DİLİMDEKİ TÜYE BAŞKAN OLDUM!

 

Bir batıl inanışa göre yeni yıla nasıl girerseniz, öyle geçer öyle de çıkarsınız. Biz kent olarak yeni yıla başkanlarla girdik, başkanlarla geçirecek, başkanlarla çıkacağız. İl, İlçe Başkanı, Kadın Kolları Başkanı,  Kent Konseyi Meclis Başkanı, Oda Başkanı derken onlarca başkan seçtik. Kimileri zaten onlarca yıldır başkandı, yine seçtik. Kimileri göreve yeni geldi.

Ellerini önünde bağlayıp ne olacak diye beklemeyen, elini taşın altına koyan herkesi takdir ediyorum, saygım sonsuz. Ancak benim derdim, bu kadar küçük bir ilde bu kadar çok başkanla bu sene ne kadar yol alacağız, o!

Bu ülkede seksen bir vilayet var, her birinde bir dünya kurum, sivil toplum kuruluşu, parti ve dernek var. Her birinde başkan, başkan yardımcısı, yönetim kurulu üyeleri var. Bu kadar çok toplum liderinin olduğu bir yerde neden ilerleyemiyoruz sorusunun cevabını hangi başkana soracağım ben! Sözüm başkan seçilenlere değil, seçenlere de değil, zaten sorumu soracak ve cevap alacak bir başkan da yok sanıyorum.Öyle ortaya soruyorum ben!

Sadece Çanakkale’de çözülmeyi bekleyen o kadar çok sorun var ki. Dilimdeki tüye başkan seçeceğim, o noktadayım. Otopark, trafik, çarpık kentleşme (havaalanına gitmem hastaneye gitmemden çok çok daha kolay -bu bir İstanbulluya çok şaşırtıcı geliyor- evime uçak çağırsam ambulanstan önce gelir), hava kirliliği, doğa talanı, istihdam noksanlığı, nüfusun giderek yaşlanması, göçten mütevellit yerel kültürün kaybolması gibi gibi.. Bu kadar  Başkan bu sorunların birini çözebilir mi? Çözemeyebilir, olabilir! Çözüm önerisi getirir mi? Görüş almak üzere odasının kapısını çaldığımda ‘O işe biz bakmıyoruz ama kentin sorunudur çözüm önerisi üretelim!’ diyebilir mi? Kendilerine bağlı vatandaşların sorunlarını ne derece çözecekler, nasıl çözecekler? Bu sene değişik neler olacak?

Bir başkan bana; ‘4 ayda bir bilgilendirme toplantısı yapacağım’ dedi. Bu da bir şey! Başkan adaylarından olan ama seçilemeyen biri “meslek sorunlarına eğileceğiz” dediğinde küçük bir umut kıpırtısı olmuştu içimde, o da seçilmedi. Bir  başkana bir gün telefon ederek bir soru sordum, böyle konular telefonda görüşülmez diyerek beni yanına çağırdı (Muhabirlik öğretti sağ olsun), gittim. “Bu konuda benim görüş vermem doğru olmaz” dedi. (Ben ona nezaket öğretmedim, bana ne bulsun bir başkan öğretsin ona da…) Bir başkana da bir gün başka nelerle uğraştığını sordum, başka yerlerin de başkanı olduğunu söyledi.

Benim sorunum gelişmek, yenilenmek, Çanakkale’yi daha mutlu insanlarla doldurmak, sorunları çözmek falan. Bunun bir başkanı varsa, sorumu ona soruyorum. Biz ne zaman daha mutlu olacağız başkan?



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.