Zayıf Karnelere Uzman Yorumu

Karneler alındı… Kimi öğrenciler ailelere göre başarılı karneler getirirken kimi öğrenciler de kötü notlarla dolu karneler getirdi… Ancak uzmanlar uyarıyor. Başarıyı istemeyen insan yoktur.

Çocuk Psikiyatri Uzmanı Zafer Atasoy ebeveyn ve çocuk ilişkisi noktasındaki bilgilerini gazetemizle paylaştı. ‘Önemli olanın başarısız karne değil başarısız karnenin altındaki nedenler’ olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Atasoy düşüncelerine şu şekilde devam etti:

BAŞARIYI İSTEMEYEN ÇOCUK YOKTUR

“Başarıyı istemeyen ne çocuk ne de aile vardır. Bir çocuğun başarısız olmasının altında bir çok neden vardır. Eğer çocuğun bir hastalığı ya da bedensel bir sorunu yoksa okulda devamsızlığı yoksa aile ortamı çok önemlidir. Çocuğun başarısında tek faktör çalışmak değildir. Ailenin sunduğu ortamda çok önemlidir. Eğer çocuğun rahat huzurlu bir aile ortamı varsa başarıya ulaşmak zaten çok kolaydır. Başarısız çocuğu sorgulayan anne ve baba çocuğa nasıl bir ortam verdiğini de sorgulamalıdır. Fiziki ortamdan bahsetmiyorum. Sevgimizi verebildik mi, evimiz huzurlu muydu, keyifli bir aile ortamımız var mıydı bunları sorgulamak lazım. Bir çok başarısızlığın altında ailelerin iç dinamiklerinde çalkantılar yatar. Ergenlik öncesi çocuklar aile içi dinamiklerden kolayca etkilenir ve bu etki kolayca derslere yansır.   Karnesi kötü gelen bir çocuğun ebeveyni önce nedenleri sorgulamalıdır. Başarıyı herkes ister. Başarıyı ders başarısına indirerek çocuğu olumlamak ya da eleştirmek doğru değildir. Aile, arkadaşlık, öğretmen faktörlerini unutmamak gerekir. Başarısızlığın altında nedenleri bulmak ve düzeltmek gerekir.”

ÇOCUĞUM NASIL KİTAP OKUR?

“Yaz tatili dinlenmek, keyif demektir. Güzel olmak, hoşça vakit geçirmek demektir. Hoş vakit geçirmek ne demektir? Keyif almanın içerisinde insana bir şeyler daha katmak gerekir. Özellikle çocukların tecrübeleri ve zihinleri az olduğu için keyif aldıkları şeylerin onlara artı değerler katması gerekir. ve okumak çok önemlidir. Bu zorlamakla mümkün değil. Bizler çocuklarımıza model olmalıyız. Evine gazete almayan bir ailenin çocuklarının gazete okuması pek beklenmez. ebeveynler der ki annemizden babamızdan gördüğümüzü yapıyoruz. Bir evin içerisinde kitap yoksa anne baba kitap okumuyorsa çocuk da okumaz. Çocuğun neredeyse gözüne sokarcasına kitap okuyun. Babası aksayarak yürüdüğü için kendisinde hiçbir sorun olmadığı halde aksayarak yürüyen çocuklar gördüm. Kitap okumayı teşvik etmek için ödülü de kullanmak gerekir. Aferin demek, okuduğunu benimle paylaşırsın demek, senin sayende ben de öğrendim demek çok önemlidir. Bu noktada cezanın yerinin olmadığına inanıyorum. Ceza acı vermek, haddini bildirmek, kısıtlamak demektir. Daha olumlu ve etkili olmak için ödülle yaklaşmak gerekir.  Sosyalleşmek, oyun alanlarına çıkmak, arkadaşlarla vakit geçirmek, yaz boyunca yeni yetenekler kazanmak da çocuğa katkısı olan şeylerdendir. Çocuk dış dünyadaki her şeyle bağ içinde olmalıdır. Çocuklarımıza sportmence davranmanın ne olduğunu öğretmeliyiz. Yarışı kazanmak kadar, başarıyı ve başarısızlığı birlikte göğüslemeyi öğrenmek gerekir.”

Dilek Akşen