Bayar “Kantincilik bizim işimiz”

Devlet Hastanesi kantin ihalesini alan Kale Bayar İnşaat’ın sahibi Mustafa Bayar, ihale hakkındaki iddialara yanıt vererek merak edilenleri gazetemize anlattı. Günlük kira bedeli 4727 TL olan kantinin 15 gün içinde faaliyete geçerek yeni ve bakımlı haliyle hizmete başlaması bekleniyor.

Devlet Hastanesi’nin yeni yerine geçmesinin ardından önce kantinin ihaleye açılması gündemde yer almıştı. Ardından 18 kişinin yer aldığı ilk ihale iptal edildi ve ikinci ihale 3 kişi ile yapıldı. Kantin ihalesini alan ise Kale Bayar İnşaat’ın sahibi Mustafa Bayar oldu. Bayar, gündemi meşgul eden kantin ile ilgili yaptığı açıklamalarda merak edilenleri gazetemize anlattı.
Bayar, inşaat sektöründeki deneyiminden daha eski gıda işletme deneyimi olduğunu vurgulayarak “Çanakkale, beklesin ve görsün.” dedi. Ayrıca hakkındaki iddialara yanıt veren Bayar, Çanakkaleli girişimcilere de seslenerek, “Neden meydanı boş bıraktınız?” diye sordu. “İlk ihale, teknik hatalar ve mevzuattan dolayı iptal edildi. İlk ihaleden geç haberim olmuştu.” diye sözlerine başlayan Bayar, fahiş fiyatlarla karşılaşılmayacağının garantisini vererek şöyle konuştu: “Evrak eksikliği nedeniyle diskalifiye olmuştum. İkincisinde her şeyimle gidip bileğimin hakkıyla aldım. Beni tanımayanlara burada da cevap verebileceğimi ve beni tanımaları için bir fırsat olacağına inanıyorum. Kesinlikle üniversite ve benzeri kurumları da dikkate alarak, onların üzerinde bir satış yapmayacağıma ve halkı gözeteceğimi söylemek istiyorum. Çanakkale’deki bu tür alanlar ile eş değer fiyat sergileneceğini ve fırsatçı olmayacağımı belirtmek isterim.”

“FAST FOOD ALEMİNİ İNŞAATTAN İYİ BİLİRİM”
Bayar, inşaat geçmişinin yanı sıra gıda ile geçmişinde ilgilendiğini ifade ederek; “Özellikle hiç inşaatı bilmeyen bir sülaleden gelip bu başarıyı sağlamış bir insanım. Tıflı Camii’nde görev yaparken otogarda 26 ay döner dükkanı işlettim. Çay ve fast food alemini inşaattan iyi bilip olaya yabancı olmadığımı belirtmek isterim. Kaldı ki ben zeki bir insanım, Allah bana bunu vermiş. Hastaneye gelen bütün hasta ve refakatçılarımızı göz önünde bulunduracağımızı söylüyorum. Biraz sabredin, Mustafa Bayar’ın ne kadar Çanakkale sevdalısı olup hizmeti öngördüğünü, parayı her zaman ikinci planda bıraktığımı göreceksiniz. Hatta inşaatta bile komik kar rakamlarıyla başlayıp, tempolu çalışma ile bugünlere geldim.” dedi.

Bu tür kamu alanlarını imkanı iyi olan insanların yönetmesinin halkın menfaatine olacağını düşündüğünü ifade eden Bayar,  şöyle konuştu: “Sözüm ona, sosyal medyada okuyorum ‘Garibanlara ekmek bırakılmayacak mı?’ gibi sitemler var. Bunun yersiz olduğunu çünkü imkan olmadan bu işlerin de kolay yapılamayacağını söylemek isterim.”

“NEREDE BENİM İŞLETMECİ KARDEŞLERİM?”
Gelen tepkileri de yanıtlayan Bayar, Çanakkalelilere “Niçin Çanakkale’den bu işi yapan arkadaşlarımız bu işe talip olmadı?” sorusunu yöneltti ve şöyle dedi: “Ben ihaleye girenler arasında bu işi en iyi benim yapabileceğime inandığım için oradaydım. İlk ihale 18 kişi iken ikincisinde 3 kişi kaldı. İlk ihalede 2 kişi Çanakkaleliydi. Nerede benim işletmeci kardeşlerim? Niçin meydanı boş bırakıyorsunuz. Bu işi benden iyi yapabilecek bir insan talip olsaydı girmeyebilirdim. Ama bu tür alanların bana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Hizmet edeceğimden kimsenin şüphesi olması.”

“3 YILDA 582 BİN İÇİN LADES YAPTIM”
Bayar son olarak, ihale sürecine değinip dedikoduların önünü kesmek adına fazladan para verdiğini açıkladı: “İhaledeki bir süreçten bahsetmek isterim. İhale 1 milyon 507 bin TL ile açıldı. Söz konusu iki rakip de evrak eksiğinden dolayı diskalifiye oldu. 1 milyon 508 bin de yazabilirdim ama dedikoduların bol olduğu bir kaos ortamı olmaması adına Çanakkale Sağlık Müdürlüğü’nün de töhmet altında kalmaması için 1. ihaleden bin lira fazla yazın, 1.702.000 TL yazın dedim ve teşekkür ettim. Birinci ihaleden daha fazla para vererek; 194 bin TL bilerek fazla verdim. 3 yılda 582 bin, tabiri caizse lades yaptım. Çanakkale esnafı rahat olsun kantin emin ellerde. 3 yıllığına aldım. Yıllara dayanan bir hizmet öngörüyorum. Hizmet alanının içerisinde acil çay ve fastfood alanı, yönetim bölümündeki büfe, açık alanda da bir lokanta ve kantin yer alıyor.”

Yıldız Sağlam – Dilek Akşen



Bir Yorum

  1. bir akdemisyen

    ÜNİVERSİTEDE NELER OLUYOR?
    Üniversitede yapılan usulsüzlüklere fazla dayanamayan Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Mirza Tokpunar Rektör Yardımcılığı görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır. Şimdi İlahiyat Fakültesinde sadece prof. olarak çalışmaya devam etmektedir. Şimdi de Mirza Tokpunar FETÖ ile yeterince mücadele edemedi diye iftiralar atılarak zan altında bırakılmakta ama Rektör Yücel Acer’in etrafında FETÖ’cüler cirit atmaktadır. Mirza Tokpunar dinlenilse anlatacağı çok şey vardır, bildikleri çok şey vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.