Öğretmensiz Okullar, Okulsuz Öğretmenler

Öğretmensiz Okullar, Okulsuz Öğretmenler

Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü… Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul ettiği gün… Başöğretmenimizin izinden gitmek isteyen öğretmenlerimizin atanamaması, her geçen yıl kanayan bir yaramız iken bugün hala pek çok okulumuzda öğretmen açığı var.

Çanakkale’de ise öyle bir okul var ki… Dönemin en iyi bölge okullarından biriyken, pırıl pırıl öğrenciler yetiştiren bu okul, bugünlerde küçükbaş hayvanlara mesken olmuş durumda… Ne öğrencisi var ne de öğretmeni. 2000’li yılların başında eğitim-öğretime son verilen Çanakkale Kirazlı Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, içerisinde kitaplarıyla ve kara tahtasıyla kaderine terk edilmiş durumda…

Başöğretmen Atatürk tarafından askeri birlik olarak kurulan, daha sonrasında her köşesinden bilim ve çağdaşlık fışkıran okulun şimdilerdeki içler acısı durumu dolayısıyla okulun mezunları hem üzgün hem kızgın… Hepsi başarılı bireyler olarak yetişen yatılı okulun mezunları ise sosyal medya üzerinden örgütlenirken, okullarının atıl durumda olmasına isyan ediyor.

Kirazlı yatılı bölge okulundan mezun olan bir isim Mehmet Günay… Mesleği öğretmenlik. Bir döneme damga vuran kentin en önemli okullarından birisi olan Gazi İlköğretim Okulu Müdürlüğü, Eğitim-Sen’in de kuruculuğu, bir dönem de başkanlığını yaptı. Kirazlı yatılı bölge okulu ile ilgili anılarını ve okullu yıllarını sorduğumuzda o yılları hatırlamış olacak ki çok duygulandı. Gözleri buğulandı ve anlatmaya başladı;

“Şimdi o yıllara dönmek mümkün değil. Keşke dönebilseydik. Doğa, arkadaşlık, akrabalık, köylü ilişkileri çok farklıydı. O bölge için bu okulun apayrı bir anlamı ve değeri vardır. Bölge için bu okul yaşam damarıydı, hayatıydı. Benim öğrenim gördüğüm yıllarda yaklaşık 400 öğrencisi vardı. Önceleri ilkokuldu. Biz okulu bitirdikten sonra sınavlara girip Ortaokulu Şereflikoçhisar’da tamamladık.  Ankara’ya gider orada orta okulu bitirirdik. 1974 de ek bina yapılarak kirazlıya da orta kısmı açıldı”

Okulun mezunlarından biri olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Muzaffer Kıray ise okullarındaki eğitim kalitesinden bahsederek, böyle bir okulda okumuş olmanın gururunu yaşadığını belirtti. Bir dönem okulun merkeze taşınan binasında eğitim gören, şimdilerde eğitim sisteminin Köy Enstitüleri Ruhuyla yeniden düzenlenmesi gerektiğine Prof. Dr. Osman Demircan da Kirazlı Bölge Okulu binasının atıl durumuna üzüldüğünü ifade ederek, kaçmış gibi terk edilmesine ayrıca üzüldüğünü söyledi. Gerekli incelemeyi yaptırdığını ve binaların hala oldukça sağlam olduğunu belirten Demircan, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu konuya acil olarak el atması ve sahip çıkması gerektiğini söyledi; “230 Dönüm arazi içindeki büyük binalar, en azından bir kuruma tahsis edilirse, yeniden ayağa kaldırılabilir.”

Her yıl bölge okullarını ziyaret ettiğini belirten Prof. Dr. Demircan, okulun son dönemdeki eğitim fakültesi mezunlarının yetersiz eğitimi nedeniyle öğrencilerle yeteri kadar ilgilenemediğini de vurguladı.

OKULUN YAPILIŞ HİKAYESİ

Lozan anlaşmasına göre; “Boğazların 40 kilometre yakınına askeri birlik konuşlandırılamaz.” denilmiştir. Kirazlı Yatalı Bölge Okulu da Çanakkale Boğazına tam 40 kilometre mesafededir. Büyük Önder Atatürk, dönemin İran Şahı Rıza Pehlevi’yi davet etmiş ve Kirazlı’da tatbikatı kahve içerek izlemişler. Bugün bu bölgede gelip gidenler aynı ağacın altında hala kahve içmektedir.

1936  yılında yapılan Montrö anlaşması sorası askeri birlik buradan kaldırılır. Araya 2. Dünya savaşı girer. Bu binalar sanatoryum olarak kullanılır. Bir süre sonra doktor yetersizliğinden sanatoryum  kapatılır ve öğretmen okuluna dönüştürülür. İki yıl eğitim sürdürülür, hizmet verir. Ardından dönemin Milli Eğitim Bakanı, Çan’dan Çanakkale’ye geçerken öğretmenlerin örgütlediği öğrenciler, okulun önünde, bakanın makam arabasının önünü keserek, “Bakana biz dağ başında eğitim görmek istemiyoruz” deyip okulun yerinin taşınmasını istemişlerdir. Bakan da devreye girerek talimat verip, okulu şuan Demircioğlu’nda bulunan Öğretmen Evi’nin otel bölümü olarak kullanılan taş binaya taşıtmıştır.

Bu binalar da köylerinde ilk okul bulunmayan öğrenciler için yatılı bölge okuluna dönüştürülür. Bu günün deyimi ile (YİBO) O yılları yaşayanların anlattığına göre öğrenciler, sabah erken kalkar önce mıntıka temizliğini yapar, ardından da havaların güzel olduğu zamanda bahçede sabah sporu yaptırılırdı. Sporun ardından öğrencilere kahvaltı yaptırılır, ardından da etüt yaptırılarak derse hazırlanırdı. Sonra da eğitim öğretime geçilirdi.

Öğrenciler hayata sadece ders ve eğitim olarak değil, sosyal olarak da hazırlanırdı. Sınıflar arası voleybol, futbol ve jimnastik yarışmaları, grup oyunları oynanır, aynı zamanda çevre köylerindeki gençlere de hizmet verilir, müsabakalara öncülük yapılırdı. Köylü gençlere halk oyunları öğretilir, öğrencilerle birlikte tiyatro yaptırılır, sinema da seyrettirilirdi.

Kirazlı yatalı bölge okulu Çanakkale’nin en eski yatılı bölge okuluydu. 2002 yılı sonlarında dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı’nın özel girişimleri ile okul kapatılıp bugünkü görüntüsüne mahkum edilmiştir. Güngör Yıldız – Eylem Gözeldere



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com