Süt artık izinle satılıyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yaptığı yeni düzenlemeyle birlikte 1 Ocak’tan itibaren süt satışları belli izinlere tabii tutuluyor. TAR-KOOP Başkanı Mehmet Özkurnaz; bu kararın halk sağlığı için olumlu olduğunu ifade ederek yorumlarını paylaştı.

Çiğ süt satmak isteyenler 2018’de, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan izin alarak satış yapacak. Bir süredir gündemde yer alan, “Çiğ Sütün Arzına Dair Tebliğ” 1 Ocak’tan itibaren uygulamaya girdi. Tebliğ, çiğ sütün bakkal ve market gibi yerel perakendeciler tarafından son tüketiciye arzına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.

Yeni sisteme göre; çiğ süt satmak isteyen işletmeler bakanlıktan izin alacak. Çiğ sütü, son tüketiciye sadece “Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası”na sahip, bruselloz ve sığır tüberkülozundan ari süt üreten hayvancılık işletmeleri arz edebiliyor.
Süt üreten hayvancılık işletmesi merkez kabul edilerek 200 kilometrelik yarıçap içinde yer alan, sabit bir yerde konuşlandırılmış otomatik satış makineleri veya bakkal ve market gibi yerel perakendecilerde çiğ süt son tüketiciye ulaşıyor. Hayvancılık işletmesinde hazır ambalajlı hale getirilmiş çiğ süt ise 500 kilometrelik yarıçap içinde son tüketiciye sunulabiliyor. Çiğ sütün son tüketiciye arzı, sağımdan itibaren 24 saat içinde gerçekleştiriliyor. Sütün son tüketim tarihi ise ilk sağımdan itibaren 48 saati geçmiyor.
Çiğ süt, son tüketiciye hazır ambalajlı, perakende işletme tarafından sağlanan tek kullanımlık malzeme veya tüketici tarafından sağlanan kaba konularak satılabiliyor.

Çanakkale TAR-KOOP Başkanı Mehmet Özkurnaz, yeni düzenlemenin  yerinde olduğunu ifade ederek konuyu şöyle yorumladı: “Yeni yapılan açıklamalarla hastalıktan ari süt satış uygulaması doğrudur. Sokak sütüne alternatif sütler içinde satılan sütler, tamamen hastalıklardan arındırılmış ve soğutma tankı içerisinde sütler iş yerlerine iletilirse tabii iyi olur. Yeni uygulamayla sütmatikler, belli ve sabit yerlerde olacak. Elektrikli bir soğutma sisteminin içerisinde muhafaza edilecek. İlgi duyan vatandaş, gidip sütmatikten de sütünü alabilecek. Yani genel olarak hastalıktan ari çiğ sütün satışı devam edecek.”

“İNSAN SAĞLIĞI İÇİN BU TUTUM ÖNEMLİ”

“Günümüzde özellikle büyük şehirlerde sokak sütçülüğü ciddi bir sektör halindedir.” diyen Özkurnaz, şöyle devam etti: “Evlerine çiğ süt alan vatandaşlarda sütün kalitesi, su katılıp katılmadığı, hastalıklı hayvandan mı alındığı hakkında tereddütler oluşuyordu. Bu tereddütlerin asgariye indirmek için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hastalıktan ari belgesi, il ve ilçe müdürlüklerinden alınacak.  Bu şekilde daha kaliteli ve sağlıklı süte ulaşılabileceğini düşünüyoruz. 200 km sınırlandırması da doğru bir karar. Çünkü süt ineğin memesinden çıktıktan sonra 2 saat içinde onun soğutulması gerekir. Yani soğuk zincire katılması lazım. 2 saati geçtiği anda bakteri üremeye başlar. Bunu engellemek için devreye soğuk  hava tankları girer. Kararın çok doğru olduğunu düşünüyoruz. Süt korunmadığında ve bakteri ürediğinde sağlıktan çok hastalığa sebebiyet verecektir. İnsan sağlığı için bu tutum önemli. Bu şöyle yanlış da anlaşılıyor ama herhangi bir işletmede ya da köylerde süt satışları devam ediyor. Sıcak süt satışı zaten artık yapılmıyor. Çanakkale sütte ciddi üretim yapan yerlerden biri. Köylerde bile soğutma tankları var. Sağılan sütler 1 saati bulmadan depoya giriyor. Kooperatiflerin bu depolarında +4 dereceye kadar soğutma yapıldığında zaten bakteri üremesi durur. Sözleşmeli firmalar da sütleri buralardan aldığı için sorun ihtimali en aza indirilir.”

Yıldız Sağlam 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.