‘Zeytin İdam Yasası’ Siyasetine Tepki

Bir süredir Türkiye ve Çanakkale gündeminde yer eden Zeytin Yasa Tasarısı dolayısıyla AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Babacanoğlu yazılı basın açıklaması yayımladı.

AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Babacanoğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“CHP her konuyu siyaset malzemesi yapıyor. Kamuoyunun yakından takip ettiği gibi zeytin konusunun da düzenlendiği bir yasa tasarısı TBMM gündemindedir. Taraflarla uzun görüşmeler sonunda yasalaşmak üzere olan bu konuda CHP yine kamuoyunu yanıltma gayretindedir. AK Parti iktidarını zeytinlik alanları yok etmekle itham etmektedir. Bu yasaya ‘Zeytin idam yasası’ diyerek siyaset yapmaktadır.

14 YILDA 71 MİLYON AĞAÇ DİKTİK

Biz AK Parti olarak son 14 yılda 71 milyon zeytin ağacı diktik. Zeytin üretiminde dünya ikincisiyiz. Biz iktidara geldiğimizde zeytin ağaçları 100 milyon civarındaydı. Şu anda 171 milyon. 71 milyon zeytin ağacı dikmişiz. Düşünebiliyor musunuz? 71 milyon zeytin ağacı diken bir iktidar neden zeytin kessin? Neden zeytin sahalarını yok etsin? Zeytin kıyımı, zeytin katliamı yapacağımız söylüyorlar. Bunların hepsi yalan büyük yalan. Biz neden zeytin ağacı keselim? Türkiye’de bir kanun yasa var. Bu yasa zeytin ağaçlarına 3 kilometreden itibaren yaklaşma diyor. Bu yasanın çıktığı tarih 1939 bu yasa 1995 yılında revize edilmiş ve halen gündemde. 1939 yılında ki teknolojilerle şimdi ki teknolojiler bir değil. O yıllarda bugünkü artırma sistemleri, filtre sistemleri yoktu. Bugün nerdeyse içme suyuna yakın artırma yapan tesisler var. O günkü teknoloji ile bugünkü teknoloji bir değil. Zeytin ağaçlarına 3 kilometre yaklaşmayın demek bugünkü teknolojilere bakıldığında pek anlamlı değil. AB standartları var. Orada ‘Bir dönüm arazide 2,5 zeytin ağacı varsa orası zeytinlik sahasıdır’ diyor.

Bu yasayla Zeytinlik sahaları koruma kurulu kuruluyor. Bu kurulda 9 üye olacak. Bunların içinde ziraat odası başkanı, ziraat fakültesi dekanı ya da hocası, zeytinlik araştırma enstitüsü müdürü, tarım ve hayvancılık il müdürü, orman ve su işleri il müdürü gibi tarımsal toprakla direk ilişkili kişiler var. Bu kişilere güvenmeyecek miyiz?

Kamu yararı olmasına rağmen yol güzergahını değiştiremediğimiz Küçükkuyu rampaları, deprem riski olmasına rağmen nakledemediğimiz yerleşim alanları bu kanuna nasıl bir ihtiyaç olduğunun habercisidir. Kamu hizmetleri bu kanunla engellenirken mülk sahipleri kendi arazilerini istedikleri gibi imara açmışlardır.İşte bu yasa buna engel olacaktır.”

Haber Merkezi



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com