TESETTÜR MÜ BU?

Kısa bir aradan sonra, sizinle birlikte olmaktan mutlu olduğumuz belirtilerek, yazımıza başlayalım. Başlığı okudunuz. Aslında, hocalar da buna cevap veremiyor. Diyanet işleri Başkanı, bu konuda kadınlarımızı uyarmıştı. Tesettürün, süslenmek bezenmek, ilgi çekmek olmadığını izah etmeye çalışmıştı. Amma ve lakin kendi söyledi, kendi duydu. Hep söylediğimiz gibi, kimin ne giydiği, ne giymediği bizi ilgilendirmiyor. Ankara’da, Çanakkale uçağını beklerken, yanımıza bir erkek ile bir kadın geldi. Çanakkale’ye tatile geliyorlarmış. Kadın tesettürlü. Ertesi gün Aynalı çarşıda karşılaştık. Kadın tesettürünü atmış. Kıçını başını açmış. Gerçekten inançları gereği kapananları, tenzih ediyoruz. Ancak altı kaval üstü şişhane misali, başını kapatıp, delik pantolon giyen, vücut hatlarını sergileyen, ayakları açık, en pahalı elbiseleri giyerek, dikkat çekmek isteyenler, inançlarından değil, gösteriş için, siyasi bir kimliği sergilemek için giyiniyorlar.

DİNİMİZ NE EMREDİYOR

Fetva makamında değiliz. Ancak okuryazarız. Yukarda anlattığımız gibi giyinip, Ankara’da başka, İstanbul’da başka giyinenlerin, dinen kapandıklarına asla ve kata inanmıyoruz. Bakalım, kuranı Kerimde bununla ilgili hangi ayetler var. Ahzâb Suresi 59.ayet. “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle. Dış giysilerini üzerlerine alsınlar.  Cilbablarıyla ( çarşaflarıyla) üzerlerini sıkı örtsünler. /Sokağa tenlerini göstermeyen, vücut hatlarını belli etmeyen elbiselerini giyerek çıksınlar. Tanınıp incinmemeleri için bu çok daha uygun bir yoldur.  Bu onların tanınmalarına ve tanınıp eza edilmemelerine en elverişli olandır. /Bu tür örtünme onların, vakar ve heybetleri ile hür kadınlar olarak tanınıp, kendilerine hürmet edilmesine; sarkıntılık yapılmamasına, incitilmemelerine en uygun bir örtünmedir. Allah Gafur ve Rahim’ dir.”

HADİSLER

Tabidir ki, tesettür ile ilgili hadislerde mevcut. İşte bunlardan birisi. Resulüllah (s.a.v) bir gün Hz. Ayşe (r.anha)’nın evine girdi. Kız kardeşi Esma yanında idi. Üzerinde vücudunun her tarafını örten ve yenleri geniş bir elbise vardı. Resulüllah (s.a.v) onu görünce kalkıp dışarı çıktı. Hz. Ayşe (r.anha) kız kardeşine “buradan uzaklaş Resulüllah (s.a.v) sende hoşlanmadığı bir şey gördü” dedi. Hz. Esma uzaklaştı arkasından Resulüllah (s.a.v) içeriye girdi.Hz. Aişe (r.anha) niçin kalkıp gittiğini sordu. Resulüllah (s.a.v) de elbisesinin yenini sadece parmakları görünecek şekilde ellerinin üzerine çekerek şöyle cevap verdi:“Kız kardeşini görmedin mi? Müslüman bir kadın şurasından başkasını gösteremez.” (Mecmeu’zzevâid nr:4168)
Bu hadis-i şerif’ten Hz. Esma’nın giydiği elbisenin bedenini örttüğünü, fakat kollarında açıklık olduğunu bunun üzerine Resulüllah (s.a.v) bu kıyafetinden hoşlanmadığını, ellerinin üstünün parmaklara kadarda örtünmesi gerektiğini İslam alimleri anlamışlardır ve de böyle ifade etmişlerdir. Durum budur. Şimdi isteyen istediği gibi giysin bakalım. Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.