İmdat!

Zeki Müren rahmetli, ne güzel söylemiş; “Bu evi yapan usta. İnşallah olur hasta. Pencere bırakmamış. Nerden bakayım dosta.” Nur topu gibi, yeni Bir Şehir Hastanemiz oldu. Merdivenin olmamasını es geçelim. Yahu, hasta hasta oraya nasıl gideceğiz? Hangi akıl, hangi mantıkla, götürüp bu hastaneyi dağ başına yaptınız? Adam köyden geldi. Hatta Gelibolu’dan geldi. Nasıl varacak oraya? Halk otobüsü ile mi? Hele bir gidin bakalım nasıl olacak? Herkesin arabası mı var? Ya da taksi tutacak kadar hali vakti yerinde mi? Hastanenin, bu dağın başına yapılmasının altında yatan, nedir acaba? Kimse, bizim muhalefet yaptığımızı zannetmesin. Birebir yaşadıklarımız var. Cumartesi günü saat 16. 45’te Cumhuriyet Meydanı’nda, 25-30 yaşlarında bir delikanlı yere düştü. Biz de oradaki lokantada oturuyorduk. Kimse ilgilenmedi. Tabii ki bizler hemen müdahale ettik. Başta Sara hastası diye düşündük. Yanına gidince, Madde bağımlısı olduğunu ve aldığı uyuşturucudan dolayı kendini kaybettiğini anladık. Yere yatırıp elini yüzün yıkadık. Tabii ki aynı anda 112 acil servisi aradık. Düşünün. Eski Devlet Hastanesi 300 metre yakınımızda… Orada ambulans olsaydı, 3 dakika içinde hastanın yanındaydı. Ne yazık ki, anasının gözünden, taa Kepez’in dağlarından tam 18-20 dakikada geldi. Hastanın bir de Esenler’de olduğunu düşünün. Herhalde 30 dakikayı bulurdu. Hiç kimse; ambulansın, Çanakkale’nin her yerine, 5 ya da 10 dakikada ulaşabileceği martavalını atmasın. Gerçek ortada… Diyeceksiniz ki, hastane yapıldı. Yıkacak halimiz yok. Tabii ki yıkmayacaksınız. Bizim istediğimiz, eski Devlet hastanesinde, ambulans bulundurmanız ve Acil servis açmanız. Çok mu zor? Yahu, yaptığınız bu sağlık yatırımı vatandaşın hayrına değil mi? Öyle düşünerek yapmadınız mı? Allah razı olsun. Ama aksıyor işte. Niye inat ediyorsunuz? Kurun merkeze acili. Verin en az bir ambulans. Çözün problemi. Vatandaş, “İmdat” diye bağırıyor. Duyun vatandaşın sesini.

YENİ YIL GELDİ

Yeni yıl geldi hoş geldi. Kimi yeni yılı kutladı. Kimi Mekke’nin Fethini! Millet 61 milyonun hayali ile sabahladı. Ne ilginçtir ki, gerek Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamaları, gerekse camilerde okunan hutbelerde, piyangonun günah diye duyurulması vatandaşı etkilemedi. Tam aksine doping etkisi yaptı. Son yılların en büyük satışı yapıldı. Elde bilet kalmadı. Bu da gösteriyor ki, ekonomik durum bozuk. Millet umudunu piyangoya bağlamış. Yahu, günah filan deyip, vatandaşın üç kuruşluk hayalini, ümidini neden yok edersiniz? Milli piyangonun, haksız kazancın haram olduğu yeni mi anlaşıldı? Zaten millet bunu biliyor. Ekonomiyi bitirdiniz. Milleti sefaleti mahkûm ettiniz. Şimdi de umutlarını yok ediyorsunuz. Sizin gayeniz nedir? Allah aşkına. Neyse. Yeni bir yıla girdik. İnşallah, insanların mutlu huzurlu, barış içinde yaşayacakları bir yıl olur. Mutlu yıllar. Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.