PAZARCI TEYZE!

Pazarcı teyzenin, polis eşliğinde, FETO operasyonundan, Pazardan alınıp götürülmesi, içimizi sızlattı. Hepimizi üzdü. Teyze tipik Anadolu kadını. Şalvarlı. Bahçesinde yetiştirdiği ürünleri satıp evinin ihtiyacını karşılayacak. Karşısında polisleri görünce şaşırıp kalıyor. Arkadaşlarının yanında rencide oluyor. İnciniyor. Ekmek parasını kazandığı yerden, apar topar alınıp götürülen pazarcı teyzenin görüntüleri hepimizi, bütün Türkiye’yi üzüyor. Peki, bu yanlışlığı kim yaptı? Neden kameralar kayıt yapıp servis etti. Gelin, inceleyelim. Aksaray Başsavcılığı, görüntülerin Polisçe değil, basın mensuplarınca çekilip servis ettiğini açıklıyor. Olay şöyle gelişiyor.“ByLock’çulardan dosyası hazırlanan 27 adrese eşzamanlı arama el koyma operasyonu yapılıyor. Polis ekibi evde bulamayınca pazara gidip karakola davet ediyor. Salıpazarı da gazete binalarının karşısı. Sabah telsizleri dinleyen basın mensupları, sona kalan veya yakın olan pazaryerine gidiyor. Teyze emniyete davet edilirken çekiyor. Teyze hattı kimin kullandığını bilmediğini söylüyor. Emniyet’te yapılan kontrolde, telefondaki rehberde Betül adına kayıtlı olduğu görülünce tekrar soruluyor.O da “Gelinim” diyor ve serbest bırakılıyor. Oğlu 3 aydır tutuklu. Telefonu gelini kullanıyormuş. Ama önceki çalışmada tespit edememişler. Olay bundan ibaret.

GELİN HAİN

Gelini, kayınvalidesi adına hat alıp, ByLock yüklemiş. Yani teyze adına ByLock kaydı var.Ama teyzemiz,değil akıllı telefon normal telefonu bile kullanamaz.Gelinin Kocası Gaziantep’te tutuklu, gelin firarda.Tamam.Teyzenin oğlu ve gelini FETO’cü.Net anlaşılıyor.Peki teyzemiz,bütün Türkiye duymadan,sessizce karakola davet edilip,ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılsaydı daha iyi olmaz mıydı?Bu durum kime yarıyor?FETÖ’cülere.Ne diyecekler,”Bakınız işte alakasız kişileri suçluyorlar.Biz de suçsuzuz”.Peki,teyzeyi alınmadan,hattın kim tarafından kullanıldığı tespit edilemez miydi?Nitekim teyze karakola gidince,hattı Betül adlı şahsın kullandığı ortaya çıkıyor.FETÖ ile mücadele hız kesmeden devam etmeli. Nefesleri kesilmeli. Ancak teyzeye yapılan muameleler de yapılmamalı. Neyse. teyzenin şansı varmış. Sorgusuz sualsiz iki ay da gözaltında kalabilirdi.

AZICIK GÜLELİM

İki avcı, av üzerine sohbet ediyormuş. Birinci avcı başlamış anlatmaya: – Bir yaz günü ava çıkmıştım. Biraz dolaştım, bir şey bulamadım. Ben de yorulduğum için, bir ağacın gölgesinde oturdum. Tam o sırada beş yüz metre uzaktaki pınara on iki keklik kondu. Tüfeğimde de biraz barutla on iki adet saçma vardı. Nişan aldım, “Ya Allah ya bismillah!” dedim ve ateş ettim; on bir keklik yere düştü.
Arkadaşı merak etmiş: – On ikinci kekliğe ne oldu? – Ha o mu? On ikinci saçma hâlâ onu takip ediyor! Bu palavraya çok kızan arkadaşı demiş ki: – Ben de uçan deveyi vurdum! Öbür avcı gülmüş: – Yuh be! Bu kadar da palavra olur mu? Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.