DİYABETLİYİM!

Diyabet… En yakın arkadaşınız olmuştur bile. Her türlü planınızı ona göre ayarlarsınız, yaşam şartlarınızı ona göre oluşturursunuz. Merak etmeyin, eğer siz böyle yapıyorsanız o da size en güzel şekilde cevap verir. Diyabet hakkında hem konuşalım hem de hayat kalitenizi artıracak konulara değinelim.

Nedir diyabet?

Vücudumuza aldığımız karbonhidratın en küçük yapı taşlarına yani glukoza ayrılıp hücrelere insülinle taşınmasında yaşanan sorunları diyabet kelimesiyle tanımlıyoruz. Bu yolda en temel sorun insülinin yoksun olması ya da daha az işlev göstermesiyle alakalı.

Oranlar ne diyor?

Dünyada yaklaşık 400 milyon kişi diyabetli ve her 10 kişiden biri diyabet riski altında.

Klinik bulgular neler?

Açlık hissinin artması ve buna paralel olarak çok yeme davranışı, yorgunluk, bulanık görme, aşırı ağız kuruluğu ve susuzlukta artış ve idrarda glikoz olması gibi durumlar diyabet için sinyaller anlamındadır.

Tedavi yöntemleri?

Dünya genelinde sağlık harcamalarının yaklaşık % 10-12si diyabet için harcanmaktadır. Ana hedef vücudun metabolik kontrolünün sağlanmasıdır. Tıbbi beslenme tedavisi, ilaç-insülin, eğitim ve fiziksel aktivitenin bir arada bulunduğu ya da hastalık seviyesine göre kademeli ilerlenen tedavi tablosu budur.

Diyabette beslenme nasıl olmalı?

Total enerji alımı iyi değerlendirilmelidir. Tip 1 ve 2 diye ayırdığımız diyabet, Tip 2li bireylerin genelde obez olduğunu gösterir. Yani öncelikli hedef fiziksel ölçümlerin değerlendirilmesi ışığında enerji dengesi/ kısıtlamasına gitmektir.

Karbonhidrat alımı ölçülü ve dengeli dağıtımla yapılmalıdır. Karbonhidrat kaynaklarınızın denetimini iyi planlamalı ve her sağlıklı karbonhidrat kaynağının tüketimini sınırsız değerlendirmemeniz gerekmektedir.

Diyetin posa içeriği oldukça önemlidir çünkü yapılan çalışmalarda posadan zengin beslenen bireylerde bozulmuş glikoz toleransını olumlu etkilediği görülmüştür. Ayrıca diyabetli bireylerde serum kolesterol seviyeleri genelde yüksektir ve posadan zengin beslenmek bu seviyelerin düşmesine böylece de kardiyovasküler hastalık riskini de azaltacaktır.

Protein diyabetli hastalar için enerji korunması açısından önemlidir. Onun dışında daha az ya da daha çok tüketim konusunda yeterli veri bulunmamaktadır.

Yine protein gibi yağdan gelen enerji de enerji korunumu açısından oldukça önemlidir. Ayrıca oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi içinde tüketilen yağ miktarının ve çeşidinin önemi büyüktür. Tekli ve çoklu doymamış yağlardan beslenme insülin direnci üzerinde olumlu etkilere sahiptir.

E ve C vitaminlerinin alımı diyabetik bireylerde önem taşımaktadır. Özellikle Tip 2 diyabetli bireylerde E vitamini alımı oksidatif stresi düşürme yönünde miktar olarak küçük ancak nitelikli bir düşüş yaşatır. C vitamini de yine E vitaminiyle benzer etkiler taşıyacağından önem arz eder.

Krom ve çinko gibi mineraller insülin sekresyonunda büyük önem taşır. Eksik çinko ve krom, insanlarda glikoz ve lipit metabolizmasında bozulmalara neden olur. Ayrıca çinko metabolizmasında yetersizlik ya da bozukluk bazı komplikasyonlarda da artışa sebep olur.

Alkol alımı azaltılmalı ya da sıfır tüketim sağlanmalıdır. Oral antidiyabetik ajanlar ya da insülin kullanan bireylerde aç karınla alınan alkol sonrasında hipoglisemi gözlenebilir.

Öğün kontrolü ve porsiyon içeriği oldukça önemlidir sevgili okurum. Bu noktada diyabet eğitimi almak ve diyetisyen kontrolünde beslenme planının oluşturulması farmakolojik tedavini ve yaşam kaliteni olumlu yönde etkiler.

Son olarak tatlandırıcılı ya da diyabetik ürünler senin sınırsız tüketebileceğin sağlıklı alternatifler anlamına gelmiyor. Bu tarz ürünleri diyetine dahil etmek istiyorsan diyetisyeninle ayarlamaları yapman ve beslenme örüntüne uygun porsiyonlarda eklemen önemlidir.

Diyabet senin en yakın arkadaşın biz senin en büyük destekçin! Bu yolda arkadaşınla sana eşlik edecek en güzel yol arkadaşı diyetisyendir. 14 Kasım’ da farkındalığını artırmak için elimizden geleni yaptık. Mutlu hafta sonları diliyoruz.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.