ÇİLE BÜLBÜLÜM, ÇİLE

Zevki başkaları, çileyi Çanakkaleliler çekiyor. Yıllardır aynı manzara. Çanakkaleli, iskeleye giremiyor. Belediye otobüsü ile seyahat edenler, sıkıntıdan çıldıracak hale geliyor. Trafik Polisi şaşırmış. Hangi yöne koşacağına karar veremiyor. Hatta yayalar için, Demircioğlu Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı’nda, karşıdan karşıya geçmek bile problem oluyor. Peki, bu kargaşaya bir çözüm bulunamıyor mu? Daha önceleri Kepez limanından arabalı vapur seferleri yapılıyordu. Yine aynı yöntem uygulanamaz mı? Ya da, Üniversie Kavşağının oradan, Lâpseki, Çardak iskelelerine yönlendirmek daha mantıklı değil mi? Kimse, bize, Köprü yapılıyor. Yakında sıkıntı bitecek demesin. Bitmez. Köprü de olsa vatandaş gemi ile geçecektir. Zira köprü hem pahalı, hem de epeyi uzak. Ayrıca, alayla, valayla temeli atılan köprüden haber yok. Çivi bile çakılmamış. Ne zaman yapılacağını da Allah bilir. Günlerce süren bu kuyruğun, tek faydası sıra bekleyen araçlara, su satan girişimcilerin kazançları. Yoksa esnafa faydaları yok. Bu sıcak havalarda, Çanakkale’de yaşayanların, Hareket alanları kısıtlanıyor. Cuma günü başlayıp, pazartesi öğlene kadar süren bu çile, ne zaman bitecek? Yok mudur kurtaracak, bahtı kara maderini?

GÜLMECE

Temel dünya turuna çıkmış ve yolu Kanada’ya da düşmüş. Kırk yılda bir, Karadeniz’de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünmüş. Temel hemen buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenerek, işe koyulmuş.Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulmuş: – Oğlum, burada balık yok!..
Temel az öteye gidip, tekrar buzu kıracakken ses yine gürlemiş:
– Burada balık yok dedim sana!.. Temel’in eli ayağı titremeye başlamış, korka, korka seslenmiş: – Tanrım, sen misin yoksa?
Ses yeniden duyulmuş: – Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.**** İki deli akıl hastanesinden kaçmış, o kadar çok koşmuşlar ki; şehrin ortasına geldiklerinde nefes nefese kalmışlar. O kadar yorgunluktan sonra, ikisinin de acil tuvalet ihtiyacı gelince, yoldan geçen bir delikanlıya sormuşlar: – Affedersiniz, burada tuvalet var mı? Bunların deli olduklarını anlayan genç, ilerde cadde ortasında duran çöp varillerini parmağı ile göstererek, dalgasını geçmiş: – İşte abi, orası tuvalet. Bizimkiler hemen çöp varillerinin üzerine çıkıp, büyük tuvaletlerini yapmaya başlamışlar. Bu arada delileri gören halk, seyretmek için etrafa toplanmış. Büyük deli yanındaki küçük deliye şöyle demiş: – Ulan, iyi ki acele etmişiz. Şu tuvalet sırasına bak, herkes sıraya girmiş, bizi bekliyorlar! Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.