RAHAT YOK!

Ne yazık ki, memleketimize bir türlü huzur gelmiyor. Her gün yeni bir sıkıntı, her gün yeni bir vaka, her gün şehit haberleri… Liderlerin birbirlerine cevap yetiştirmeleri. Unutmadan söyleyelim. Yüzde 5 büyümüşüz. Neremiz büyümüş göremedik bir türlü. Gören Allah için söylesin. Milleti kandırmanın faydası yok. Zaten vatandaş neler olduğunu görüyor. Tek sıkıntı çabuk unutuyor. Balık hafızalı. Etrafımız ateş çemberi ile çevrilmiş. Bir tek dostumuz yok. Ne dış politikaymış ama! Sıfır sorun! Adapazarı’nda iken, bir Murat 124 almıştık. Satıcı, “Her yer muhayyer. Sıfır” diye satmıştı. Bir de ne görelim? 50 km’de 2 kg yağ yakıyor. Adama gittik. “Yahu hani her yer sıfırdı” diye sorduk. Ne cevap verse beğenirsiniz? “Dedim ya. Yalan mı? Her şey sıfır. Yani bitmiş.” Bizim dış politikamız da öyle. Ne yazık ki, bizi yöneten zihniyet devamlı çekişme halinde… Herkesle kavga ediyor. Manisa’da yüzlerce askerimiz zehirlendi. Yandaş firmaya verilmiş. Bu firmanın kuruluş sermayesi 100 bin liraymış. 4 yıl içinde tam tamına 7 trilyon olmuş. Okulların, kantinlerin, askeriyenin, devlet dairelerinin ihalesi hep bunlardaymış. Bu firmada havuzcu anlaşılan. Bakan çıkıp açıklama yapıyor. Efendim içinde psikolojik olarak zehirlendiğini zannedenler de var.” Lütfen aklımızla alay etmeyiniz. AKP zihniyeti hep böyle… Gerçekleri gizlemek için bin türlü film çeviriyorlar. Yahu çıkıp, “Yemek getiren firmanın etleri bozukmuş. Askerlerimiz bundan dolayı zehirlenmiş. Haklarında gerekli işlem yapılacaktır” deyin, kim size ne diyebilir? Firmayı neden savunuyorsunuz? Mesele psikolojikse, firmanın 21 personeli neden gözaltına alınmış? Millet yalana dolana o kadar alışmış ki, sorgulama yapayım diye aklının ucuna gelmiyor.

AZICIK UCUNDAN

Gelecek konuklarını nasıl ağırlayacağını kara kara düşünen Bektaşi’nin gözü, Yahudi olan komşusunun keçilerine takılmış. Keçilerden birini çaktırmadan alıp kesmiş. Durumu fark eden Yahudi; “Kadıya gitsem… Kadı da Bektaşi de Müslüman, ben Yahudi’yim. Davayı kazanamam. Hadi kazandım, Bektaşi’nin nesi var ki, hakkımı alabileyim! Biz artık Allah’ın huzurunda hesaplaşırız…” düşüncesi ile şikâyetçi olmamış. Gel zaman git zaman her ikisi de rahmetli olmuş. Yahudi, ahrette Bektaşi’den davacı olmuş. Mahkeme kurulmuş ve Bektaşi’ye sormuşlar: – Sen Yahudi komşundan habersiz keçisini kesmişsin! – Kesmedim, demiş Bektaşi. -Ben gözlerimle gördüm demiş, Yahudi. Bektaşi “Bir mahkemede bir adam hem şahit hem davacı olamaz.” diye itiraz etmiş. -Haklısın ama günahların arasında keçiyi kestiğin de yazılı, demişler. Bektaşi bu kez, “Mahkeme hakimi aynı zamanda şahitlik yapamaz.” diye itiraz etmiş. -Gene haklısın; o zaman getirin keçiyi ona soralım… demişler. Bektaşi son bir çaba ile çözüm yolu önermiş: -Ne! Keçi burada mı? Verin keçiyi o zaman bu Yahudi’ye… Bitsin bu dava! Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.