TAŞERON İŞÇİ VE O UYGULAMA

“Taşeron işçiye müjde” diye sunuldu ilk çalışma. Ardından  “kimse mağdur olmayacak” denildi ve  Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile beklenen o uygulama açıklandı.

İlk tepki DİSK Genel Başkanı Kani Beko’dan geldi.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, taşerona kadro iddiasıyla çıkarılan KHK’nin taşeron işçilerin büyük bölümlünü düzenleme dışı bırakarak mağdur edeceğini bildirdi. Düzenlemenin OHAL’e dayanarak KHK ile yapılmasının tek adam yönetiminin bir örneği olduğunu belirten Beko, “Bu kararname yeni sorunlar, eşitsizlikler, adaletsizlikler ve haksızlıklar yaratacak niteliktedir” dedi.

DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kani Beko, düzenlemenin yıllardır kadro bekleyen 850 binden fazla taşeron işçiyi ve aileleriyle birlikte 4 milyon kişiyi ilgilendirdiğini dile getirdi.

Taşeron işçiye müjde’ denilerek sunulan düzenlemenin neleri içerdiğini anlamaya çalışırken ‘HK ile düzenleme Anayasa’ya aykırı”, ‘Tek adam yönetimi örneği’, ‘ayrımcılık yaratacak nitelikte’ gibi eleştiriler peş peşe geldi.

Konuyu yorumlamak, sendikacı gözüyle değerlendirmek ve sonuca ulaşmak benim harcım değil ancak taşeron işçilerde kapsama alınanları ve dışarıda bırakılanları yazabilirim.

Şöyle ki;

“TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlıklar, çeşitli Genel Müdürlükler, Komutanlıklar, Devlet Personel Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu gibi bazı idareler. YÖK, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri ile Devlet Su İşleri, Karayolları Genel Müdürlüğü, Türk Standartları Enstitüsü ve Devlet Tiyatroları gibi çeşitli özel bütçeli kuruluşlar. RTÜK, SPK gibi kurumlar. Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü. Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Kalkınma Ajansları, Kanunla Kurulan Fonlar ve Kefalet Sandıkları, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, Spor Genel Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlükleri, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığı, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları, Şeker Kurumu” . Buralarda çalışan taşeron işçiler kadroya alınacak.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ve bağlı ortaklıklarında, belediyeler, il özel idareleri ve bağlı kuruluşlarda çalışanların ise kadroya alınmayacak. Bu işçiler belediye şirketlerinde işe alınacak. Öte yandan kadroya alınacak taşeron işçileri sadece ‘personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılanlar’ olacak. Anahtar teslimi ihale yoluyla kamudan iş alan şirketlerde çalışanlar kadroya alınmayacak. İhalesinde personel gideri yüzde 70’in altında olan işçiler ile mal, yapım ve danışmanlık ihalelerinde çalıştırılan işçiler de kadroya alınmayacak” dedi.

Kadroya alınmayacak işçiler ise;

Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bazı özel bütçeli kuruluşlarda taşeron işçisi olarak çalışanlar işçiler, kadro hakkından mahrum oldu.   Personel gideri yüzde 70’in altında ise, ihale, ‘personel çalıştırılmasına dayalı ihale’ sayılmıyor. Bu yüzden yemekhane ve çağrı merkezi gibi personel giderinin yüzde 70’in altında düşebildiği birçok hizmet alım işinde çalıştırılan taşeron işçiler kadro kapsamı dışında kaldı. Mal, yapım işi ve danışmanlık ihalelerinde çalıştırılan işçiler.  Karayolları ile su ve kanalizasyon gibi anahtar teslim işlerde çalıştırılan işçiler.  KHK ile yerel yönetimlerde (İl özel idareleri ve belediyelerde) taşeron şirketlerde çalışan işçiler, yerel yönetimler kapsamındaki taşeron işçiler koşulları yerine getirebilirlerse belediye iktisadi teşekkülüne (şirketine) geçirilecek.

Özetle taşeronda son durum bu…

Bir de ayrıntıya bakalım…

Çerçeve sözleşmelerde uyuşmazlık ve grev prosedürü uygulanmayacağı için grev hakkı ortadan kaldırılmış olacak. Bu çerçeve sözleşme gerçek bir toplu sözleşme niteliği taşımayacak.

Mahkemelerden alınmış muvazaa kararı olan işçiler başta olmak üzere kadroya alınacak tüm işçiler, geçmiş döneme ilişkin bir fark ve alacak talebinde bulunamayacak; kadrolu işçilerin hak ve ücretlerini geçmişe dönük olarak talep edemeyecek.

Kadroya başvuranların kendi idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü (mülakat) ya da uygulamalı sınavı başarması gerekecek. Merkezi bir sınav olmayacak, her kurum ve kuruluş kendi sınavının usul ve esaslarını kendi belirleyecek ve kendi yapacak. Sadece sınavda başarılı olan işçiler kadroya alınacak. Ayrıca emekliliği hak etmiş olan işçiler de kadroya alınmayacak.

2018 yılı mesajlarını sayın büyüklerime bırakıyorum.

Saygılarımla





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.