Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ada halkı tek ses: Gökçeada’ma dokunma!

Türkiye’nin en büyük ve

Türkiye’nin en büyük ve tek organik adası Gökçeada’da maden arama faaliyetleri için ÇED sürecinin başlatılmasına başta ada halkı olmak üzere tepki yağıyor. Çanakkale’de bir otelde düzenlenen toplantıda maden çalışmalarına dur demek ve adanın bir daha maden tehlikesiyle karşı karşıya kalmaması için eylem planı hazırlandı.

Geçen hafta Gökçeada Yuvalı mevkiinde, Merih Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan altın ve gümüş madeni arama projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin başlatıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından kamuoyuna duyuruldu. ÇED sürecine tepkiler gün be gün arttı.

Dün sabah Parion Otel’de Avukat Uğur Yetimoğlu moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Gökçeada’nın halkından muhtarına, esnaf odalarından belediye başkanına kadar her kesimden temsilci ve Gökçeada Gönüllülerinin ile çevreciler katıldı. Toplantıda maden ÇED sürecine tepki gösterilirken, Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin ise “Türk ekonomisinin her geçen gün tarım ve hayvancılığa ne kadar hayati önemde ihtiyacının görüldüğü şu günlerde Gökçeada’da maden arama faaliyetine yol vermek tam anlamıyla çarpıklık aymazlık hatta ekonomik bir cinayettir.” dedi.

Belediye Başkanı Ünal Çetin önderliğinde Gökçeada’dan Çanakkale’ye doğru  yola çıkan adalılara İstanbul’dan katılan Gökçeada gönüllüleri de eşlik etti. İskeleden otele kadar yürüyerek gelen ve burada toplantı yapan adalılar, Başkan Çetin’in slayt sunumu ve konuşmaların ardından komisyonlar kurarak maden çalışmalarına nasıl dur diyeceklerinin eylem planını oluşturdular. Moderatör Yetimoğlu, eylem planı oluşturulmasının ardından “Bu mücadelenin amacı, sadece bu ÇED sürecini durdurmak değil. Bir daha söz konusu bile olmamasını sağlamaktır” dedi.

“ÇARPIKLIK, AYMAZLIK HATTA CİNAYETTİR”

Başkan Ünal Çetin, toplantıda şunları söyledi:

Gökçeada, Türkiye’nin en büyük adası olmasının yanı sıra tatlı su kaynakları dünya üzerinde kendisine yetebilen 4 adadan biri olma özelliğini taşır. Adamız, bakir doğasında göz alabildiğince uzanan kumsalları, pırıl pırıl denizi, yeşille maviyi birleştiren kendine has dokusuyla geçmişle bugünün birlikte yaşandığı harika bir doğa güzelliğidir.

2011 yılında almış olduğu Cittaslow (sakin şehir) unvanı ile dünyanın ilk ve tek sakin adası seçilmiştir. Turizmin, organik tarımın, serbest dolaşma sistemiyle yapılan hayvancılığın ve balıkçılığın bir arada yapılabildiği çok özel coğrafyalardan biridir.

Maden arama süreciyle ilgili gelişen bu son durum, bizleri derin bir hayal kırıklığı ve endişeye sevk etmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2017 yılı ’İkinci Altı Aylık Eylem Planı’ kapsamında, Gökçeada ve Bozcaada’nın ‘Organik Tarım Adası’ ilan edilmesi çalışmaları devam etmektedir.

Türk ekonomisinin her geçen gün tarım ve hayvancılığa ne kadar hayati önemde ihtiyacının görüldüğü şu günlerde Gökçeada’da maden arama faaliyetine yol vermek, tam anlamıyla çarpıklık, aymazlık, hatta ekonomik bir cinayettir.”

 “ÖNGÖRÜSÜZLÜKTÜR”

“Proje tanıtım dosyasındaki verilere göre adanın güney kesiminde, 44 noktada, toplam 1.100 metre sondaj gerçekleştirilecek. Toplam 229 bin TL’lik projenin arama aşamasında 423 ton kazı toprağı ortaya çıkacak. İşletme ruhsatı alındığında ise çok daha fazla toprağın kazılacağı tahmin edilebilmektedir.  Gökçeada’da tarım bölgelerine, deniz kıyısına, derelere, Su Altı Milli Parkı’na, Tuz Gölü’ne yakın olan altın madeni projesi 279 kilometrekare ile sınırlı bir yüzölçümü olan adanın ekolojik yapısı üzerinde yıkıcı bir etki yaratacaktır.

Bu nedenle biz tüm Gökçeada halkı olarak, Gökçeada’yı seven dostlarımız ve Gökçeada’yı korumaya gönül vermiş sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, adamızda her türlü maden faaliyetine karşı mücadele etmeye hazırız. Adamızı hep birlikte koruyacak ve madencilik faaliyetlerine asla izin vermeyeceğiz. Tüm yetkilileri bu konuda sağduyulu olmaya çağırıyor ve bu yanlıştan bir an önce dönmek için gerekenlerin yapılacağını umuyoruz. Adada söz konusu girişim için başvuran şirketi de çevre için bu geri dönülmez yola girmekten dönmeye davet ediyoruz. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gökçeada’yı ‘Organik Tarım Adası’ olarak ilan etmek üzereyken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın adada zehirli kimyasallarla altın ve gümüş aranmasına geçit vermesi tutarsızlık, plansızlık hatta telafisi imkansız akıl almaz ekonomik kayıplar doğuracak bir öngörüsüzlüktür.”

Başkan Çetin, “Adamızın sahip olduğu doğal güzellikler ve kaynaklar, altından çok daha değerlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

“UYGUN DEĞİLDİR YAZACAĞIZ”

MHP İl Başkanı Hakan Pınar’ın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden gelen evrakla ilgili iddialara da cevap veren Çetin, belediyenin görüşünün sorulduğunu belirterek, şöyle devam etti: “7 Aralık itibarıyla ÇED sürecinin başlamasıyla alakalı Gökçeada Belediyesi’nin görüşü istenmektedir. Ben de belediyede çalışan bütün arkadaşlarıma gerekli talimatı verdim. Biliyorsunuz, kurum görüşlerinde 30 gün esastır. Yasal süresi içerisinde cevap vermeniz gerekir. Biz, bütün gerekçeleriyle birlikte uygun olmayacağını belirtir bir yazı yazacağız ve gerekirse Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 7.12.2017 tarihli yazısı nasıl sosyal medya kanalıyla basına yansıtıldıysa Gökçeada Belediyesi’nin de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne cevabi yazısı, yine aynı şekilde sosyal medya üzerinden paylaşılacaktır.”

Avukat Yetimoğlu’nun moderatörlüğünde adalıların ve çevrecilerin söz almasıyla devam etti.

Eylem Gözeldere

Tüm Hakları Saklıdır. | Renowtech