MERALARIN ENFLASYONA ETKİSİ

Uygulanan Hayvancılık politikalarına, kargalar bile gülüyor. Tam bir Orta Oyunu. Her şey enflasyonu artırıyor da, Meralar etkilemiyor mu? Meraların enflasyona etkisi nasıl oluyor? Meralar azalınca enflasyon artıyor… Hayvan beslemedeki yanlışlıklar. Enflasyonu tetikliyor. Önce meraları yapılaşmaya acıyorsunuz. Koyunun, Keçinin, İneğin otlayacağı alanlara, toplu konutlar yapıyorsunuz. Doğu ve Güneydoğudaki çayır ve otlakları da terör belası yüzünden kullanamıyorsunuz.1923’te 40 milyon hektar olan mera varlığını 50 yılda 9 milyon hektara indirerek, ilk sureci tamamlıyorsunuz. Sonra süratle ikinci safhaya geçiyorsunuz. Sığır yem yiyecek ki ürün verecek. Kaba yem olmadığı için, sığırları ahıra kapatıp, ithal ve dolayısıyla dövize endeksli hammaddeden üretilen fabrika yemi, (hazır yem) veriyorsunuz. Döviz artınca yem maliyeti de artıyor. Sonra, çok yerinde bir kararla, yemdeki KDV’yi sıfırlıyorsunuz ama aynı gün, yine dövizdeki artış gerekçe gösterilerek, yeme zam geliyor. Silaj 120 TL’den 200 TL’ye, saman 180 TL’den 550-750 TL aralığına çıkıyor. Samanı da ithal ediyorsunuz. Esnaf, perakende satışta KDV indirimi istiyor, duymuyorsunuz. Kıyma ve kuşbaşına tavan fiyat belirliyorsunuz. Piyasada geçerliliği olmuyor. Ette tüketici fiyatları artınca, enflasyon yükseliyor. Tabii olarak hemen, çözüm üretmek zorundasınız. Besilik canlı hayvan ithal ediyorsunuz. Besleyeceğim diye ithal ettiğiniz hayvanı, yine maliyetler nedeniyle besleyemiyorsunuz. Bu sefer kasaplık hayvan, oda olmazsa etin kendisini ithal edelim diyorsunuz.

ALDATMACA

Aldatmaca sürüyor. İthal eti önce Et ve Süt Kurumu marketlerinde satıyorsunuz. Millet kuyruk oluyor, et yetmiyor. Sonra, iki yandaş market ile anlaşıyorsunuz. Market şubesi başına 12 kg kıyma veriyorsunuz. Bir saatte yok oluyor. Sonra? Devamı gelmiyor. Bulduğunuz sihirli formül,bir gün içinde balon gibi patlıyor.İthalat yerli üretimi azaltmaya devam ederken, belki 2-3 hafta tüketici fiyatları düşüyor. O ay enflasyon rakamları biraz azalıyor. Kısa süre içinde, her şey eskiye dönüyor. Yerli üretim azaldığı için, bu kısır döngü devam ediyor. Sonra geri dönüp toplu konut alanlarına, üzerinde hayvan otlamayan ve giderek azalan çayır ve meralara uzun, uzun bakıyorsunuz. Yıllık enflasyonu, 9 dan 14 e çıkartıyorsunuz ama memura, emekliye üçün birini, pardon, yüzde 3 ila 4 zam veriyorsunuz. Belediyecilik anlayışı ile Hayvancılık, Tarım ancak bu kadar olur.55 Bin Ton Et ithal ediyorsunuz. Bir buçuk günde bitiyor. Sonra da Doktor bakanımız çıkıp, “Biz 80 milyona et yedireceğiz demedik ki!” diyor. Peki? Kaç kişiye? Yahu size oy verenlere bile verseniz,1 milyon ton et lazım. Pansuman tedbirler. Vatandaş yerse! Yerli üreticiyi yok etmek için uğraşıyorsunuz. Kasap esnafını bitiriyorsunuz. Anlaşıldı. Merak etmeyin. Hayvan besleyenler, ziraat yapanlar, hatta evine et götüremeyenler, yine size oy verirler. Durmak yok. Hayaldi, gerçek oldu, hamdolsun. Yolunuzu bulmaya, pardon yol köprü yapmaya devam.

KAHKAHA

Adam ördeğini “Yem yemiyor” şikayeti ile Veterinere götürmüş. “Zamanla ördeklerin üst gagaları uzayıp alt gaganın üzerine çıkar, bu da onların yiyeceklerini yerden almalarını zorlaştırır..” demiş Veteriner, “Üst gagayı çok dikkatli olarak bir eğe yardımı ile törpülemeli ve alt gagayla eşit olmasını sağlamalısınız.. Ama dikkat edin, çok törpülerseniz su içerken üst gagada bulunan burun deliklerine su kaçar ve hayvan ölebilir..” Aradan bir hafta geçince veteriner ördeğin sahibini yolda görmüş ve sormuş “Ördek nasıl?” diye… “Öldü..!” demiş adam… “Tüh..! Size üst gagayı çok fazla törpülemeyin diye tembih etmiştim..”, “Yok yok doktor, ondan değil doktor.” demiş adam, “Ördeği atölyede mengeneden söktüğümde zaten ölmüştü..!” Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.