HAVADAN SUDAN

Bugün sizlere, havadan, sudan yazmayı düşündük. Her gün karamsar tablo çizmek, olumsuzlukları dile getirmek, canınızı sıkmış olabilir. Çarşı caddesindeki seyyar bir meyve suyu satıcısının camekânında, şu ibare var.”Canınızı sıkmayın. Nar sıkın.” Güzel bir deyim. Biz de buna uygun olarak, bugünü, fıkra günü olarak ilan ettik. Buyurunuz öyleyse. Temel bir kıza aşık olmuş ve ona hitap eden bir aşk şiiri yazmış. Şiir aynen şöyleymiş: Ula Fadime, ne aklımdan çıkıyorsun ne de fikrimden;
Sabahları yemek yiyemiyorum; Çünkü seni düşünüyorum.
Öğlenleri yemek yiyemiyorum; Çünkü seni düşünüyorum.
Akşamları yemek yiyemiyorum; Çünkü seni düşünüyorum.
Geceleri uyuyamıyorum; Çünkü açım da!..

Ziyaretçinin biri cehennemi dolaşıyormuş. Bakmış ki her taraf kazan, içleri zift dolu, her birinin üstünde de; Fransız kazanı, Alman kazanı, İtalyan kazanı, Japon kazanı gibi etiketler varmış. Her kazanın başında, elinde koca sopasıyla bir zebani duruyormuş. Bu durum ziyaretçinin dikkatini çekmiş kendisini gezdiren rehbere sormuş: – Bu zebaniler, kazanların başında niye bekliyor? Rehber cevap vermiş: – Bazen biri kazanlardaki ziftten kafasını çıkarmak istiyor, o zaman zebani elindeki sopayla kafasına vurup geri sokuyor. Başında hiç zebani olmayan bir kazan görünce, çok şaşıran ziyaretçi yine sormuş: – Niye bu kazanın başında hiç zebani yok? Rehber yine cevap vermiş: – O Türk kazanı, zebaniye gerek yok ki; biri kafasını çıkarır çıkarmaz, aşağıdan çekiyorlar.

TEMEL BU, YAPAR!

Mısır hükümeti Kızıldeniz’in altına tüp geçit yapmak için bir ihale açmış. İhaleye İngiliz, Amerikan ve Japon firmalarıyla birlikte Türkiye’den de Temel’in firması katılmış. Teknik bilgi isteyen Mısır hükümeti, firmaların temsilcilerini teker, teker mülakata çağırmış. İçeri ilk giren İngiliz firmasının temsilcileri teknik bilgi vermişler: – Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında en fazla 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz. İngilizler çıktıktan sonra, içeri giren Amerikan firmasının temsilcileri söz almış: – Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında en fazla 50 cm fark olur. Amerikalılar dışarı çıkınca, içeri giren Japon firmasının temsilcileri bilgi vermişler: – Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında en fazla 20 cm fark olur.
Son olarak da firmasını tek başına temsil eden Temel girmiş içeri. Mısır hükümet temsilcisi sormuş: – Temel Bey, sizin firmanız bu konuda ne düşünüyor? – Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, eğer buluşamasak; iki tane tüneliniz olur da!..

Beş avcı ava çıkmış, küçük bir delik görmüşler; içlerinden en yaşlı olanı uyarmış: – Yatın yere, buradan tavşan çıkacak!.. Herkes yere yatmış. Az sonra o delikten bir tavşan çıkmış. Tavşanı vurup, torbaya koyan avcılar büyük bir delik görünce, en yaşlıları yine uyarmış: – Yatın yere, buradan tilki çıkacak! Herkes yere yatmış, delikten çıkan bir tilkiyi vurup torbaya koyan avcıların karşısına daha büyük bir delik çıkınca en yaşlıları yine uyarmış: – Yatın yere, buradan ayı çıkacak!.. Yere yatmışlar, ayıyı da çıkar çıkmaz vurmuşlar. Bütün avcılar, yaşlı avcının tecrübesiyle her şeyi bildiğine karar vermişler. Yaşlı avcı ne derse, yapıyorlarmış. Ava devam eden avcılar çok büyük bir delik görmüşler, yaşlı avcı yine uyarmış: – Yatın yere!.. Herkes yatmış, avcılardan biri sormuş: – Buradan ne çıkacak usta? Yaşlı avcı biraz düşündükten sonra demiş ki: – Valla çocuklar, buradan ne çıkacağını ben de bilmiyorum!.. Ertesi sabah, bütün gazeteler: “TÜNEL ÇIKIŞINDA BEŞ AVCI TREN ALTINDA KALARAK FECİ ŞEKİLDE CAN VERDİ” diye yazıyormuş. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.