Toprak Mağdur Etmez

Yıllık domates üretimi 600 bin ton civarında olan Çanakkale, ülkenin domates ihtiyacının sadece yüzde 5’ini karşılıyor. Böyle olunca da üretimin anlamı da çiftçinin kazancı da azalıyor haliyle. O zaman tek sorun üretmekte değil. Bu işin pazarlama ayağını da iyi yapmak gerekiyor. Markalaşma adına çok başarılı olmadığımız zaten bir gerçek. İtalya sadece bir pizza ve makarna ile mutfağını dünyaya kabul ettirmeyi başarmışken, sadece çorba olarak 54 çeşit ürünü olan Konya’mızın 5 çeşit çorbasını bilenimiz çıkar mı merak konusu. Tarım ve Hayvancılıkta ne yaparsak ithalatın önüne geçer yerli üretimi arttırırız. Bu konuda hükümet politikaları üretiliyor. Bunlardan biriside toprak bütünlüğü yasası. Gerekli mi? Tabii ki gerekli. Ancak nitelikli çiftçilik için atılacak adımların tarım alanında beklediğimiz kalkınmada daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Destek ve teşvikler konusunda umduğumuzu bulamadık.

Bakanlık bünyesinde çiftçi ve üreticiden oluşan gönüllü danışmanların bulunmasına ihtiyacımız olduğu gerçeği bariz bir şekilde önümüzde duruyor. Çünkü masa başından karar kılınamayacak sorunların saptanmasının ancak bu şekilde mümkün olacağı düşüncesindeyim. Tabii bu konularda bir bilirkişi olarak değil, naçizane görüşünü paylaşan bir vatandaş olarak söylüyorum. Çanakkale’de tarımla geçinen kesimin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu düşünürsek bu alanda yapılması gereken atılımların eksik olduğu da dikkatlerden kaçmaz. Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün çalışmaları konusunda söylenecek olumsuz bir şey olmadığı kanaatindeyim. Zaten bakıldığında İl Müdürlüğümüzün ülkedeki Tarım İl Müdürlüklerinin icraat bakımından ilk beşi içerisinde yer aldığı görülecektir. Üretici olarak da bazı eksikliklerimiz olduğunun farkına varmamız lazım. Bir üretici domates üretimi için hasat dönemi öncesi ilaçlama yaparken, bir başka üreticinin işini tamamen tevekküle bırakması sağlıklı bir yöntem değildir herhalde. Bu minvalde bakıldığında sağlanan hibe ve desteklerin karşılığını bulması adına elini taşın altına koyan üreticinin emeğinin karşılığını alması için hiçbir engel yok. Eğer bilinçli bir şekilde, ürün yelpazesini arttıracak hamleler yaparak, markalaşmaya gereken önemi verip, çiftçi sabrını da işin içine kattığımızda bu toprakların kimseyi mağdur etmeyeceği düşüncesindeyim.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.