Müjde değil işkence

Emekliler, bir ay bile maaşları ile geçinemezken bayram nedeniyle bir aydan daha uzun sürede geçinmek zorunda kalacak. Bunu müjde olarak değil, işkence olarak gören Çanakkale’nin emeklileri çözümün bayram ikramiyesi ya da erken ödeme değil de maaşlarda iyileştirme olduğunu düşünüyor.

Emekli maaşlarının ne zaman yatacağı geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu toplantısının ardından belli oldu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ tarafından yapılan açıklamayla birlikte emeklilere bayram öncesi müjde geldi. Emekli maaşları bayram öncesinde yatacak ve emekliler bayrama ceplerinde parayla girebilecek. Ancak emekliler bayram sonrasından ceplerinde para ile çıkabilecekler mi, onu bilen yok!

Bakanlar Kurulunun toplanmasının ardından açıklama yapan Bakan Bekir Bozdağ; “Emekli Sandığı kapsamında emekli dul ve yetim aylığı alanlar, şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz dâhil olmak üzere aylık ödeme günleri 1-5 Eylül tarihleri arasına denk gelmesi nedeniyle emekli maaşlarının ödenmesinin bayram öncesine çekilmesi de kararlaştırılmıştır.”dedi. Emekli Sandığı’ndan emekli, dul ve yetim aylığı alanlara bayram nedeniyle gerçekleştirilecek erken ödemenin detaylarını açıkladı. Buna göre; maaş günü 1, 2 ve 3 Eylül olanlara 28 Ağustos’ta, 4 ve 5 Eylül olanlara ise 29 Ağustos’ta ödeme yapılacak.

Maaşlar erken ödenecek ödenmesine ama emekliler bu durumdan pek de memnun görünmüyor. 30 gün boyunca temel ihtiyaçlara zor yeten emekli maaşı, bayram masrafları da üstüne binince 40 gün yetecek gibi durmuyor. Birçok emekli aldıkları maaşla geçinemeyince çalışma hayatına devam etmek zorunda kalıyor.  Kentte yaşayan emekliler ile yaptığımız görüşmeler, kimsenin erken maaş ödemesini müjde olarak görmediğini ortaya çıkarıyor.

Hasan Gündüz: “66 yaşımdayım. İki yıl sonra Bağ-Kur’dan emekli olacağım. Maaşımın geçinmek için yeteceğini hiç zannetmiyorum. Hep çalışmak zorundayız. Ben de bunu bildiğim için ayağımı yorganıma göre uzatıyorum. Bankalardan kredi kartı almıyorum, çünkü sonrasında o borçları ödemenin ne kadar zor olduğunu biliyorum.”

Emin Ergun: “12 Eylül döneminde öğretmenlikten ihraç edilince işçi olarak çalışma hayatıma devam ettim ve emekli oldum.  Şimdi bayramdan önce maaşlar yatacakmış, buna halk avcılığı derler. Turizm canlansın, bayramda para harcansın diye bunu yaptıklarını düşünüyorum ancak hem erken verildiği için kırk gün bu para ile geçinmek zorunda kalacağız, hem de bayram nedeniyle hızlı harcayacağız. Belki 20 günde bu maaş bitecek, borçlanacağız. İcra dairelerinde dosyalar yığılı. Ülke ekonomisi iyiye gitmiyor. Üretim yapamıyoruz.  Tüm Emekliler Sendikası olarak  bizler örgütlü hareket etmenin inancı ile mücadelemize devam ediyoruz.”

Emine Beşpınar Günaydın: “Ankara Büyükşehir Belediyesinden emekli oldum.  Ben sağlık sektöründen memnun değilim. Zaten hastanelerde kuyruktan çekilmiyor. Emekliden bile muayene ücreti kesiliyor. Hastaneye girip çıkmak bedava! Eczaneden ödeme yapmadan çıkamıyorsunuz. Emekli maaşlarının erken yatmasına karşıyım. Bu bayramda kurban kesmek istedim ama bu maaşlarla çok zorMaaşların erken yatmasının hiçbir şeye faydası yok. 30 günde geçinmek varken 40 günde aynı parayla nasıl geçineyim. Bu müjde değil, lütuf da değil. İşkenceden başka bir şey değil.”

 Dr. Hüseyin Sarı: “Uludağ Üniversitesi, Öğretim Görevlisi emeklisiyim. Turizmi canlandırmak için tatil uzatıldı. 2014 yılına kadar Çanakkale Boğazı’ndan her Çarşamba günü Cruise Gemisi geçerdi.  Bu gemiler 6000 yolcu kapasitelidir.  Gemiler gidiş geliş olmak üzere Boğaz’da karşılaşırlardı. Kabaca bir hesap yaptım, o dönemde bu gemilerin bir ayda Türkiye’ye getirdiği yolcu 125.000 idi. Liman ücretleri birden bire yüzde yüze çıktı. Bu gemiler Türkiye gezilerini iptal etti. 340 metrelik bir gemi boğazdan geçiş için 35- 40 bin TL’dir. Bugün Çanakkale’den gemi geçmiyor. Yabancı turist ülkeye gelmiyor. Turizmi canlandırmak için tatil sürelerini uzatıp, maaşları erken ödüyorlar. 10 günlük erken ödeme yandaş turizmcileri batmaktan kurtarıp, emekliyi açlığa mahkûm etmektir. Aydın emeklinin açlığı sadece ekmek bulmak demek değildir. Aydın emekli kitap almak ister, konferansa gitmek ister. Bunların hepsi para demek. Emekli maaşı ile geçinmek mümkün değilken nerede aydın açlığını gidermek. Vekillere 20’er bin maaş ikramiyesi verilecekmiş. Ne diyeyim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sormuşlar, vekil maaşları ne kadar olsun diye. Sakın ha, öğretmen maaşını geçmesin demiş.”

Dilek Akşen



, , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.