NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?

Klişe cümledir bu söylem. Herhangi bir olumsuzluk ile karşılaştığımızda, apansız söyleriz. Eleştiri yapmak, muhalefet etmek ülkemizde sanat haline gelmiş. Hele, bizim görüşümüzde olmayan bir siyasinin yaptığı hatayı dile getirmek, en baş görevimiz olmuş. Yol bozuk. Vay Belediye… Zam gelmiş, Vay Hükümet… Trafik keşmekeş olmuş. Vay Emniyet… Yahu, hırsızın hiç mi suçu yok? Adam, trafik ışıklarını takmaz. Kaldırıma park eder. Canım yolu, asfaltı kazar, bozup bırakır. Balkondan caddeye su akıtır. Nerede bu Devlet? deriz. Devlet hangi birine yetişsin ki? Sizler medeniyet görmemişseniz, toplu yaşama kurallarını bilmiyorsanız, Devlet ne yapsın? Gün geçmiyor ki, Çanakkale’de bir motosikletin karışmadığı trafik kazası olmasın. Merkezde 25.000 motosiklet var. Bunları nasıl denetleyeceğiz? Polis mi yeter? Tek şart, herkesin adam gibi kurallara uymasıdır. Uymayanların da gerekli cezayı görmesidir. Ne yazık ki, Çanakkale’de, Motosiklet kullanıcıları trafik kurallarına uymuyor. Geçen gün yürürken, kendimizi bir tartışmanın ortasında bulduk. Araç sağa yanaşıp, içindeki hanımefendiyi indiriyor. Kadın tam kapıyı açacak iken, sağdan gelen bir motosiklet geçmeye çalışmaz mı? Tam, önümüzde oluyor. Motosikletli, hem suçlu, hem de güçlü. Kadına sataşıyor. Tabi ki, her zamanki gibi olaya müdahale ettik. Kavga çıkmasını engelledik. Motosiklet sürücüsüne de, “Hatalı sizsiniz. Aracı sollama değil de, sağlama yapıyorsunuz”, dedik. Ne dese beğenirsiniz? “Motosikletlere serbest değil mi?” Aynen böyle. Kırmızı ışıkta geçmek, yaya geçitlerini kullanmak, makas atmak, eksoz bağırtmak, motosikletlere serbestmiş. Her gün defalarca, motosiklet denetimleri yapılıyor. Ancak. Dediğimiz gibi sürücüler kafa yapılarını değiştirmedikçe, nafile.

GÜLMECE

Yaşlıca bir kadın, günah çıkarmak için kiliseye gitmiş ve başlamış anlatmaya: – Beni bağışlayın muhterem peder. Kitapta yazılı yedi büyük günahtan birini, kibir suçunu işledim. Günde iki defa uzun, uzun aynaya bakıyorum ve kendi kendime “Ben ne güzel bir kadınım!” diyorum… Kadının anlattıklarını sabırla dinleyen peder, aradaki kafes pencereyi açmış ve kadına alıcı gözüyle yakından iyice baktıktan sonra demiş ki: – Hanımefendi, size çok iyi bir haber vereyim; günahınız yok, yanlışınız var.**** Pencereden kafasını uzatan Temel, komşusu Cemal’e sormuş: – Ula uşağım, ineklerinin arasında sigara veya pipo içeni var mıdır? Cemal şaşırmış: – Ula öyle şey olur mu?
– Öyleyse ahırın yanıyor!.. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.