TOPRAKTAN TAM OLARAK NE ÖĞRENDİNİZ? 

Türk köylüsü

Topraktan öğrenip kitapsız bilendir,

Hoca Nasreddin gibi ağlayan

Bayburtlu Zihni gibi gülendir.

Ferhad’tır, Kerem’dir ve Keloğlan’dır.

Yol görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser.

kahpe felek ona eder oyunu.

Çarşambayı sel alır, bir yâr sever   el alır,

kanadı kırılır  çöllerde kalır,  ölmeden mezara koyarlar onu.

O, “Yunusu biçâredir,   baştan ayağa yâredir, “Ağu içer su yerine.

Fakat bir kere bir derd anlayan düşmesin önlerine

ve bir kere vakt erişip: “-Gayrık, yeter!..” demesinler.

Ve bir kerre dediler mi: “İsrafil surunu urur

mahlukat yerinden durur”,

toprağın nabzı başlar

onun nabızlarında atmağa

Ne kendi nefsini korur

ne düşmanı kayırır,

“Dağları yırtıp ayırır,

kayaları kesip yol eyler âbı-hayat akıtmağa…”

Demiş Ozan Nazım Türk köylüsü için..

Topraktan öğrenip kitapsız bilen nesiller başka bir hale dönüştü son 50 yılda…

Tarlasının üstünden, yanından, civarından, sınır ilçesinden köprü, köprü bacağı, köprü bağlantı yolu, köprünün direk lafı geçen köylünün kahvede oturuşu değişti…

Tarlasının üstüne, yanına, civarına, sınır ilçesinde termikçiler, madenciler, talancılar, yalancılar dolaşanın  bankadaki hesabı değişti.

Tarlasının üstüne, yanına, civarına, sınır ilçesine hobi bahçesi muamelesi yapan keşmekeşliğin yorgunu, büyük şehir toprağı çiğnemişleri görenlerin misafirperverlikleri kabardı.

Topraktan öğrenip, kitapsız bilenler son olarak dönümü kaç para ediyor cümlesini 72 dilde söyler hale geldi…

Geçinmek, yaşamak, büyümek, gelişmek ya hepsini bırakın bir kenara  ölmek için bile toprağa ihtiyacımız var, yakılmak istemiyorsanız eğer!

Tarımsal politikalar yanlış veya doğru! Tartışmanın bu noktasına gelmeden köyleri bir gezsek ya!   Bir önceki sene hangi ürün para ettiyse bütün köyün onu ekmesi hangi akla hizmet…  Hani sizin imece usulünüz…

Bir yerlerde birileri pirinç yemeyin, sağlığa zararlı bulgur yiyin diyor. Birileri kuraklık var, yağmur yok. Az su isteyen ürünler ekmeliyiz, çeltikten vazgeçmeliyiz, diyor. Birileri habire çeltik ekiyor. Bu ne perhiz, bu ne pirinç!

Altının içinde altın arayana dur demeyen zihniyet siz tam olarak hangi kitabı okudunuz, söyleyin de biz okumayalım!

Toprağa basmayı, ona dokunmayı bilsek, o bize doğru söyler. Toprakla savaşmayı bırakalım da onla barışmaya bakalım, ne kadar savaşırsak savaşalım, toprak bizi içine alacak!

Yine sizi gömecekleri toprakları başkalarına satmaktan da vazgeçin bence! Tamamen kişisel görüşüm!

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.