“Eliniz Mazlum Köylünün Zeytininden Çekin”

Uzun süredir ülke gündeminde yer eden Zeytin Yasa Tasarısı’nın, toplumun hemen her kesiminden aldığı tepki çığ gibi büyümeye devam ediyor.

Ezine’de zeytin yağı ticaretiyle uğraşan, eski Ziraat Odası Başkanı ve aynı zamanda eski İl Genel Meclis üyesi Halil Kaymak, zeytin idam yasa tasarısının Türklerin yerleşik yaşama geçmesinde etkin rol oynayan zeytinlik alanların katledilmesinin tarihimize büyük saygısızlık olduğunu ve ayı zamanda ranta peşkeş kapısı yapılamayacak kadar da değerli olduğunu belirtti. Halil Kaymak gazetemize yaptığı açıklamada;  “Anadolu medeniyetinin başlangıcı, çağımızın insanlıkla ortak değeri, doğanın lütfu zeytin bölgemiz topraklarından binlerce yıldır üretilmektedir. 2002 yılında genişleme ve 2023 yılı hedefleri denilen AKP iktidarının en büyük hedeflerinden olan 3,5 milyar dolarlık yağ ihracatı için başlattıkları kampanyaya, ben de Ziraat Odası Başkanlığım döneminde destek verdim. Milyonlarca ağaç ekildi. Fakat o yıldan bu yana meclis gündemine yedinci defa getirilen, uzlaşı adı altındaki torba yasalarla rant sahalarını birilerine peşkeş çekmek için çıkarılmak istenen bu kanuna şiddetle karşı gelmeliyiz. Örnek vermek gerekirse, Türkiye Cumhuriyeti’nde 7 Milyon, Ezine’mizde 7 bin ailenin direkt geçim sağladığı bu altın ağaç, insanlık için, ülkemiz için, turizm için, gelecek için ve doğa için olmazsa olmaz olan yegane ağaçtır. Dünyada insanlık tarihi kadar eski olan bin ila 4 bin yıl yaşayabilen ve 4 bin yıl insanlığa hizmet edebilen ender meyve ağacıdır zeytin. Yetiştirmesi ve üretimi kolay olan uzun yıllar ayakta kaldığı için de insanlığa hizmet eden ve Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük zenginlikleri arasında yer alan zeytini öldürmek için çıkarılan, bu zeytin yasasına tekrar söylüyorum şiddetle karşı çıkmalıyız. 3573 Sayıl Yasa’nın 20.Maddesi’nin omurgasına kesinlikle dokunulmamalıdır.”

“20. MADDEYE DOKUNULMAMALIDIR”

“Zeytinlik alanlar imara açılmamalı, ranta alet edilmemelidir. Madencilerin en büyük hedefi olan, zeytinlik alanlarda açılacak maden sahalarını açmak için düzenlenen siyasi iktidarın işbirliğine karşı durmalıyız. Maalesef İlçe Tarım Müdürlükleri, Ziraat Odaları bu konuda üzerlerine düşen görevleri yapmamaktadırlar. Bizler zeytincilikte daha nasıl dünya birincisi oluruz diye düşünürken, ranta ve belli kişi ve ya kuruluşlara peşkeş çekilmek  projesine karşıyız. Bizim savunmamız şu gelecek, medeniyet, uygarlığın sembolü, barışın sembolü, barışın kenti Çanakkale hep beraber bu düzenlenmek istenen kanun tasarısının şiddetle karşısında olacak hayır diyecektir. 3573 Sayılı Kanun da değişiklik zorunluysa 20. Maddesine kesinlikle dokunulmamalıdır. Zeytin sahalarını korumak, 3 kilometre yanına sanayi tesisi kurmamak bir ödevdir, bir görevdir. Çünkü zeytin ağacı varsa sağlık var, gelecek var, medeniyet var, turizm var. Zeytin ağacı yoksa çöl var, vaha var. Ayrıca Türkiye genelinde yapılan istatistiklere göre tarımda en kazançlı tarım ağacının zeytin olduğu tespit edilmiştir.”

“ELİNİZİ MAZLUM KÖYLÜNÜN ZEYTİNİNDEN ÇEKİN”

“Akdeniz havzasında yetişen ve dünyada giderek önemi artan, sağlıklı bir toplum yaratmanın temel ilkesi olan sağlıklı gıdaya ulaşmanın yolu zeytin ağacından geçmektedir. Buradan Ezineli bir zeytin üreticisi olarak bütün yetkilileri, ellerini taşın altına koymaya davet ediyorum. Başta siyasi iktidarın bütün mensuplarını, muhalefet partilerini, belediye başkanlarını, il genel meclis üyelerini, ziraat odalarını, tarım müdürlüklerini ve toplumun her kesimini bu zeytini yok etme tasarısına karşı çıkmaya davet ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin petrolden sonra ödediği en büyük döviz, tarımda sıvı yağdır. Mazlum çiftçilerimiz, maalesef bulunduğu toprakları terk etmek zorunda bıraktırılıyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni sıvı yağ ithalatına mecbur bıraktıran siyasi iktidarı mazlum bir çiftçi olarak uyarıyorum, özüne, sözüne dönmesi ve 2023 hedefi olan 3.5 milyar dolarlık yağ ihracatı hedefine ulaşmak için çalışmalı, zeytinimizden elini derhal çekmelidir.” Sabih Can Durmuş – Aslı Yıldız



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com