Patatesin Kurtuluşu

Tarihte sanatçıların tablolarına ve ilginç hikayelere konu olan, bazı Avrupa ülkelerinde adeta kıtlığın mucizesi olan Patates, Cumpa’da 3 kilosu 5 TL’den satışa sunuldu. Neredeyse her türlü yemeğe ilave edilebilen bir sebze olan patatese ilgi yoğun oldu.

 Hemen hemen her türlü sulu yemeğin içerisine konulan ve adeta kurtarıcı konumunda olan karbonhidrad deposu patates bu hafta cuma pazarında 3 kilosu 5 TL’den alıcı buldu. Patatesi 1 kilo almak isteyenler ise 2.5 TL fiyat ödemek durumunda kaldı. Vatandaş fiyatlardan memnun olmazken pazar esnafı fiyatların normal olduğunu belirtti. Soğuk kış günlerinde özellikle her türlü yemekte kullanılan patatesin birbirinden ilginç öyküleri bulunuyor.

Tarihte ilk kez İnkalar tarafından yetiştirilen patatesin yaygınlaşıp, sofralara ulaşması uzun hikayelere dayanıyor. Dünya tarihinde patatesi şapkasına takanlar da var, savaş esirlerine layık görenlerde…

Tarihi araştırmalar, Amerika kıtasının güneyinde bulunan And Dağları’nın, patatesin anavatanı olduğunu gösteriyor. Amerika’nın keşfiyle Avrupa’ya açılan patates, ilk kez ayak bastığı bu topraklarda yeteri kadar ilgi görmüyor. Fransa Kralı patatesi yemek yerine şapkasına takarken, Almanlar sadece domuz yemi olarak kullanıyorlar. Bir dönem yalnızca savaş esirlerine yedirtilen patatesin talihi Fransız İhtilalı ile dönüyor.

Avrupa’da kıtlık döneminde Fransız subay ve kimyacı Antonie-Augustin Parmantier, patates üzerine geniş çaplı araştırmalar yapmaya başlıyor. Fransa Kralı’nın tahsis ettiği tarlalarda patates üretimi yapan Parmantier, patatesin zehirli ve cüzama neden olan bitki olmadığını kanıtlayınca, adeta halkı kıtlıktan kurtaran bir kahraman ilan ediliyor.

Bu yanlış algının yıkılmasıyla birlikte dünya üzerinde patates tüketimi ve sevisi giderek artış gösterdi. Van Gogh’un 1885 yılında yaptığı Patates Yiyenler tablosu, patatesin toplumdaki yerini gösterdi.

Tunahan Ünsal

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.