Hangi Millet?

“Yarım hoca, insanı dinden çıkarır” diye bir söz vardır. Vallahi, Diyanet adlı Devlet Kurumu, bu sözü tasdik edercesine çalışmalarını sürdürüyor. Cuma hutbeleri, bilindiği üzere, merkezden hazırlanıp gönderiliyor. Yani, Türkiye’de, Cuma hutbeleri, ülkenin her yerinde aynı. Diyanet kız çocukları ve diğer konularda verdiği fetvalarla, aldığı kararlar ile İslam’a hizmet yerine, zarar veriyor. Bilhassa son zamanlarda, İktidara yağ çekmek için siyasi hutbeler hazırlanıyor. Geçtiğimiz Cuma Hutbesinin konusu, hainlerin dışında, hepimizin yürekten desteklediği Afrin Operasyonuydu. Hoca efendi Hutbede, ısrarla “Bu Millet” deyip durdu. İslam ümmetinden bahsetti. Amma ve lakin bir kere bile Türk Milleti sözünü ağzına almadı. Yahu bu millet TÜRK MİLLETİDİR. Bunu söylemekten neden gocunursunuz? Yoksa sizin ırkınız, bir mensubiyetiniz yok mudur? Elhamdülillah, hepimiz Müslümanız ve Muhammed A.S ümmetiyiz. 40 yıl önce de, bunlar aynıydı. Önce Müslüman mısınız? Yoksa önce Türk müsünüz? Yani yumurta mı tavuktan çıkar, Tavuk mu yumurtadan? diye sorup dururlardı. Bre izansızlar. Müslüman kardeşlerimiz dediğimiz ülkeler, bizi bir kaşık suda boğmak için uğraşıp duruyorlar. Altımızı oyuyorlar. Bu nasıl ümmetçilik? Hep söyledik. Yine söylüyoruz. “Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur” her nedense, Türk lafını kullanmak, Diyanete ağır geliyor. Yoksa bir yerlerden talimat mı alıyorlar ya da, kendi başlarına şirin görünsünler diye yağ mı çekiyorlar? Utanmayın. Çekinmeyin. Bu Milletin adı TÜRK MİLLETİDİR deyin. Milleti camiden, cemaatten soğuttular. Günaha giriyorlar. Yazıklar olsun. Bütün dünya, bu necip milleti TÜRK olarak tanımlıyor. Hatta Türk deyince, akıllarını İslam geliyor. Sizler kalkıp, binlerce yıllık bir milleti inkâr etmeye çalışıyorsunuz.

BU MİLLET TÜRK MİLLETİDİR.

Ne yaparsanız yapın, ne kadar çırpınırsanız çırpının, TÜRK sözcüğünü yok edemezsiniz. Bakınız, iki üç yıl önce, yağ çekmeye çalıştığınız, iktidar mensupları da, Türk demekten imtina ediyorlardı. Şimdi, her konuşmalarında TÜRK MİLLETİ demekten geri kalmıyorlar. Tabi ki, bu durum memnuniyet verici. Sizler hala o yıllara takılı kalmışsınız. Bu güne gelin. Bakınız, Anayasamız, Türk tanımını nasıl yapmaktadır; “Türk Devletine, vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes, TÜRKTÜR”. Yahya kemal, yıllar önce,”Koca Mustafa Paşa adlı şiirinde ne güzel söylemiş;

Derler, insanda derin bir yaradır köksüzlük,

Budur, alemde, hudutsuz ve hazin öksüzlük.

Sızlatır, bazı saatler, dayanılmaz bir acı,

Kökü toprakta kalıp, kendi kesilmiş ağacı”.

 

Yine rahmetli, Nihal Atsız bey, Türk Ülküsü kitabının 111,sayfasında, kendisi ve Türk milleti için dinsiz diyenlere, şöyle cevap vermiştir.”Ey bu topraklar için, Allah, Allah diye can verenlerin soyundan gelenler. Ey dokuz asırdır, Allah uğrunda gaza eden nesiller. Körpe beyinleri, yeni, yeni uyanan yavrularınıza, bu kızıl düzen ve dolanlara, Tanrının ne yolda tahayyül ettirdiğini görüyorsunuz. Aldanmayın. Maksat Türk cemiyetinin temel dayanaklarından biri olan, ALLAH fikrini yıkamaktır. Allah(c.c) düşüncesi, yurt ve millet sevgisi, ahlak duygusu ve aile bağları yıkıldıktan sonra, geriye ne kalır? Her yabancı istilayı kabule hazır, hayvanlaşmış bir yığın.”

Burada Türklerin Allah sevgisi ve bağlılığı ne bir şekilde anlatılmıştır. Merak etmeyiniz. Türk olmakla, Müslümanlıktan çıkmış olmuyorsunuz. Türk Milliyetçilerinin şu sloganı size rehber olsun:

“Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman’ız.” Sağlıcakla kalınız.

 

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.