Deprem Sonrası Depremden Tehlikeli

Deprem kuşağında olan ilimizde 2017’nin başından beri sık sık yaşanan depremler, vatandaşları tedirgin etmeye devam ediyor. İlimizin depreme hazır olup olmadığı konusunu AFAD İl Müdürü Levent Yılmaz ile görüştük.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan 6,2’lik deprem ile korkuya kapılan vatandaşlar kendilerini binaların dışına attı. Meydanlara ya da toplanma alanlarına geçmeyen herkes ya telefona sarılıp haberleşme ağını kilitledi, ya da bir an önce evlerine varmak için yola çıkıp trafiği kilitledi. Kentimizin depremle olan ilişkini AFAD İl Müdürü Levent Yılmaz ile görüştük.

Depremle ilgili eğitimlere devam ediyor musunuz, vatandaşların bilgi durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bir yıl boyunca planlama çerçevesinde Bizler kurum olarak kurumlarda ve okullarda eğitimler vermeye devam ediyoruz. Göreve geldikten sonra Türkiye Afet Müdahale planı çerçevesinde kendi içimizde bir birim oluşturduk. Bu çerçevede ilgili kurumlarla iletişime geçerek yola hareketlerimizi belirleme noktalarında eğitim çalışmalarına devam ediyoruz. Bugüne kadar 12 bin kişiye eğitim verdik. Diğer illere oranla eğitim oranımız da oldukça yüksek. İlimizde son yaşanan depremden sonra koordinasyon kurulumuz hemen toplandı. Eğitim anlamında siz ne kadar verirseniz karşı tarafın ne kadar aldığı önemlidir. Afetin ne olduğu ve derecesi bizler için çok önemlidir. Burada hareket alanımızı afetin durumuna göre belirleriz. Her türlü afete karşı, kimyasal saldırılara ve şüpheli paketlere karşı hazırlıklarımız tamdır.”

Her depremin ardından telefon hatlarında bir ağ kilitlenmesi yaşanıyor, bu durum sizin çalışmalarınız etkiliyor mu?

“Ayvacık Depreminde de aynı şeyi yaşadık. İlk iki saat birçok telefon hattı kilitlendiği için telsizlerimizi sürekli aktif hale getirdik. Burada eksikliklerimiz var çünkü hala analog sistem kullanıyoruz bunun sayısal sisteme geçmesi gerekiyor. Telefonların kilitlenmesini normal buluyorum. Ayvacık depreminde hemen geçiçi mobil baz sistemleri kurarak iletişim sorununu çözdük. Ancak herkesin bilinçli olması gerekiyor. Herkes aynı bölgeden telefon hatlarını kullandığında tabi ki bizim işlerimiz de aksıyor.”

Depremden hemen sonra vatandaşlar binadan kaçıp, aynı binanın önünde toplanıyor, ne düşünüyorsunuz?

“9 adet toplanma alanımız var. Vatandaşlarımızı bu anlamda duyarsız davranıyor. Ayvacık depreminden sonra düzenlenen panellere katılım bile olmadı. Japon misafirlerimizle bu depremleri tartıştık. Diyorlar ki; biz çok şiddetli depremler yaşıyoruz. Biz kendimizi alıştırdık, öncelikle panik yapmıyoruz. Depremin ilk anından kaçıştan ziyade artçılardan sonra daha çok kayıplar veriyoruz. Toplanma alanlarına kısa süreli de olsa ulaşmamız gerekiyor. Japonlar mesela deprem anında binanın üstlerine doğru kaçarken, biz binanın altına doğru kaçıyoruz.  6,2’lik son depremden sonra herkes arabalarına bindi ve trafik kitlendi. Bu daha büyük bir depremde AFAD için ciddi sıkıntılı bir durumdur.”

Son yaşanan Karaburun Depremi’nin ardından Ayvacık bölgesine gittiniz mi?

“5,3’lük bir depremle Ayvacık’da 1071 ağır hasarlı konut vardı. Bu kadar küçük bir depremde bu sayıyı biz hiç düşünmezdik. Çünkü yapılar çok eski ve bakımsızdı. Son olarak yaşadığımız6,2’lik depremde aklımıza ilk gelen Ayvacık’da ağır hasarlı yorgun binalar oldu. Ekiplerimiz hemen bölgeye ulaştı, çok şükür ki bir sıkıntı yoktu. Ancak riskleri göz önünde bulundurmak zorundayız. Binaları iyileştirme ve yapı stoklarını güçlendirme noktasında daha çok çalışılması gerekiyor.”

Kentte bulunan lojistik kabinlerinin önünde genelde araçlar park ediliyor, bu sakıncalı değil mi?

“Kentimizde çok sayıda lojistik destek kabinleri var. Bu kabinler fay hatlarının bulunduğu ve lojistik desteğin gecikebileceği noktalara yerleştirildi. 11 ilçemizde ve dağ köylerinde mevcut. İçlerinde kürek, çapa, hilti,  jeneratör gibi kurtarma malzemeleri var. İlimizde 7 mahalle’de de var. Kabinlerin anahtarları mahalle muhtarlıklarında bulunuyor. Çanakkale’de 150’ye yakın gönüllümüz var. Her mahalleden yirmişer kişilik gruplarımız var. Son olan Karaburun Depreminde 15 kişi anında ellerinde telsizleri ile müdürlüğümüze geldi. Şehrimizin en büyük sorunlarından biri otopark sorunudur. Şehir plancılılarımız ve yöneticiler ile buna bir çözüm bulunabilir.”

Deprem bölgesinde yaşadığımız gerçeği üzerinden vatandaşlara ne önerirsiniz?

“Çocuklarımızı eğitmeye çok önem veriyoruz. Çocuklarımızın ailelerine sorabileceği, aileleri ile konuşabileceği, akılda kalıcı bilgilerle deprem kitapçıkları hazırladık. Ağaç yaşken eğilir. Çocuklara deprem öncesi, anı ve sonrasında neler yapılacağını, toplanma alanlarını anlattık. Deprem anında ve yıkım sonrasında elinizin altında bulunan her şeyin hayati bir önemi vardır. Küçük bir çantada evde kaç kişinin yaşadığı, isim, varsa kullandıkları ilaçlar, alerjileri,yaş ve kan grupları, düdük,  zaman zaman frekans ile yer tespiti yapılabildiğinden radyo, kendimize yaşam alanı açılabilecek küçük bir çekiç, bisküvi, el feneri biraz su bulunmalıdır.Ayrıca enkaz altında kalan birey ilk anda enerjisini boşa ve kontrolsüz kullanır. Enerjimiz bittiğinde bir el feneri, ses çıkaran bir alet hayatidir. Yataklarımızı cam kenarına yerleştirmemek bile deprem için alınabilecek bir önlemdir.  Eşyalar sabitlenmelidir. Bu ve buna benzer birçok adım hayati önem taşır.”

Söyleşi: Dilek Akşen



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.