Deve iyiliği de kötülüğü de unutmaz!

Kalabaklı köyünde yaşayan Sezgin Tunç, çocukluğundan beri süregelen deve tutkusunun peşinden gidiyor. Tunç, pahalı bir hobi olarak ifade ettiği tutkusu ile “Yıldırım” adlı devesini güreşlere hazırlıyor.

Bir kamu kurumunda çalışan ve Kalabaklı Köyü’nde yaşayan Sezgin Tunç, uzun yıllardır bir deveye bakıyor. Deve tutkusunun aileden geldiğini söyleyen Tunç, bu tutkunun kendisine biraz pahalıya mal olduğunu da ifade etti.

Sezgin Tunç “Çocukluğumdan biliyorum develeri… Babadan gelme bir merak benimkisi. Bakımı masraflı ve zor olsa da bu hobimizden vazgeçmiyoruz. Şimdi Yıldırım adlı deveme bakıyorum. 5-6 yaşlarında. Onunla haftada birkaç kez yürüyüşe çıkıyorum. Daha önce bir devem daha vardı. Damda çıkan bir yangında öldü. Ben de bu deveyi aldım. Aralık ayında develer kızışma dönemine giriyor. Bu aylarda da deve güreşleri başlıyor. Bu yıl güreşlere ben de ‘Yıldırım’ adlı devem ile katılacağım. Güreşçi develerin piyasası 10 ile 200 bin lira arasında değişiyor.” dedi.

Deve yetiştirmenin biraz masraflı bir hobi olduğunu da ifade eden Tunç; “Bizimkisi biraz masraflı ve pahalı bir hobi… Bu aylarda yonca, saman ve arpa ile besliyorum. Bahar ve yaz aylarında beslenmesi için dışarı çıkarıyorum. Develer karaçaltı ve dikenli bitkileri seviyorlar. Develer kinci hayvanlar olduğu için iyi davranmak gerekiyor. Kendisine yapılan bir kötülüğü unutmuyorlar. Bu develer genelde Marmara ve Ege bölgelerinde bulunuyor. Bu develer İran tarafından geliyor. Ege’deki çiftliklerde çiftleştirilecek çoğaltılıyor.” diye konuştu.

Dilek Akşen



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.