Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

IĞDIRLI, HASAN ONBAŞI!

Bazı Cahil cühelalar, “Kudüs

Bazı Cahil cühelalar, “Kudüs bizi neden ilgilendiriyor?” deme bedbahtlığına düşüyor. Kudüs’ün, Müslümanların ilk Kıblesi, Peygamber Efendimizin(S.A.S) Miraç’a yükseldiği yer, Üç dinin Merkezi, Peygamberler şehri olduğunu bilmeyenler, elbette itiraz edecek. Kudüs’ü Başkent ilan etmenin ne anlama geldiğini de bunlar bilmezler. Bu talep kimden gelmiştir? Böyle bir değişikliğe gerek var mıdır? Bir karar verilecekse, orada yaşayan insanların ve de onların hükümetinin, bu kararı vermesi gerekmez mi? ABD denilen terörist devlet, Orta doğuyu, Filistin’i tekrar kana boyamak, masum insanların ölmesini sağlamak üzere, fişeği ateşlemiştir. ABD’nin başında bulunan bir Meczup, kendi iç politikasına yönelik bir karar almış, pişkin, pişkin, aldığı bu kararı, attığı imzayı dünya kamuoyuyla paylaşmıştır. Karşısına aldığı kitle 1,5 milyar Müslüman’dır. Hatta ABD içinde, İsrail halkı içinde de, bu kararı tasvip etmeyenler çoğunluktadır. Hıristiyanların lideri, Papa bile bu karar itiraz etmiştir. Tipik bir, “Bir deli, kuyuya taş attı. Kırk akıllı çıkaramıyor” vakasıdır. Yazımızın başında, Kudüs bizi niye ilgilendiriyor demiştik. Buyurunuz öyleyse. Niye ilgilendirdiğini görelim.

EVLAD-I FATİHAN

MHP Lideri Dr. Devlet BAHÇELİ’nin, Antalya’daki Belediye başkanları toplantısında anlattığı bir konu, Kudüs’ün bizim için ne kadar önemli olduğunu, net olarak ortaya çıkarmıştır. Sayın Bahçeliden dinliyoruz. “1972 yılında bir gazeteci, bazı siyasetçi ve işadamlarıyla birlikte, İsrail’e gider. Mescid-i Aksa’ya vardıklarında, doksan yaşlarında dimdik duran bir adam dikkatini çeker.Bu yaşlı adamın üzerinde, her yanı yamalı eskimiş bir asker üniforması vardır. Bu gazeteci, selam verip bu şahsın hatırını ve kim olduğunu sorar.Bu yaşlı, ama gönlü, görev ve vatan aşkı ilk günkü gibi heyecan dolu olan bu zat sorulan soruya şöyle cevap verir:“Ben Osmanlı ordusu, 20.Kolordu, 36.Tabur, 8.Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan.” Bu kahraman büyüğümüz şöyle devam eder: “Ben Iğdırlı Onbaşı Hasan’ım. Bizim bölük Cihan Harbi’nde Kanal Cephesi’nde İngiliz’e saldırdı. Canım ordu Kanal’da yenildi. Artık geri çekilmek elzem idi. Ecdat yadigârı topraklar bir, bir elden gidiyordu. İngiliz, sonra Kudüs’e dayandı, şehri işgal etti. Biz de Kudüs’te artçı bölük olarak bırakıldık.” Mütarekenin hitamında bölük komutanları İstanbul’a çağrılır. Mondrosla birlikte ordu terhis edilmiştir. Yüzbaşı geride kalan askerlerine, memleketlerine dönebileceklerini, ancak kendisini dinleyecek olurlarsa tek bir isteğinin olduğunu belirterek şunları söyler: “Kudüs bize, Sultan Selim Han Hazretlerinin yadigârıdır. Siz burada nöbeti sürdürün. Sonra halk Osmanlı da gitti, bundan sonra bizim halimiz nice olur demesin. Fahri kâinat Efendimizin ilk kıblesini Osmanlı da terk ederse, gâvura bayramdır.” Nitekim bölük Kudüs’e konuşlanır. Kahramanlar yıllar içinde bir, bir ebediyete irtihal ederler. Geride yalnızca Onbaşı Hasan kalır. Bu Hasan Onbaşı ki, söz konusu gazeteciye bir emanet tevdi eder ve şunları söyler: Anadolu’ya vardığında, yolun Tokat sancağına düşerse, Mescid-i Aksa’ya, beni nöbetçi bırakıp, burayı bana emanet eden, Kolağam Mustafa Kumandanıma git. Ellerinden benim için öp ve de ki: “Kudüs’ü bekleyen 11.Makineli Takım Komutanı, Iğdırlı Hasan o günden bu yana, bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Nöbetini terk etmedi, tekmili tamamdır, hayır dualarınızı beklemektedir.” Rahmet ve hayranlıkla andığımız bu kahraman Mehmed, Mescid-i Aksa’yı bekleyen son Osmanlı, 1982’de hayata gözlerini yummuştur. Nöbet ise manen ve gıyaben bizlerdedir. İşte Kudüs bizim için budur, işte Mescid-i Aksa’ya bakışımız aynısıyla böyledir.” Evet. Nöbet Yüce Türk Milletine devredilmiştir. Sağlıcakla kalınız.

Tüm Hakları Saklıdır. | Renowtech