YAŞAM DERSİNDEN BEŞ ALSIN!

Cuma günü çocuklar karne aldı ve on beş gün süren bir tatil başladı. Aslında her birisi için bayram havası yaşanıyor bugün… Karanlıkta kalkıp okula gitmek yok, ödevler yok, bol  eğlence, oyun!

Bu sene de her sene okuduğunuz haberleri okuyacaksınız. Karnesi kötü olan çocuklara yüklenmeyin, iletişim kurun. Tatil boyunca karne yüzünden ceza vermeyin. Çocuğunuzu kimse ile kıyaslamayın. Bol kitap okumasını sağlayın. Dinlenmesi için ona zaman tanıyın vesaire!  Bunları birinin size söylemesine gerek var mı, olmamalı!

Benim çocuğum karne alacak olsaydı, ben ne yapardım!

Karne hediyesi almazdım, dört ay sonra bir karne daha alacak ve seneye bir karne daha…

Herhangi birinden( dedeleri büyük anneler, halalar, teyzeler, komşu amcalar falan) karne parası almasına müsaade etmezdim. Para için karne mi alınır!

On tane kitabı masasına koymazdım, zaten her gün okuması gereken bir şeyi,  neden ara tatil sorumluluğu haline getireyim. Okulun ilk gününde okumazsa ne cevap vereceğim?

Kötü geldiğini düşündüğüm ders notları üzerine  oturur bir daha düşünürdüm. O notlar bana verildi falan romantizmi değil bu, ama düşünürdüm!

İyi geldiğini düşündüğüm ders notları üzerine  oturur iki kere daha düşündürdüm. O notları o isteyerek mi aldı, zaten iyi mi gelecekti? (Beden, din hep beş ablası diyen tanıyorum, kaç olacaktı?)

Çocuğuma sarılırdım sarılırdım sarılırdım. Eğitim öğretim hayatı bir insanın başına ömründe bir kez geliyor. Kim dönebiliyor ilkokul sıralarına! Herkes dönmek ister! Bu günlerin tadını çıkarması gerektiğini söylerdim.

Hayatımda ilk defa matematik dersi karnemde bir geldiğinde ve herhangi bir belge ile eve gelemediğimde akşama kadar battaniyenin içinde ağladığım günü bana kimse geri veremedi. Üstelik ağlamam bir halta da yaramadı, hırs falan da yapmadım. Matematik dersim hayatım boyunca bir geldi!

Sadece kutlardım çocuğumu! Bir dönemi daha geride bıraktığı için! Biraz da üzülürdüm, özel sektörün cilvelerine, ekonomik güreşlere, kariyer yarışlarına ve insanlık sorgulamalarına  bir dönem daha yaklaştığı için!

Geçtiğimiz aylarda biri bana “Aman okumasa da olur insan olsun o yeter!” demişti. Umarım eğitim öğretim hayatı kısa da sürse çocuklarımızın insanlık dersinden hep beş alırlar. Bu da okumadan, sorgulamadan, görmeden, anlamadan mümkün mü, bilemedim.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.