Süt üreticisi memnun değil

Ulusal Süt Konseyi tarafından 1 Ekim tarihinden itibaren süt fiyatlarının 1.40 TL olarak belirlenmesi bölgedeki üreticiyi memnun etmedi. Konuyla alakalı Çanakkale Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı  Mehmet Özkurnaz, gazetemize açıklamalarda bulundu.

Ankara’da toplanan Ulusal Süt Konseyi’nin 1 Ekim tarihinden itibaren geçerli olan litre süt fiyatını 1.40 TL olarak belirlemesinin, bölgedeki üreticinin ihtiyaçlarını karşılaması noktasında kafalarda soru işaretleri oluşuyor. Kırmızı et fiyatının yükselmesi nedeniyle ineklerin kesilmesi çiğ süt arzını düşürürken, çiğ süt üretimindeki düşüş Türkiye İstatistik Kurumu verilerine de yansıyor. Çanakkaleli çiftçileri memnun etmeyen 1,40 TL’lik süt fiyatı ve farklı ülkelerden et ithalatı yapmaız konusunda Çanakkale Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı  Mehmet Özkurnaz görüşlerini gazetemiz ile paylaştı. Özkurnaz, süt fiyatları ile ilgili yaptığı açıklamada şunları belirtti: “1 Ekim’den itibaren geçerli olmak kaydıyla Ulusal Süt Konseyinde yapılan toplantıda sütün soğutulmuş çiğ inek sütü fiyatı, 1.40 kuruş olarak belirlendi. Ancak sütün arzın az olduğu talebin çok olduğu süreç içerisinde 1.40 kuruşluk fiyat bu talebi karşılamamaktadır. Bu nedenle süt fiyatında bir değişikliğe gidilmesi gerekmektedir. Bazı yerel firmalar Ulusal Süt Konseyi fiyatının üzerine 15-17 kuruş koyarak piyasadan sütleri  toplamaktadır.”

“FİYATTA ADALETSİZLİK VAR”
“1.40 kuruşluk fiyatın tutmayacağını ben bizzat Ulusal Süt Konseyi toplantısında dile getirdim. Buna rağmen 1.40’ta kalması yönünde taraflar karar aldı. Bu fiyatın oturmadığını da görüyoruz. Şu anda sıkıntısını da biz Bölge Birlikleri olarak yaşamaktayız. Şimdi Çanakkale’nin bir bölgesinde 1.50 TL’den süt satılırken  diğer bir bölgesinde 1.40 TL fiyattan satılmasını biz çok adaletli bulmuyoruz.”
“GERÇEKÇİ OLMAK ZORUNDAYIZ”

“Biz tabiî ki süt fiyatı yüksek olsun, çiftçimiz daha çok kazansın isteriz. Realist olmazsak kendi kendimizi aldatmış oluruz. Bugün 1.40 kuruşun çiftçiyi çok mutlu etmediğini zaten çok iyi biliyoruz. Doğum oranlarının artığı aylarda sütte mevsimsel olarak bir artış olur. Bu artışla birlikte sütte bir arz fazlalığı gündeme gelir. Bu dönemde sütte arz fazlalığı olmayacak gibi bir durumdayız.  Et fiyatlarının da yüksek olmasıyla birlikte çok sayıda çiftçimiz ilk iş olarak hayvanlarını kestirecektir. Ama tabiî ki hayvancılığı da yok ettiğimizin farkında olamıyor çiftçi, Şuan da gündemde et yokluğu var. Et sıkıntısı çekildiğisöyleniyor.”
“ET İTHALATI KESIN ÇÖZÜM DEĞİLDİR”
“Et ithalatlarında Sırbistan’dan gelecek 5 bin veya 15 bin ton karkas et Türkiye’nin iki günlük et tüketimini karşılayabilir. Bu kesin çözüm değildir. Kesin çözümde girdi maliyetlerinin en düşük seviyeye düşürülmesi ve hayvancılık besi alanlarının bölgeler olarak ciddi anlamda belirlenmesi sağlanmalıdır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın o bölgelere yoğun bir şekilde proje üretmesi, sürdürülebilir besi hayvancılığının alt yapısını oradan esirgememesi gerekmektedir.”

Engin Ören



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.