Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sağlık sistemi hasta mı ediyor?

Sağlık, alınıp satılabilen bir

Sağlık, alınıp satılabilen bir mal mı? Hastanenin yolu, yeri, konumu, teknik özellikleri çokça konuşuldu. Her konuda olduğu gibi sistem yine yüzeysel konuların gerisinde kaldı. Vatandaş ise hastanenin binasından ziyade, konuşulması gereken konunun Sağlık Sistemi olduğunu vurguladı.

Kentte uzun süre gündemi meşgul eden konulardan birisi Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi idi. Yapılıp, yapılmayacağı, yeri, ulaşımı, işlevi, büyüklüğü her gün konuşuldu, yazıldı. Birçok sorun çözüldü, bazı sorunlar çözülmek için rafa kalktı. Hastanenin yaratmış olduğu teknik sorunlardan ziyade vatandaş konuşulması gereken konunun sağlık sistemi olduğunu belirtti. Kepez Belediye Başkanı Dr. Ömer Faruk Mutan’ın da dediği gibi Sağlık alınıp satılabilen bir mal değildir. Vatandaş hastanelerin oteller gibi hastaların müşteri gibi olmasından oldukça rahatsız olduğunu dile getirdi.

Hastanelerde doktor kapılarının önünde arbede oluştuğu, muayene olabilmek için vatandaşların birbirleri ile yarıştığı çokça görülen görüntülerden oldu. Hastalar, hem birbirleri ile muayene olabilmek için yarışmalarının nedenini çözemedi hem de doktorların neden günde 90 hastaya baktıklarını… Doktorlar ise sanıldığı gibi bir günde 90 hastaya bakmaktan memnun olmadıklarını dile getirdiler.

Çanakkale Tabip Odası Başkanı Güleda Erensoy, konu ile ilgili gazetemize bilgilendirmelerde bulundu. Erensoy, “Hastaneler pazar yerine döndü” dedi.

“HASTANELER PAZAR YERİNDEN FAKSIZ”

Erensoy, “İstatistiklere göre; günlük poliklinik sayısı Türkiye’de 1.000.000’u geçmektedir. Her gün 1 milyon insan hastanelere başvurmaktadır. Hastanelerdeki her bir poliklinikte muayene sayıları 50-100 arasında değişmektedir ve haliyle hastaneler pazar yerinden farksızdır. Gerçekten ilan edilmeyen bir hastalıklar salgını var da o yüzden mi her gün her polikliniğin önünde bu kadar insan yığılmış durumda beklemektedir?

Öncelikle bu hasta sayısının arka planı ve anlamı üzerinde durmamız gerekiyor ve sonrasında bu kadar hasta görmenin hasta-hekim ilişkisini ve hekimliği nasıl etkilediğini konuşmamız gerekiyor.

“AYAĞININ UCU UYUŞTU DİYE NÖROLOJİYE GİDEN VAR”

Öncelikle Türkiye’de gerçek bir hastalık salgını yok, bunun altını çizelim. Ancak ortada sağlık sektörü tarafından yaratılmış, devlet eliyle desteklenen ve sürekli kışkırtılan bir ‘hastalık’ algısı olduğu kesin. Moda nasıl tekstil endüstrisini büyütmüş ve devasa bir sektör haline getirmişse, sağlık da parayla alınır satılır bir şey haline dönüştürüldükten sonra bir sağlık sektörü de gelişmeye başladı. Sağlık sektörü, özel hastaneler, özel hastane zincirleri, hasta memnuniyeti kavramı, check up kampanyaları,medyada bitmez tükenmez hastalık tanıtımları ve televizyon doktorculuğu ile geliştikçe gelişti. Sağlık sektörü, insanları ‘hastalık’ arayan, ‘hastalık’ için zaman, emek ve para harcayan, hastalık kaygısı ve korkusu ile poliklinik dolaşan ve nerdeyse kendisine hastalıklardan hastalık beğenen bir insan tipolojisi yarattı. Bakın bir gece önce ayağının ucu uyuştuğu için nöroloji uzmanına başvuran insanlardan bahsediyorum. Bir gece önce başı ağrıdığı ama ağrı kesici içmediği halde ertesi gün kendini nöroloji polikliniklerinde bulan insanlardan bahsediyorum.

“ABARTILMIŞ, KIŞKIRTILMIŞ BİR SAĞLIK TALEBİ VAR”

Bu durumun adı insanların sağlık kurumlarına, hekimlere, sağlığa ulaşımını kolaylaştırmış olmak değildir. Bu, insanların bedenlerini tanımamaları, onunla uyum içinde olmamaları, temel sağlık bilgilerinden yoksun olmaları anlamına gelmektedir. Bombardıman halinde medyadaki hastalık ve sağlık tanımları üzerinden bedenleriyle ilişki kurmak zorunda kalan, bedenlerindeki en ufak değişikliği ‘hastalık’ üzerinden okuyup kaygı ve korku ile hastaneleri dolduran insanlar ve bu insanları yönlendiren bir sağlık-hastalık sektörünün varlığından bahsediyoruz. Abartılmış, kışkırtılmış bir sağlık talebi, ‘hastalık’ kaygısı şu an hastanelerdeki acil ve diğer polikliniklerdeki yoğunluğun, sayıları 90’ları bulan poliklinik sayılarının bir yönü” açıklamalarında bulundu.

Tunahan Ünsal

Tüm Hakları Saklıdır. | Renowtech