SİYASİ HUTBE!

Ne yazık ki, Diyanet, iktidarın propagandasını yapıyor. Din işlerine siyaset katıyor. Görmez hoca sanki iktidarın sözcüsü. Bilindiği üzere, Cuma günleri okunacak hutbeler, Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanıp, illere gönderilir. Bu Cuma günkü Hutbe, baştan sona yanlış ve siyasi bir hava taşıyordu. Suriye’den ülkemize göç eden mültecileri, Hz.Muhammet ve arkadaşlarının kâfirlerden kaçıp hicret etmeleri ile bir tuttu. Oysaki Suriye’den gelen mülteciler küffar diyarından değil, bir İslam ülkesinden geliyorlar. 20’li 30’lu yaşlardaki Suriyeliler, kendi ülkelerinde savaşmayıp, vatanını savunmayı düşünmeyip yurtlarını terk edenlerdir. Bu insanlarla, Peygamber efendimizin hicretini bir tutup, örnek göstermek, gaflettir. Yazıklar olsun. Eğer itidal tavsiye edecekseniz, “Ey Müslüman kardeşlerimiz. Suriye’den ülkemize gelenlerin içinde, yanlış, ahlaksız insanlar olabilir. Bunların hepsini aynı kefeye koymayınız. Dürüst insanları incitmeyin. Bunların içinde legal olmayan yollara girenler varsa, emniyet güçlerini haberdar edin” demek daha uygun olmaz mıydı? Allah aşkına. Şu hutbenin içeriğine ve başlığına bakın lütfen,

İMANIMIZ VE İNSANLIĞIMIZIN İMTİHANI: MÜLTECİLER

Aziz Müminler! Medineli Ensar, imanları uğrunda evlerini, yurtlarını terk ederek kendilerine sığınan Mekkeli Muhacir kardeşlerine gönülden kucak açmıştı. Onlara karşı hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştı. Öyle ki bir gün Ensar’dan biri Peygamberimiz (s.a.s)’in misafir edilmesini istediği fakir bir muhaciri alıp evine götürmüştü. Evinde de sadece çocuklarına yetecek kadar yiyecek vardı. Bunun üzerine çocuklarını uyuttular. Evdeki o azıcık yemeği misafirlerine ikram ettiler. Hatta bir bahaneyle lambayı da söndürerek misafirle birlikte yemek yiyormuş gibi yaptılar. Karı koca o gece çocukları gibi aç uyudular. Yüce Rabbimiz, onlar nezdinde Ensar’ın fedakârlığından övgüyle söz eden şu âyeti indirdi: Daha önce Medine’yi kendilerine yurt edinmiş ve gönülden inanmış olanlar var ya; onlar, kendilerine hicret edenlere muhabbet beslerler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Öyle ki ihtiyaç içinde olsalar bile kardeşlerini kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa işte kurtuluşa erecekler onlardır.”[i]

MUHTEREM MÜSLÜMANLAR!

Yüce Rabbimize şükürler olsun ki Allah Resulü’nü rehber edinen, bu ilk Müslüman nesli kendisine örnek alan aziz milletimiz de asırlardır muhacire ensar oldu. Irkı, dili, dini ne olursa olsun kendisine sığınanlara hiç düşünmeden gönül kapılarını açtı. Dünyanın neresinde bulunursa bulunsun mazluma ve mağdura kol kanat gerdi. Yetimleri ve kimsesizleri gözetti. Fakirlerin ve ihtiyaç sahiplerinin yardımına koştu. Her daim hakkın, haklının, doğrunun yanında yer aldı. Zulme ve zalime karşı dimdik durdu. Ve neticede gariplerin, boynu büküklerin, gözyaşlarıyla yoğurarak Allah’a arz ettikleri duaları, milletimizin tükenmez gücü, aşılamaz kalkanı oldu. Rabbimiz, mazlum yüreklerden yükselen bu duaların, mahzun yüzlerde açan tebessümlerin, mahrum gönüllerde yeşeren ümitlerin hürmetine bizleri hiçbir zaman zelil duruma düşürmedi, hep aziz eyledi.

ELBETTE MAZLUMUN YANINDAYIZ

Hutbe devam ediyor; “Ancak son zamanlarda, milletimizin bu âlicenaplığına gölge düşürecek birtakım olumsuzluklara, üzüntüyle şahit olunmaktadır. Özellikle, kimi çevrelerce kardeşlik ve misafirperverliğimize yönelik bir algı operasyonu yürütülmektedir. Çoğu mesnetsiz iddia ve paylaşımlarla kin ve nefret duyguları körüklenmeye, milletimizin birlik ve beraberliği, huzur ve muhabbeti zedelenmeye çalışılmaktadır. Bu konuda her mümin kardeşimiz dikkatli ve ferasetli olmak durumundadır. Milletimizin varlığına ve değerlerine yönelik girişilen 15 Temmuz ihanetinin birinci yıldönümünü idrak edeceğiz. Bu vesileyle başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere bütün şehitlerimizin ruhlarına ithafen ülkemiz genelinde hatm-i şerifler okunmaktadır. Aynı zamanda 14 Temmuz günü Cuma namazı öncesinde bütün camilerimizde şehitlerimizi anma programları düzenlenecek ve okunan hatimlerin duası yapılacaktır.” Ne yönden alırsanız alın, Suriyeli mültecilerle, Peygamber efendimizin hicret etmesini bir gören anlayış sakattır. Yanlış bir yaklaşımdır. Sağlıcakla kalınız.

 



,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.