Üretim Bitti Rant Başladı

Mustafa Kemal Atatürk tarafından temelleri atılan ve yerli üretimin yapıtaşı olan Sümerbank, önce özelleşti sonra kapısına kilit vuruldu. Yerli üretimin gözler önünde günden güne gerileyişinin simgesi olan Çanakkale Sümerbank Fabrikası yıkıldı. Yıkıntının ardından Sümerbank işçileri fabrikayı ve o dönemi gazetemize anlattı. Dönemin işçileri, “O fabrika bize, Atatürk’ün mirasıydı” dediler ama o miras şimdi taş yığınına dönüştü. Geçmiş yıllarda varını yoğunu, kolundaki bileziği satıp da Trutaş’a ortak olan işçilerle aynı kaderi paylaşmış oldu. Üretim bitti rant başladı.

Bir devrin, yerli üretimin işleyen dinamosu Sümerbank. Sümerbank,  Mustafa Kemal Atatürk tarafından özel bütçenin temelini oluşturan katma bütçeli idare uygulamasının başladığı 1933 yılında kurulmuş ticari nitelikli mal üreten kuruluştur. Çanakkale Sümerbank fabrikası 1960 senesinde palamut fabrikası olarak açıldı. 3 yıl faaliyet veren fabrika 1963 yılında kapandı.

Daha sonra 1982’de Sümerbank, deri fabrikası olarak tekrar hizmete başladı. 1982’de devlet kuruna göre içinin sadece demir aksamı 2.8 Trilyona kuruldu. 2000 yılında hizmetleri ve faaliyetleri durdu. Fabrika 2004 yılında 2.4 Trilyona satıldı. Kuruluşunda sadece demir aksamına harcanan 2.8 Trilyonun yanında fabrikanın 2.4 Trilyona satılması döneminde oldukça tepki çekti. Çanakkale Sümerbank Fabrikası, 1982 senesinden kapanana kadar 220 işçi, 38 memura iş kapısı oldu. 58 dönüm üzerinde bulunan Sümerbank Fabrikası günümüz itibariyle yıkıldı.

Sümerbank fabrikasının eski işçilerine göre fabrika Ortadoğu’da üretim anlamında birinci fabrika idi. Toplamda 39 fabrika ve 370 mağazası bulunan Sümerbank geleneği önce özelleştirmelerle sonra kapılarına vurulan kilitle son buldu.

Çanakkale’de yaşayan ve eski Sümerbank fabrikası çalışanları, “O fabrika bize Atatürk’ten emanetti, 14 yıl özelleşmesin, yıkılmasın diye mücadele ettik. Şimdi biz de bittik, fabrikada bitti” dediler.

Yerli üretim, her dönemde hükümetlerce önce değersizleştirildi, sonrasında özelleştirildi. Özelleşen üretim alanları Sümerbank gibi çok geçmeden silindi, yitirildi. Sümerbank kapandı, saman dışarıdan ithal edildi. Üretim anlamında sıkıntı içerisinde olan ve ithalat ihracat dengelerinde yapı taşları oynayan memlekette Sümerbank işçileri o dönemi anlattı.

Çanakkale Sümerbank Fabrikası işçileri dönemi anlatırken, özlemlerini ve üretim anlamında nasıl gerilediğimizi de gazetemiz ile paylaştılar.

“SÜMERBANK ÇANAKKALE İÇİN VELİ-NİMETTİ”

Basri Şaşmaz, “Ben Sümerbank fabrikasında odacı olarak çalışıyordum. Şu andaki halini görünce çok üzülüyorum. O zaman fabrika dünya üzerinde üçüncü seviyedeydi. Çok iyi çalışıyordu. Fabrika hurda haline geldi, yıkıldı gitti. Yıkılmasaydı bir çok insan oradan daha ekmek yiyecekti. O fabrika Çanakkale için veli nimetti.”

“14 SENE ÖMRÜMÜZ KAPATILMASIN DİYE MÜCADELEYLE GEÇTİ”

Ali Sarı, “Sümerbank’ta ben yetkiliydim. 22 sene 4 ay çalıştım o fabrikada. Şükürler olsun iyi arkadaşlıklar edindik, iyi paralar kazandık. Ama 14 sene satılmaması için ömrümüz mücadele ile geçti. O günkü yöneticiler kitler kambur dediler. Benzettiler fabrikayı sattılar. Şimdi yeri baykuş yuvası oldu. Bugün rant için peşkeş çekiliyor. Oranın satışından ne kazandınız. Nerede o gelirler. Biz satılmasın diye sokaklarda 14 sene mücadele verdik. Satılan para devlete kırtasiye parası olmaz. O fabrika vatandaş hizmet diyerekten açıldı. Halka hizmet verildi orada.

Biz suni deri üzerine çalışıyorduk. Yaptığımız ürüne 10 yıl garanti veriyorduk. Devlet Malzeme Ofisi’ne branda yaptık 10 yıl garanti verdik. Türkiye batık halde. Türkiye battı. Çıkacağı ise malum oldu. 59 yaşındayım 59 yıl daha yaşayamam ben sizlere, gençlere üzülüyorum. Bu günkü Türkiye’de ne yapabilirsiniz. İstanbul’da boğaz var tutturmuşlar bir boğaz daha açacağız diye. Geçin bunları iş kurun istihdam sağlayın. Fabrika kapandığında o günkü hükümet yetkilileri dönemin fabrika müdürünü sürgüne yolladılar. Yerli üretimin hali içler açısı hale geldi.”

“FABRİKA ZARAR ETMİYORDU”

Baki Şenol, “Atatürk tarafından kurulan Sümerbank zinciri 39 fabrikadan oluşur. Rahmetli Turgut Özal tarafından bu fabrikaların zarar edildiği düşünüldü. Özelleştirme yoluna gidildi. Zarar eden fabrikalar vardı doğru ama zarar etmeyenlerde çalıştırılmadı. Devlet bu yükün altından kurtulalım diye fabrikayı özelleştirdiler. Çanakkale’deki fabrika zarar etmiyordu. Ben 79 senesinde orda işe başladım, santral görevlisiydim. Ben Almanya, İngiltere, Yugoslavya’yı aradım. Bu fabrikanın montajında bütün mühendisleri ile muhataptım. O fabrika günün son şartlarında kuruldu, son teknolojiydi. Bizim fabrikanın 60 çeşit en az üretilen mamul vardı. En iyi kaliteydi. Dışarıya mamul ihraç ediyorduk.

Kurt yavrusunu yiyeceği zaman kuzuya benzetirmiş. Bunlar o fabrikaları satacaklardı, özelleştireceklerdi. Ama özelleştirilirken çalıştıracak birilerine devir edilseydi. Bizlerin çocukları orada çalışsaydılar. O fabrika, geliştirilerek ve yenilenerek şu anda bile herkesin çalışabileceği bir fabrika olurdu. Hükümet bilhassa bu fabrikaları saf dışı bırakmak istedi. Bu fabrikalar birilerine peşkeş çekildi. Bu fabrika kesinlikle ama kesinlikle zarar eden bir fabrika değildi. Hiç değilse Atatürk’ün hatırası yaşatılması gerekiyordu.”

“FAKİR FUKARA, BİR ZAMANLAR SÜMERBANK’TAN GİYİNİRDİ”

 

Yaşar Soylu, “Çalışırken, satışa konulduğunda çok mücadele ettik. En son üretimi durdurdular. Sonunda fabrikayı zorla battı gösterdiler. Süper bir fabrikaydı. Çanakkale’ye katkısı olduğu gibi muazzam bir geliri vardı. Şimdi yıkılması konusunda yapacak bir şey yok. Karar yukarılardan geliyor. Deveden büyük fil var. Baskı yukarıdan gelince fabrika yıkılıyor. Ben 10 yıl kaynakçılık yaptım. 9 yıl büroda yazıcı oldum. Sümerbank Atatürk geleneğidir. Fakir fukara bir zamanlar Sümerbank’tan giyinirdi. Bütün iş yerleri Sümerbank’tan alışveriş yaparlardı. Bir tarih şu anda yıkılıyor.”

“DÖNEMİNDE İHALE YAPILDI SONRASINDA İHALE İPTAL EDİLDİ”

Süleyman Büyükgaga, “Ben burada 10 yıl çalıştım. 67 senesinden 77 senesine kadar. Askere gittim geldim fabrika gitmişti. 2005 veya 2006 senesinde arazi ihaleye çıkıyor. Vatandaşın birisi bu ihaleyi alıyor. Adam tam burada işe başlayacakken, biz burayı  ucuz verdik deyip tekrardan ihale yapalım diyorlar. Adamın sözleşmesini fesih ediyorlar. Adamda öfke ile Almanya’ya gidiyor. Almanya’ya fabrika kurmayı hedefliyor. Dönemin Belediye Başkanı’na projeyi sunuyor. Bin kişiyi istihdam edeceğim diyor. Açılacak fabrikada NATO askerlerine yanmaz kumaştan üniforma üreteceğim diyor. 1 Mark karşılığında fabrika açılıyor. Bin kişiye istihdam sağlanıyor. Üzerine bir fabrika daha açılıyor. Bin kişi daha istihdam ediliyor sadece 1 Mark’a. Sonuç 2 Mark’a 2 bin kişi istihdam ediliyor. Daha önce Hürriyet gazetesi bunu yazdı. Bu haber yayınlandı.”

Tunahan Ünsal – Yıldız Sağlam



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.