Tek soru sorduk tek cevap aldık

İşsizlik oranlarının artması, ithalat ve ihracat dengesinin bozularak cari açığın giderek artması vatandaşı daraltıyor. Alım gücünün düşmesi ile vatandaş geçinmeyi bıraktı, borç ödemeye başladı. Çanakkale’de kent halkı vergilerin artmasına; benzine, ete, mazota, meyve ve sebzeye, konut kiralarına, otomobil fiyatlarına tepki gösterdi. Vatandaş daraldı. Giderek daha da köşeye sıkışmaya başladı. 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın açıklamış olduğu dış ticaret verilerine göre; Eylül ayında ihracat 11 milyar 849 milyon dolar, ithalat ise 19 milyar 993 milyon dolar oldu. İhracat yüzde 8,67 artarken, ithalat yüzde 30,67’lik bir artış gösterdi. Aynı zamanda ülkemizde enflasyon on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11,9’luk bir artış göstererek son 9 yılın rekorunu kırdı.

Rakamlar bu şekilde açıklanırken sokakta vatandaş mevcut ekonomik politikalara ve cebinde kalan miktarlara tepkili… Gazetemize konuşan Çanakkaleliler her geçen günün bir önceki günü arattığını, artık geçinmenin çok zor olduğunu ve borçla aile idare ettiklerinin altını çizdi. Et, mazot, lpg, doğalgaz, tüp, sebze ve meyve, elektrik ve su faturaları, konut satış ve kira bedelleri, otomobil fiyatları vatandaşın belini büküyor. Beli bükülen vatandaş tepki gösteriyor.

“ZAMLARI BİZ YAPMIYORUZ, SİSTEM OTOMATİK YAPIYOR”

Geçen hafta Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin yapmış olduğu açıklamadaki “Coşmuş bir ekonomimiz var.” söylemi dikkat çekerken, Zeybekçi zamlarla ilgili “Zamları biz yapmıyoruz, sistem otomatik yapıyor.” diyerek vatandaşı güldürdü.

“PİRZOLAYI SİZ, KIYMAYI FAKİR FUKARA YİYECEK”

Et ve Süt Kurumu tarafından Sırbistan’dan ithal edilen etlerin marketlerde satılmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, “Biz o etleri dar gelirli insanları korumak adına oraya koyuyoruz. Esasında sizin bize teşekkür etmeniz lazım. Fakir insanları etle buluşturuyoruz. Pirzolayı siz yiyeceksiniz, fakir fukara kıyma yiyecek.” diyerek vatandaştan tepki çekti.

Çanakkalelilere tek soru sorduk; “Geçinebiliyor musunuz?”

Tek cevap aldık; “Geçinemiyoruz! Elimizdeki maaşla geçinebilmek için borçlanıyoruz.”

Orbay Korkmaz

“Ben Çanakkale’de yaşıyorum. 1.700 TL maaş alıyorum. Kiram 750 TL. Bir kız çocuğum var, ayda mutfak masrafım 400 TL, faturalar 200 TL tutuyor. Bu şekilde yaşam olmaz. Ben yaşamakta zorlanıyorum. Vergilerin geri çekilmesi ve alım gücünün yüksek olması gerekmektedir.”

Necdet Uz

“Birçok arkadaşımız KOSGEB’e müracaatta bulunuyor. KOSGEB’den faydalanabilmek için de vergi borcu bulunamaması gerekiyor. Esnafta böyle bir durum söz konusu değil ve biz imkânlardan faydalanamıyoruz. Çanakkale’de esnaf elinde ne varsa satarak geçinmeye çalışıyor. 60 dükkân varsa 45 dükkân 2-3 yılda bir el değiştiriyor. Ekonomi batık bir durumda… Bakanların durumları iyi, alt tabaka sürünüyor.”

Mehmet Tutar

“Türkiye’nin ekonomik düzeyi dünyada olmayan bir seviyededir. Düzey olarak dünyada böyle bir imkân yok. İş var çalışan yok. Çalışmak isteyen adam iş bulur ama bizde kimse asgari ücreti beğenmiyor ve çalışmıyor. Bu şekilde zaten gelişmek mümkün değil.”

Gökhan Gürel

“Aldığım maaş 2.000 TL. 700 TL ev kirası ödüyorum. Çocuğun masrafları ile elde kalan miktarla ay sonunu getirmeye çalışıyoruz. Benzin ve tüp fiyatları ortada, belimiz bükülüyor. Düğün gibi etkinliklere gidebilmek için borçlanıyoruz. Elimizdeki maaşla geçinebilmek için borçlanıyoruz.”

“Hastanelerin en yoğun polikliniği psikiyatri servisleri”

Özcan Akbulut

“Türkiye’nin ekonomik durumu şu anda hiç iyi değil. Esnaf olarak yaşadığımız olaylardan biri de 3-5 TL’ye pos cihazı soruluyor. Şu anda durum pek iyi gözükmüyor. Ben ayakkabı tamircisi olarak, 35 yıllık esnaf olarak ekonomik durumdan memnun değilim. Şu anda hastanelerin en yoğun olduğu bölüm psikolojik tedavilerin olduğu bölümler. Bunun sebebi maddi imkânsızlıklardır. Çünkü maddiyat olmadı mı aile hayatı da huzur da mümkün olmuyor. Bu durum da adamın psikolojisini bozuyor.”

Necdet Bayramiç

“Ben sokak çalgıcısıyım. Kirada oturuyorum. 800 TL kira giderim, yemem, içmem, faturalarım ayda 1.500 TL cebimden para çıkıyor. Devlet soruyor mu bu adam geçinebiliyor mu diye… İş arıyoruz iş yok. Fabrikaya gidiyoruz, ‘patron yok’ cevabı alıyoruz. İnsanları bu şekilde mi kandıracaksınız? Dünyalar sizin olsa gideceğiniz yer kara toprak.”

Filiz Artuç

“Geçinmekte çok zorlanıyoruz. Durum hiç iyiye gitmiyor. Her geçen günümüzü arar hale geldik. Sabah dükkân açılıyor. Akşama kadar oturuyoruz. Geçen sene 1 kg alınan üründen bu sene yarım kilo bile alınmıyor ama alış-veriş merkezlerinde herkes oturup, para harcayıp gülüp eğlenebiliyor. Ben anlamlandıramıyorum.”

Bahar Kılıç

“Son zamanlarda yapılan zamlarla geçinmek mümkün değil. Her şey aldı başını gidiyor. 1.400 TL maaş ile geçinmek zor, geçinmemizin beklenmesi çok acı. Kredi kartlarına mahkûm bir toplum haline geldik. Kartları atlata atlata ödemeler yapılıyor. Geçinemiyoruz, geçinmeye çabalıyoruz.”

Naim Yavuz

“Türkiye’de kimse hak ettikleri yerlerde bulunamıyor. Bu ülkede adam kayırmalarla, hak yemeler ile birileri daima birilerinin önüne geçiliyor. Bu durum ekonominin temelidir. Ülkede adalet ve hukuk olursa ekonomi de iyi olur. Sosyal hayat da düzenli hale gelir. Geçinmek çok zor, ay sonunu getirebilmek artık bir mesele haline geldi. Bize adalet gerekmektedir.”

Emel Kabakçıoğlu

“Vergiler çok ağır boyutlara geldi. Bir yıl çalışıp ne kazanıyorsak, yılsonunda götürüp kazancımızı vergi olarak devlete ödüyoruz. Gelir ve gider dengeli değil. Vergilerin düzenlenmesi gerekmektedir.”

“MEVCUT DURUM EKONOMİK KRİZ DOĞURACAKTIR”

Uludağ Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu Ali Arda Furuncu da gazetemize ekonomik değerlendirmelerde bulundu. Furuncu, konu ile ilgili “İşsizlik oranı yüzde 10’un üzerinde. Bunun ana sebebi dış ticaret açığıdır. İhracat ile ithalat arasındaki makas çok açıldı. Aradaki fark açıldıkça dolar kuru yükselir ve ülkede ekonomik sıkıntılar meydana gelir. Kendi ürettiğimiz ürünler genelde gıda ve tüketim mallarıdır. Basit mallardır, ihtiyaç mallarıdır. Dışarıdan aldığımız mallar ağır sanayi ve yazılım teknolojileridir ve bu ürünler maliyetli ürünlerdir. Enflasyonun yükselmesi faiz bandının artmasından kaynaklanır. Çıkış yolu maliyet enflasyonunun çözüm yolları basit değildir. İlk başta döviz kurunu düşürmemiz lazım. Ülkeye dolar girer, dolar dolaşır ve doların değeri düşer. Aldığımız borçların faizlerini ödeyemeyecek durumlara geldik. Yakında faizleri faizle ödemeye başlayacağız ve bu da kriz doğuracaktır” şeklinde konuştu.

Tunahan Ünsal



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com