YA SONRA!

Dün emniyet ekipleri kentin sokaklarda rutin bir asayiş uygulaması gerçekleştirdi. Çocuk ve gençlerin korunmasına yönelik denetim uygulaması adı verilen denetimde özellikle okul çağındaki çocukların girebileceği internet kafeler, halka açık yerler dolaşıldı, kontrol edildi.

Buraya kadar devletin çocuk ve gençleri korumaya yönelik politikası eksiksiz ilerledi. Ya sonra!

Kolluk kuvvetleri hiç birimizin çocuğunun başında bekçi gibi bekleyemez. Başımıza gelen her türlü kaza, bela, sorun, sıkıntıdan emniyet, jandarma, devlet sorumlu olamaz. Devlet tabii ki de bütün vatandaşları koruyup, kollayacak mekanizmayı sağlıklı bir şekilde ilerletmekle yükümlü yine bizler tarafından oluşturulmuş bir organdır ancak çocuklarımızı sokağa saldıktan sonra mevla bile kayırmıyor.

Özelikle Çanakkale gibi küçük illerde çocuk ve gençlerimizi yönlendireceğimiz onlarca ücretsiz sosyal etkinlik varken eline iki lira tutuşturup çocuğu internet kafeye gönderiyorsak, ya da nerelerde vakit geçirdiğini, okuldan çıktıktan sonra ne yaptığını kontrol etmiyorsak bunda devletin ne gibi bir suçu olabilir. Çocuğumuzu kötü alışkanlıklardan korumak, onu takip etmek, onu  doğru etkinliğe yönlendirmek için Oxford mezunu olmamıza gerek yok. Biraz sorumluluk, biraz bilinç yeter. Hatta Türkiye’de yaşıyoruz buna bile gerek yok. Ortalık sapık kaynıyor! Çocuklarımızı hangi akla hizmet kontrolsüzce sokaklara salıyoruz. (Rica edeceğim, bu cümleden, n’apalım salatalık gibi evde mi yetiştirelim çocuğu demeyin.)

Ziraat Mühendisleri Odası Şube  Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş dün yaptığı bir açıklamada tarımsal açıdan içler acısı bir yıl geçirdik dedi.   Ben de diyorum ki sadece tarımsal açıdan mı?  Ben burada çocuklarımızı sokaklarda elini kolunu sallaya sallaya dolaşan sapıklardan çocuklarımızı sadece polisler koruyamaz, biz ebeveynler esas koruyucular olmalıyız diyorum ama babaları tarafından öldürülen çocukları düşündüğümüz de içler acısı yıllar geçirmiyor muyuz? Çocuklarımız da topraklarımız gibi geleceğimizin esaslarını oluşturmuyor mu?

Bu serinin ikinci filminde polisler ev ev gezip, bütün babaları çocuğunuzu öldürmeyi düşünüyor musunuz diye mi soracak? Artık sıklıkla ana akım medyada yer bulan baba cinayetlerinin nedeni ne? Vahşi erkekler öldürecek kadın bulamadığında çocuklara mı sarıyor artık? Bu sorunu kim çözecek?



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.