 civarında Boşnak dağlara yöneldi. Yoğun Sırp bombardımanı altında orman içlerinden gece gündüz yürüyerek kurtarılmış bölge Tuzla’ya ulaşmaya çalışan gruptan ancak 5.000’i bunu başarabilecekti. Uzun yıllar “Ölüm Yürüyüşü” olarak adlandırılan bu yolculuk “Mars Mira- Barış Yürüyüşü” adı altında her yıl uluslararası katılım ile Srebrenitsa’da ve bu yürüyüş yolunda hayatlarını kaybedenleri anmak için tekrarlanıyor. 3 gün süren 110 Km’lik bu yürüyüşe isteyen herkes katılabiliyor. Mira Bosna’da barış anlamında kullanılıyormuş. Mesela!

Soyumuzun sopumuzun adını sanını doğum yerini yılını, ölüm gününü öğrendik şükür! Şimdi biraz da  geleceği düşünelim. Hadi o zaman bu insanların hataları yanlışları olmuşsa da yeterli teknoloji olmadığı için, bunu bilemiyoruz. Ama, şükür her anımızı, günümüzü sosyal medyada paylaştığımız için, her türden mide bulandırıcı haber anında internete düştüğü için bizim çocuklarımızın çocuklarının çocukları bunların hepsini bilme şerefine erecekler.  Ebeli küfürlere özne olmak istemeyenler geleceğe yatırım yapsa iyi olur!

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.