KOYMAYA YER YOK

Geçen mikrofonumuzu aldık düştük yollara… Sora sora gittik, düşüne düşüne geldik. Soru net: Çanakkale’nin sizce en büyük sorunu ne? Soru çok net! Sorun var diyorsan, sorunu söylemek istersen, şu dersin. Yoksa da yine söylemek istersen, yok her şey yolunda dersin.

Cevaplar: 

Ay ben utanırım! Neden? Sorunlardan mı, sorudan mı?

Ben bilmiyorum ki! Babamı arayım mı, İstanbul’da yaşıyor ama arada bir geliyor, bilir bence!

Sorun mu, ohoooo sabaha kadar konuşuruz! E buyur abi, dinleriz biz. Yok, ben mikrofona konuşamam! E napalım, akşam size mi gelelim!!!

Ben konuşursam ucu bir yerlere dokunur! Kime dokunacak be kardeş! Bu kadar dikkate alınıyorsun madem, git anlat şu sorunları da çözsünler bari!

Eşim hiç pas vermedi! Yani, bu cevap da eşim izin vermedi anlamında herhalde, ben de tam anlamadım.

Ne diyicem! Sorun varsa onları anlatacaksın. İstersen tabi. Sorun var da ben anlatamam.

En acısı da ne idi biliyor musunuz, Üniversite mezunu olup da şarküteri de çalışan bir genç kadının, “Babam çıraklık yaptığımı bilmiyor, görür falan!” demesi…

Neye sıkılsın bu can! Üniversite mezunlarının işsizliğine mi, başkalarının ayıplarını kendi ayıplarımız sanmamıza mı? Toplumsal travmamıza mı, özgüvensizliğimize mi?

Kitap, gazete, dergi okumamaktan kaynaklı yetersiz kelime dağarcığı yüzünden basit bir otopark sorununu bile sadece dört kelime ile anlatabiliyor olmayı mı? Çanakkale’nin sorunu nedir – Arabayı koyacak yer yok! – Yani? – Arabayı koymaya yer yok!

Ben de koymaya yer bulamıyorum!

Kocası, abisi kimi ise ondan icazet almadan konuşmayan kadını,

Derdini üç kelimeden sonra anlatamayanı,

Sorun var mı sorusuna ne gibi sorunlar diyeni,

Ben konuşurum da sen yayınlayabilir misin diyendeki özgüveni,

Ben utanırım diyendeki özgüvensizliği,

Koymaya yer bulamıyorum.

Ama çok da kızmıyorum. Bunların çoğu, toplu umutsuzluk sendromundan… Bunu da ben uydurdum, olmayabilir böyle bir sendrom.

Umutsuzluk var ama…

Gazeteci yazsa ne olur, yazmasa ne olur…

Yazarsan Mumcu olursun, ona da 25 yıl olmuş…

Yazmazsan bilmem kimci…

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.