Tarihi solumak isteyenler buraya

Seddülbahir’de Gezici Tır Müzesi bulunan tarihçi, yazar Ahmet Uslu; müzesinin minisini ofisine uyarlayarak, meraklıları ağırlıyor. Uslu’nun hedefi, butik müze haline gelen ofisini kültür merkezi olarak geliştirmek.
Seddülbahir’de bulunan Çanakkale 1915 Gezici Tır Müzesi sahibi Ahmet Uslu, birkaç yıldır merkezde bulunan ofisinde kendi deyimiyle ‘Tarihi koklamak isteyenleri’ ağırlıyor. Koleksiyoner, tarihçi ve yazar Uslu, Çanakkale Savaşı’ndan elinde bulundurduğu çok özel parçaların hikâyelerini ziyarete gelenlerle paylaşmayı ihmal etmiyor. Uslu’nun butik bir müzeye dönüşen ofisinde, Çanakkale Savaşı’yla alakalı eserler ağırlıklı olarak yer alıyor. Eski silahlar, yazılı belgeler, kurşunlar, madalyalar, kılıçlar, daktilo, kremit ve tuğlalar, savaş sırasında kullanılan çeşitli malzemeler bulunuyor. Malzemeler arasında dönemde kullanılan çataldan dürbüne dikkat çekici parçalar yer alıyor.
Ahmet Uslu, koleksiyonunda bulunan tuğlalara yenilerini de ekleyerek dünyadaki en büyük tuğla koleksiyonuna aday. Uslu’nun hedefi ise koleksiyonlarını sergilediği dükkanı bir kültür merkezi haline getirmek.

HEMŞİRE YÜZÜĞÜNÜN ASLI KOLEKSİYONDA
Okulu bittikten sonra koleksiyonerlik ile ilgilenmeye başlayan Uslu, eline geçen ilk eserin bir su matarası olduğundan bahsediyor. Uslu, mataranın üzerinde yer alan “Asakir-i Şahane” kelimelerinin asker kıyafetlerinde bulunan kemerlerde de yazdığını belirtiyor. Uslu, daha sonra mataranın devamını hurdacıdan teker teker alarak koleksiyonunu oluşturmaya başlıyor. Ardından serüveni köylere gidip eser toplayarak devam etti ve ilk müzesini 2005’te Seddülbahir’de kurdu. 2009’da kurduğu Gezici Tır Müzesi ile Anadolu’yu dolaşan ve 15 milyon kişiye ulaşan tarihçi, son yıllarda eline geçen eserlere dükkanında yer veriyor.
Koleksiyonerlik hikayesi böyle başlayan Uslu’nun koleksiyonunda göze çarpan parçalardan biri de Çanakkale’de hediyelik eşyacılarda bile rastlanan hemşire yüzüğünün esas örneği. Uslu, hikayeyi şu sözleriyle anlatıyor: “Her yerde Çanakkale yüzüğü olarak bilinen bu yüzüğün tek örneği budur. Sahteleri piyasada hediyelik olarak satılır. Yüzüğün bir tarafında Müdafa-i Milliye diğer tarafında Cihadiye 1931 yazar. Müdafa-i Milliye Cemiyeti o dönemde İstanbul’da, tüfek namlularının temizlerinden bu yüzükleri yaptırıyor. O zaman için çok kalitelidir. Bunları 5 Mayıs 1915’te satışa çıkarmıştır. Tanesi döneme göre iyi para olan 5 kuruştan satılmıştır. Bütün parayı da hemşirelere veriyorlar. Hemşireler de parayı rüşvet olarak gördükleri için kabul etmiyorlar.”

880 ÇEŞİT TUĞLA BULUNUYOR
1870’li yıllardan itibaren görülen tuğlaların Anadolu coğrafyasında bulunan birçok örneği elinde bulunduran Uslu, rekorlar kitabına girmeyi hedeflediklerini şöyle açıklıyor:  “Dünya Rekorlar Kitabı’na başvurduk, haber bekliyoruz. 880 çeşit tuğla bulunuyor. En büyük koleksiyonun bizde olduğunu düşünüyoruz. Tuğlalar, tüm Anadolu’dan toplanmış örneklerden oluşuyor. Sırpça, Osmanlıca, Rumca, Yahudice, İbranice, Ermenice her dilden yazılar üstünde bulunuyor.”

Yıldız Sağlam – Aslı Yıldız



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.