Haritada Yeşilmişiz!

Büyük bir bölümü ormanlarla kaplı olan kent betonlaşmaya mı başladı? Yıllardan beri süregelen halka açık alanlar konusunda yeni ayrıntılar gündeme geldi.

Altı yıl önce İskele Meydanı için bir çarşı projesi gündeme gelmiş, ancak dönemin AK Parti Milletvekili Mehmet Daniş’in önderdiliğinde bu projeden vazgeçilmiş İskele Meydanı bir ‘yeşil alan’ olarak kent meydanı olarak kalmıştı.

YIL 2011

İskele Meydanı’nda hummalı bir çalışma var. Çanakkale Çarşı İnşaatı Projesi’nin bir parçası olarak değerlendirilen İskele’nin yeni görünümünün nasıl olacağı merak ediliyor. İskele yolu kırılıp tekrar beton atılıyor, alan çalışmaları devam ediyor. Proje açıklanıyor. Büfeler, Çanakkale Evi, hediyelik eşya satış noktalarıyla oluşacak bir alana doğru hızla yol alınıyor.

4 milyon 155 bin liralık bedelli proje uygulanırken yıkım kararı olan Anafartalar Oteli’nin de alana ilave edilebileceği gündeme geliyor. Karşılıklı görüşmeler, zaman zaman da tartışmalar derken konu çözüme kavuşuyor. Alınan kararla Anafartalar Oteli alanı da proje kapsamına alınıyor,

İskelede beton zemin, güçlendirme çalışmaları devam ederken dönemin AK Parti Milletvekili Mehmet Daniş o alanın kent meydanı olarak değerlendirilmesinin daha uygun olacağı görüşünü ortaya atıyor. Sonrasında Çanakkale Belediyesi’ne proje ile ilgili gelen müfettişlerin raporu ile proje durduruluyor.

Sonucun ne olacağı merakla beklenirken uzlaşma sağlanıyor ve İskele Meydanı ‘yeşil alan’ bir başka deyişle ‘kent meydanı’ olarak bırakılıyor.

HALK BAHÇESİ BÜYÜYECEK Mİ?

Çarşı Projesi olarak başlayıp kent meydanı olarak kalan İskele Meydanından sonra, İl Özel İdare Binası’nın yıkılıp Halk Bahçesi ile birleştirilmesi ve kentin daha büyük bir yeşil alana sahip olması gündeme geldi.

YIL 2017

İl Özel İdare Binası’nın yıkılıp, Halk Bahçesi ile birleştirilmesi ve yeşil alanın daha da hakim olması konusunu AK Parti Çanakkale Milletvekilleri Bülent Turan ve Ayhan Gider gündeme getiriyor. Çanakkale’nin CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan olumlu görüş bildiriyor. Sonrasında bürokrasiyle ilgili aşılması gereken konular ortaya çıkıyor ve konu kent gündeminde ‘ne olacak?’ sorusuyla yerini koruyor. Kamu arazilerinin halka açılması konusunda kent aktörleri görüşlerini beyan ediyor ve günün konusuna ‘çözüm bekleniyor’ diyerek varıyoruz.

ŞEHİR BÜYÜRKEN YEŞİL ALAN İHTİYACI DA BÜYÜYECEK”

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, belediye başta olmak üzere tüm kamu arazilerinin imara açılmasına karşı olduğunu belirterek arazilerin halka açılması gerektiğini ifade etti. Gider, belediyenin ve kamu kurumlarının mülkiyeti kendilerinde olan arazileri konut alanına çevirerek elde edecekleri gelire ihtiyacı olmadıklarını belirterek; “Vatandaşların ferah ve rahat bir şehirde yaşamalarını sağlamak başta belediye olmak üzere tüm kurumların görevidir. Şehir merkezindeki araziyi konut alanına çevirip, orada konut yapacak müteahhitten gelecek üç beş liraya belediyenin ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Evet şehir büyüyor, nüfus artıyor ama şehri büyütürken bu şehirde yaşayacak insanların yeşil alan ihtiyaçları da katlanarak büyüyecek. Elimize arazileri yeşil alana çevirip bu ihtiyacı karşılamaya çalışmak varken, konut alanına çevirmek bana doğru gelmiyor.” dedi.

İŞ DÜNYASININ DA TALEBİ VAR

Yabancılara konut satışını değerlendiren ve Çanakkale’nin dört milletvekilinin ortak irade ortaya koymasını beklediklerini ifade eden ÇTSO Başkanı Selçuk Semizoğlu ise Çanakkale gündemindeki yeşil alan ya da bir başka deyişle kamu arazilerin halka açılması konusunu “kamu arazilerinin halkın kullanımına açılması konusunda iş dünyasının talebi var ” diyerek değerlendiriyor.

MEVCUT YEŞİL ALANLAR NE KADAR FONKSİYONEL?”

Yeni fikirler bu seyirde devam ederken kentteki yeşil alanlar konusunda fonksiyonellik açısı da konuşulmaya başlandı. AK Parti Belediye Meclis Üyesi, İnşaat Mühendisi Eren Kemerli, kente yeni yeşil alanlar kazandırılmasının yanı sıra mevcut plan haritalarında yeşil alan olarak gösterilen alanların fonsiyonelliği konusunda da ilginç açıklamalarda bulundu. Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz bazı belediye meclis üyeleri, çok yoğun oldukları gerekçesi ile görüşme talebimizi kabul etmedi. Kemerli; “ Yeşil alan demek, sadece yeşil alan demek değildir. yeşil alan bir sosyal donatılar bütünüdür.”dedi.

Belediye Meclis Üyesi Kemerli; “Belediyeler, yerel yönetimlerde hizmet üretmekle yükümlü kurumlardır. Bu çerçevede mevcut planları onaylanmış bölgelerde yeni yeşil alanlar üretmek konusunda çözümü yine belediyeler üretmek zorundadır. Bunu üretirken de kamu ya da özel mülkiyet ile de çözüm yollarını bulmak gerekir. Ancak; şehrin mevcut planı içerisinde yeşil alan olarak gösterilmiş alanların bir çoğu fonksiyonel olarak kullanılmadığı, Belediyenin sorumluluğunda olan işlerin yerine getirilmediği ve bu alanların haritada gösterildiği gibi yeşil alan olarak değil de boş tarla olarak bırakıldığı aşikardır. Sadece kağıt üzerinde yeşil alan olması buranın yeşil alan olarak vatandaşa kazandırıldığı anlamına gelmez. Yeşil alan demek içerisinde çocuk parkı, yürüyüş parkurları olan bir sosyal alan demektir. Belediyenin yapması gereken plan üzerinde yeşil alan olarak gösterilmiş yerlerin bir an evvel örneklerinde olduğu gibi tamamlanması ve bu çerçevede de halkımızın kullanımına sunulacak şekilde açılması gerekir.”dedi.

Mevcut bir haritadan yeşil alanları gösteren Kemerli; “Bu haritalarda görüyorsunuz. Çanakkale’nin onda birlik bir alanında, sadece bu plan içerisinde yedi yeşil alan noktası var. Sadece bu alanlara bile baktığınızda ne demek istediğimi anlarsınız.” diye sözlerine devam etti.

DEPREME HAZIRLIK İÇİN ADA BAZLI MİMARİ GEREKİR”

Kentin imar düzeninin olası bir depreme hazır olup olmadığı konusunda da fikir bildiren Kemerli; “Deprem dünyanın bir gerçeğidir. Depremden korunmak konusunda önemli olan planlamadır. Altyapı ve zemin anlamında geçmişten bugüne kadar hazırlanmış haritalar vardır. Geçmiş depremlerde yaşananları bir örnek olarak görerek, kendimizi revize etmeliyiz. Bunu gerçekleştirirken, depremsellik açısından fay hattına yaklaşmamaya çalışıyoruz. Fay hattının dışında kalan yerlerde yapılan yapılar ile ilgili yönetmeliklere uygun hareket ediyoruz ve zemin güçlendirmeleri yapıyoruz. Amaç zeminsel problemleri en aza indirmek. Çanakkale şehrini konuşacak olursak, farklı zemin gruplarına sahip olduğumuzu biliyoruz. Her zemin grubuna göre, geoteknik raporlar ışığında özel güçlendirme yöntemleri kullanılır.Çanakkale yeni bir şehir değil ancak geneli anlamında mevcut eski yapıların revize edilmesi ve oluşabilecek ciddi bir deprem anında oluşabilecek zararı en aza indirmek için güçlendirme çalışması yapılması gerekir.Bunun için çalışmalar yapıldı. Barbaros’ta kat izninin dörde çıkarılması bir an önce insanların yapılarını yenilemesi için bir teşvik niteliğinde idi. Merkez’deki yapıların bir kısmının ise depremselllik açısından sağlıklı olduğunu söylemek doğru değil. Bunun için bütüncül düşünmek gerekir. Çanakkale’de eski dönemde planlama yapılırken küçük parseller ile hareket edilmiş. Ne yapılabilir? Bütün parseller tek bir adaya dönüştürülür ve bütün olarak yapılaşma sağlanır. Hem bina ve mülkiyet sahipleri teknik anlamda bu işten faydalanır. Hem de yapı sahipleri ile birlikte şehir daha güvenli ve sağlam yapılara ulaşırr. Örneğin, Demircioğlu caddesinin sadece bir kısmına baktığımız zaman 100’e yakın parsel görürsünüz. Her birinin giriş kapısı, merdiveni var. Hepsinin bir zayiatı var. Hepsi tek parselde birleşse 100 kapı yerine 10 kapıdan girersiniz, alandan kazanırsınız. Ayrıca çirkin görüntüden de kurtuluruz. Hem yerel yönetimlere hem de bürokratlara çok iş düşüyor.”dedi.

Cemal Oral- Dilek Akşen



, , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com