Kurşun gibi durdular

Kurşunlu Köyü sakinleri köylerine kurulmak istenen maden ocağını istemediklerini dile getirerek, ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) toplantısında tepki gösterdi. Yetkililer tutanağın kopyalarını teslim etmeyince Çanakkale Barosu Çevre ve Hukuk Komisyonu ve STK’lar ayrıca bir tutanak tuttu.

Kurşunlu Köyü’nde 2013 yılında haftalarca süren mücadelenin ardından mahkemece durdurulan feldspat madeni için bugün tekrar ÇED toplantısı düzenlenmek üzere yetkililer köye gitti. Köylü tenekelerden yaptıkları davullarla madene tepki gösterdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü ve Zafer Madencilik temsilcileri, jandarma eşliğinde köy kahvesine girmek istedi. ÇED toplantısı yapmak için gelen heyete karşı Çanakkale merkez ve ilçelerinden Çanakkale Çevre Platformu, Çan Çevre Platformu, İda Dayanışma Derneği, Kazdağılarını Koruma Derneği gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşu, Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu üyeleri köylüyle bir araya geldi. Bir gün öncesinden PIKAMP tarafından kamp çadırları açılmıştı. Köy kahvesinde toplantı yapmak isteyen heyete, Kurşunlu Köylüsü izin vermeyerek toplantının yapılmasını engelledi. Bayramiç Köyü sakinleri dört sene önce gösterdikleri tepkiyi aynı kararlılıkla sürdürdü.

2014 yılında Kazdağları’nın Bayramiç İlçesine bağlı Kurşunlu Köyü’nde Zafer Madencilik, köyün tepesine iş makineleriyle girip 1500 ağacı kesmiş Feldspat madeni için çalışmalara başlamıştı. Bunun üzerine köylüler ayaklanmış; tepemizde maden istemiyoruz diye protestolara başlamıştı. Madenciler tüm bu serzenişlere aldırmayıp çalışmaya devam edince Bülent Özüren, 22 gün süren açlık grevine başlamıştı ve kamuoyunun dikkatini çekmişti. Köyde yaşayan arkeolog Kağan Baraş ise hemen köyün yanındaki Skepsis Antik Kenti’nin de zarar göreceğini dile getirmişti. Zafer Madencilik yeniden girişimlerini başlattı. Bu duruma itirazlarını köylüler şöyle dile getirdi: “Buraya geldiler. 1500 ağacı katlettiler. Buraya kocaman bir alan açtılar. İki dava açtık. Mahkeme ÇED gerekli değildir kararını iptal etti. Danıştay da itiraz hakkı olmaksızın lehimize karar verdi. Açtığımız ikinci davada da Çanakkale İdare Mahkemesi ruhsatı iptal etti. Bütün maden sahası mühürlendi. Bütün bunlara rağmen nasıl olup da yeniden ÇED süreci başladı bunun bir yanıtı olmalı.”

“TOPLANTININ YAPILMADIĞI TUTANAĞA EKLENMEDİ”

Baro Çevre ve Hukuk Komisyonu Başkanı Ali Furkan Oğuz; “Proje, ilk olarak 2013-2014 yılları arasında gerçekleştirilmek istenmiş ancak köy halkının ve çevrecilerin mücadelesi sonucunda geri çekilmişti. Köylüler o zamanda ciddi anlamda bir direniş göstermişti. Bugün şirket yeniden bir ÇED sürecine girdi. Köylü konu hakkında bilgilendirme de, maden ocağı da istemediğini net bir ifadeyle dile getirdi. Yetkililer bir tutanak tuttu fakat toplantının yapılmadığını tutanağa eklemedi. Ayrıca köy muhtarı Emrah Güner’in tutanağa imza atmasına müsaade edilmedi. Israrlarımızın ardından muhtar tutanağa imza attı ancak bu sefer de tutanağın bir nüshası verilmek istenmedi. Normalde tutanağa imza atan kişi sayısınca nüsha hazırlanması zorunludur. Biz, Baro Çevre ve Hukuk Komisyonu ve STK’lar olarak ayrıca bir tutanak tuttuk. Maden ocağı ile alakalı daha öncesinde de kazandığımız zafere bir yenisini daha eklemiş olacağız. Doğaya karşı olan bir maden ocağının karşısında durmaya devam edeceğiz” dedi.

KÖY MUHTARINA TUTANAK NÜSHASI VERİLMEDİ

Baro Çevre ve Hukuk Komisyonu Üyesi Güneş Pehlivan; “Yetkililer köy kahvesine girmedi. Araba içinde tutanak tuttular. Muhtar Emrah Güner’in imzasını zorlamalarımızın ardından almalarına rağmen tutanağın bir nüshasını kendisine vermediler. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gelip, kendisinin almasını istediler. Köylüler bir süre arabaların önünü kesti ancak suça teşkil etmemesi açısından gerginlik kısa sürede son buldu” dedi.

KÖYLÜLER SON DERECE BİLİNÇLİ DAVRANDI

Baro Çevre ve Hukuk Komisyonu Üyesi Bayramiçli Avukat Vasfi Berk Varol; “Kurşunlu köyü sakinleri güzel ve bilinçli bir tutum sergiledi. Köylerinde kesinlikle maden ocağı istemediklerini, bunun Bayramiç ve Çanakkale’ye son derece zararı dokunacağının farkındalar” dedi.

İl Genel Meclis Üyesi Hicri Nalbant; “Daha önce kaybettikleri bir davayı hukukun arka yollarından dolaşarak yeniden gündeme getirmeye çalışıyorlar. Eski iptal edilmiş karara rağmen, kapasite artışı kisvesi altında yeniden köye geldiler. Köylünün dört yıl önceki tepkisi aynen devam ediyor. Hatta Kurşunlu köyü sakinleri hiç olmadıkları kadar da kararlı görünüyorlar. Toplantıyı yaptırmayacaklarını ısrarla dile getirdiler. Şirket yetkilileri köye adeta beyaz bayrak çekerek geldiler” dedi.

Öte yandan toplantının yapılmasına karşı çıkan isimlerin başında gelen Kurşunlu Köyü sakini Bülent Özüren’in köye gelen görevlilere  “Kazanacağınız bu parayı bırakın, insan hayatını değerli kılın. Biz de size her gün beddua etmeyelim.” demesi dikkat çekti. Dilek Akşen

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.