Karakaş’tan Babacanoğlu’na Davet

CHP Merkez İlçe Başkanı Celal Karakaş, Babacanoğlu’ndan iki gün sonra CHP Çanakkale İl Merkezi’nde yaptığı basın açıklamasıyla, FETÖ terör örgütü üzerinden Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Babacanoğlu’na yüklenerek, Babacanoğlu’nu 26 Ağustos’ta düzenlenecek Adalet kurultayına davet etti.

Adalet Kurultayı herkese açık bir tartışma platformudur diyen ve AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin  Babacanoğlu’nu bu kurultaya davet eden CHP Merkez İlçe Başkanı Celal Karakaş yaptığı basın açıklamasında, “Hak, hukuk, adalet diyerek yola çıkan Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlayıp Maltepe’de sonlandırdığı Adalet Yürüyüşü Maltepe’de 2 milyon kişiye seslenmesiyle sona erdi. Bizde Çanakkale teşkilatı olarak bu mitingde yer aldık ve elimizden gelen desteği gösterdik. Dünyada ve ülkemizde büyük yankı uyandıran bu adalet yürüyüşü nedeniyle adalet anlayışı ve arayışı 26-30 Ağustos tarihlerinde Çanakkale’de yapılacak olan Adalet Kurultayı ile devam edecektir. Şöyle bir geriye baktığımızda şunları görmekteyiz. Daha öncede darbeler yaşamış olan ülkemiz, 15 Temmuz fetö darbe girişimi ile karşılaşmış, ancak ordunun içinden yeterli desteğin olmaması, halkın sokağa dökülmesi, siyasi parti liderlerinin bu teşebbüse destek vermemesi sonucu fetö darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 15 Temmuz sonrası, yargıda, orduda ve emniyette başta olmak üzere binlerce memur fetö üyesi olmak suçlamasıyla tutuklanmıştır. Mevcut hakim ve savcıların yaklaşık üçte biri, 3500, 4000 arası hakim ve savcı tutuklanmıştır. Görüyoruz ki hemen hemen her kurum fetö tarından doldurulmuş. Peki 40 yıldan fazla geçmişi olan fetönün bu hale gelmesindeki neden ne olmalı? Fetö nasıl oluyor da özel bir darbede bu kadar büyük bir kadrolulaşma yapabiliyor? Bunlar yapılarken, ona destek verenler özellikle fetönün siyasi ayağı nasıl bu noktaya gelebiliyor. Fetö lideriyle yıllarca görüşen, onunla birlikte boy boy fotoğrafı çıkan siyasetçiler, yazarlar, gazeteciler, akademisyenler onlar ne kadarı açığa alınmış? Hepsinin hakkında yasal işlem yapılmış, hepsinden tek tek hesap sorulmuş mu? Bu gün bu gerçeğin peşinden koşamazsak, yarın bizi bekleyen tehlikenin karşısında başarılı olmamız mümkün olabilir mi? Öncelikle yapılması gereken Fetönün siyasi ayağının zaman kaybetmeksizin açığa çıkarılması, ülkemizin bu beladan kurtulmasının birinci koşulu budur. İşte bu koşullar ardında, bir adalet kurultayı yapma girişimini herkesin memnuniyetle karşılamasını beklerken, Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez İlçe Başkanı Sayın Hüseyin Babacanoğlu’nun açıklaması bizleri derinden hayal kırıklığına sevk etmiştir. Hepimizi üzen, şaşırtan bu açıklamanın maksadını aştığını, karşılığının olmadığını söylemek isterim. Çamur at izi kalsın anlayışı asla kabul edilemez. Bizler Atatürk ve silah arkadaşlarının canları pahasına kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet var olmasının, toplumda adaleti sağlayarak, hukukun üstünlüğünün gerçekleştirilerek devam edeceğine inanıyoruz. Adalet Kurultayı şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaz. Oysa ki şehitlerimizin kemikleri Oslo görüşmelerinde, PKK ile mücadelede ihanet ile karşılaşıldığında, devlet fetö tarafından kuşatıldığında 15 temmuz darbe girişiminde hep sızladı. Vatana ihanet şehitlerimizin kemiklerini her zaman sızlatmıştır. Dolayısıyla şehitlerimizin kemiğini ne sızlatıyor diyerek, şöyle bir geriye dönüp bakmalıyız. Hüseyin Babacanoğlu’na hatırlatmak isterim ki 15 yıldır bu ülkeyi Cumhuriyet  Halk Partisi yönetmiyor. Şu anda da Cumhuriyet Halk Partisi iktidar değil. Şehitler üzerinden siyaset yapmak tecrübeli bir siyasetçi olan Hüseyin Babacanoğlu’nun yapmaması gereken bir davranıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni de fetö ile PKK ile yan yana koyma çabalarından da vazgeçmelerini tavsiye ederim. 26 Ağustos Adalet Kurultayı sadece Cumhuriyet Halk Parti’lileri değil, bütün vatandaşlarımıza açık.Orada paneller, konferanslar olacak. Benimde bir sözüm var diyen herkesin katılmasını bekliyoruz. Sayın Hüseyin Babacanoğlu’nun da gelmesini istiyoruz. Eğer adalet adına bir düşüncesi varsa, gelsin ve bizimle orada bu düşüncelerini paylaşsın. Orada tartışalım fetö nasıl bu kadar devlete sızabilmiş? Bugünlere nasıl gelebilmiş? Özellikle yargıda nasıl bu kadar güçlü olabilmiş? Kim izin vermiş? Kim onların önünü açmış? Hukuk devletini bu tür belalardan korumanın nasıl mümkün olabileceğini tartışalım. Bizim bugün yapmamız gereken bağımsız yargıyı oluşturmak, Cumhuriyet’in kurucu ilkelerini korumak, Atatürk ilke ve inkılaplarından vazgeçmemektir. Sayın Hüseyin Babacanoğlu’na tekrar hatırlatıyorum kendi partisinin iç işleriyle uğraşsın. Cumhuriyet Halk Partisi’ne laf söylemesin, şehitlerimiz üzerinden de siyaset yapmaktan vazgeçsin.” dedi.

Sabih Can Durmuş



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.