Tabip Odası’nda izin krizi

Çanakkale Tabip Odası, ülke genelinde tabipler tarafından yapılan açıklamalar ve gözaltına alınan hekimlerin ardından dün basın açıklaması yapmak için bir araya geldi. Açıklamaya destek olmak için katılan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve CHP İl Yönetimi, açıklamanın açık alanda yapılması için gerekli izinlerin alınmadığı gerekçesiyle duruma karşı çıktı. Tartışmaların ardından uzlaşmaya varılarak, Çanakkale Tabip Odası’nda açıklama yapıldıktan sonra kapı önünde fotoğraf verildi.

Afrin Harekâtına ilişkin Türk Tabipler Birliği Yönetimi tarafından yapılan ‘Savaşa hayır barış hemen şimdi’ açıklamalarının ardından başlatılan soruşturmalarda dün sabah ulusal basında yer alan haberlere göre; Ankara merkezli 8 ilde başlatılan operasyon kapsamında 11 doktor için gözaltı kararı verildi.
Çanakkale Tabip Odası da dün bir basın açıklaması için bir araya geldi. Yapılacak olan basın açıklamasına; hekimler, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar ve Meclis Üyesi Bilge Şimşek, CHP Çanakkale İl Başkanı İsmet Güneşhan, Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık, Kadın Kolları Başkanı Sibel Erol; Eğitim Sen Şube Başkanı Filiz Savaş, Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı Türker Savaş da destek olmak adına katıldılar.

“OHAL KOŞULLARINI MEŞRULAŞTIRMAYALIM”
Açıklama için Tabip Odası’nda bir araya gelenler içeriye sığmayarak dışarıda bir kalabalık oluşturdu. Çanakkale Tabip Odası Başkanı Güleda Erensoy, destek veren kalabalığı yok saymamak adına açıklamayı dışarıda yapmak istedi. Ancak Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, her şekilde destek olacaklarını ancak izin olmadan dışarıda yapılan açıklamaya katılmayacaklarını söyledi.
Erensoy; “OHAL koşullarını olağanlaştırmamalıyız. İstanbul Tabip Odası’nın basın açıklamasında gördüğümüz gibi gayet önünde yaptılar. Burada bir sürü insan dışarıda bulunma kararlılığını gösteriyor. Ben dışarıda bulunma eylemini gördüm. O zaman buyrun huzurlu yaşamaya devam edelim. Milletvekilleri de birçok açıklamaya katıldılar. OHAL koşullarını meşrulaştırmayalım. Hukuk karşısında meşru olanı savunmak zorundayız.” şeklinde konuştu.

“BEN ÇANAKKALE HALKINI TEMSİL EDİYORUM”

Gökhan, verdiği cevapta şöyle dedi: “Bu ülkede insanlar özgürce düşüncelerini paylaşabilmeli. Doğruluğu insandan insana değişir. Biz böyle gördüğümüz için gelmişiz. Partimiz de ben de bunu böyle kabul ediyorum. Burası bir hukuk devleti… Sevsek de sevmesek de böyle. Ben bir Belediye Başkanı olarak Çanakkale halkının tamamını temsil ediyorum. Aynı zamanda hukuka uymak zorundayım. Dilekçe vermiş olsaydınız, en önde ben dururdum. Bunu da söylemiştim. İçeride memnuniyetle yapılabilir. Ben buraya tartışma amaçlı gelmedim. Ben sizin açıklamanızı dinlemeye geldim. Sizin yanınızdayım. Eylem herkesin hakkıdır. Ben korkmam. Ancak kanunlara saygılıyım.”

“EKMEK PARASI TEHDİDİ İLE KARŞILAŞMADAN YAŞAMAK”
Tabip Odası Başkanı Güleda Erensoy, oda yönetiminde bulunan diğer hekimlerin de fikirleri doğrultusunda alınan kararla açıklamasını paylaştı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Çanakkale Tabip Odası olarak ifade etmek isteriz ki, güneşli bir Çanakkale sabahı gibi huzurlu, güven içinde, düşüncelerimizi ifade ederken korkmadığımız, dışlanmadığımız, terörist ya da terörist sevici ilan edilmediğimiz, ekmek paramızın elimizden alınması tehdidi ile karşılaşmadığımız bir ülkede yaşamak istiyoruz. Görüyoruz ki herkesin belli bir biçimde düşünmeye ve davranmaya zorlandığı şu OHAL koşullarında, aykırı tek bir ses bile hınçla,
düşmanlıkla, acımasızlıkla boğulmaya çalışılıyor.”

“CUMHURBAŞKANININ SÖZÜ DAHA DEĞERLİ DEĞİLDİR”
“Seçilmiş bir kurul olan, Türkiye’deki tabip odalarının çatı yapısı Merkez Konseyi, şimdiye dek savunduğu iyi hekimlik değerleri ile uyumlu olarak bir açıklamada bulunmuştur. ‘Savaş bir toplum sağlığı sorunudur’ diyerek, Türkiye’nin de bulunduğu bölgede çatışmaların ve emperyalist ülkelerin planlarının sağlık açısından ne anlama geldiğini ifade etmeye çalışmıştır. Cumhurbaşkanının sözü, bir bakanın sözü, bir AKP il başkanının sözü herhangi bir sade vatandaşın sözünden daha değerli ve ifade edilmeye daha layık değildir. Sadece düşüncelerini ifade ettikleri için bir linç kampanyasına maruz bırakılan ve evlerinden, iş yerlerinden gözaltına alınan merkez konseyi üyelerimizin arkasındayız, onlar bizim onurumuzdur, onlara karşı yürütülen linç kampanyasını ve adalet sisteminin ayaklar altına alındığı gözaltı işlemini kınıyoruz ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz! Ülkenin iyiliğini sizin yolunuzdan görmedikleri için insanları hainlikle suçlayamazsınız.”
Açıklamanın ardından Çanakkale Tabip Odası önünde verilen fotoğrafla birlikte kalabalık dağıldı.
Yıldız Sağlam



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.