LÜTFEN ÇOOOK ACİL!!

Sosyal Medyayı kullanan bazı arkadaşlarımız, olur olmaz şeyler paylaşıyorlar. “Çook acil. Lütfen paylaşın” Bayrak zinciri oluşturuyoruz. Hep, uydur kaydır şeyler. Efendim, bu mesajı 25 kişiye gönderirseniz dileğiniz olacak. Bu millet bu kadar saf mı? Bu hurafelere, bu yalan dolan işlere nasıl inanırlar? Bir çoğu da kelli felli ağabeyler. Tahsil terbiye görmüş insanlar. “Dikkat. Filandan gelen mesajları açmayın. Virus var”, “Aman. Dikkatli olun başımıza taş düşecek.” Bir de oyun gönderenler var. Allah’tan artık eskisi gibi oyun filan gönderenler azaldı. “Yok tarla ekiyorum. Küreğim yok. İneğim aç kaldı, yonca gönder.” Bu nedir ya? Zevzekliğin dik alası… Kaç kere duyurduk. dedik ki, “Allahın’ı seven bize böyle şeyler göndermesin.” Bir de gruplar var. Üç yüz, beş yüz gruba üye olmuşuz. Vallahi haberimiz yok. Ayrıca etiketlenme var. Paylaştıklarını bizim ismimizi de ilave ediyorlar. Yapmayın, Allah aşkına… Son zamanlarda da bir WhatsApp’ta grup kurma modası başladı. Kandil grubu. Bilmem ne grubu. Hiçbir şeyden haberimiz yok. Bir deyim vardır. “Görmemişin oğlu olmuş, tutmuş pipisini koparmış. Bunların ki böyle işte…

NEREDESİN SEN?
Dedik ya. Pipisini koparıyoruz. İşte bir örnek daha. Her ne hikmet ise namaza gelenlerin %90’ı cep telefonlarını kapatmıyor. Tam namazın ortasında bir çifte telli. Oh. Suyundan da koy. Yahu cenabet adamlar. Kendi namazınızı fesada verdiğiniz gibi milletinkini de veriyorsunuz! Cuma namazındayız. Önümüzde 75 yaşlarında bir amca var. Tam namazın ortasında telefonu çalmaya başladı. Ne çalıyor biliyor musunuz? “Tatlı dillim, güler yüzlüm, neredesin sen.” Amca amca. Tatlı dilli, güler yüzlünü, bu yaşa kadar bulamamışsın, bundan sonra zor bulursun. Müziği sonuna kadar dinledik. Selam verildi. Zannettik ki, amca telefonu kapatacak ya da sesini kısacak. Nerede? Hiç oralı olmadı. Bekliyoruz. Bir daha çalsın diye. Allah’tan çalmadı. Yoksa ne namaz kalacaktı, ne de niyaz. Yarım saat şu telefonunuz kapatsanıza. Karadeniz’deki gemileriniz su mu alacak? Ya da koskoca Holdinginiz mi batacak? Eskiden telefon mu vardı? O zaman ne mok yiyordunuz. Tövbe estağfurullah.

FIKRA
Köyün birinde, gönüllü olarak imamlık yapan Oflu hocamız, bizim gibi camide cep telefonlarını açık bırakanlara çok kızıyormuş. Bir gün vaaz-ı nasihat ederken, demiş ki,”Ey cemaat. Bundan böyle namazda cep telefonu çalan cemaatin, o telefonlarını (affedersiniz), mıçlarına sokacağım.” O saatten sonra kimsenin telefonu çalmamış. Herkes telefonunu ya da sesini kapatıyormuş. Sonra, hoca efendi camiye gelmemeye başlamış. Sonuçta gönüllü yapıyor. Devlet memuru değil. Sormuşlar, “Hocam. Neden camiye gelip namaz kıldırmıyorsunuz?” Oflu hoca taşı gediğine koymuş. “Allah’tan korkmayıp da mıç korkusundan telefonlarını kapatanlara imamlık etmem” deyivermiş. Sürçü lisan etti isek affola. Bizimkisi fıkra. Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.