ORDUYA KUMPAS

Cennet Mekân Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nın başlangıcında, “Kahraman Ordumuza” diye başlar, “Korkma” diye devam eder. Ne yazıktır ki, AKP iktidarı döneminde Ordumuza birçok kumpas kuruldu. Türk Silahlı Kuvvetlerini bir tek mermi atmadan, imha ettiler. Balyoz Kumpası iftiralarında, kahraman subaylarımız intihar ederken neler oluyordu? Şimdilerde gözden düşen, AKP’lilerce hain ilan edilen bir büyüğümüz, “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diye caka satıyordu. O tarihlerde bu devlet büyüğünü ayakta alkışlayan yandaşlar, ne yazık ki, bugün yüzüne bakmıyor. “Allah’ım verdikçe veriyor. Bana suikast yapacaklardı” diyerek garsonu, aşçıyı gözaltına aldırıp kozmik odanın açılmasını sağladı. Devletin mahrem bilgileri FETO ya verildi. Subaylarımızın bazıları görevden alındı. Hapislerde süründürüldü. İşte bunlardan birisi de, geçen günkü helikopter kazasında hayıtını kaybederek şehit olan, Songül Yarbay’dı.

SONGÜL YARBAY

Gövden atıldı. Hukuki mücadele sonucu görevine döndü. Balyoz davasıyla mücadele edip görevine dönmüş Yarbayımızı, FETO’cü hainler Şırnak’a gönderdiler. Ne acı değil mi? Yine aynı kazada Şehit olan Aydoğan Aydın Paşa da Güneydoğu’da kahramanlık destanı yazmış, aslan yürekli, gözü pek bir Türk Subayıydı. Ne tuhaftır ki, rahmetli şehidimiz de FETÖ soruşturmasında, darbeci diye 7 gün gözaltına alınmıştı. Oysaki darbe akşamı, birliği ile birlikte güneydoğudaydı. İspat edince serbest bırakılıp görevine geri döndü. Balyoz. Ergenekon, Şike, Askeri Casusluk davaları ortaya atılınca. AKP’nin tamamı, koro halinde askere yüklendiler. Yazıklar olsun. Ancak kumpaslar ortaya çıkınca “aldatıldık” diye günah çıkarmaya çalıştılar. Oh ne ala?

Helikopter kazasında 13 vatan evladı şehit oldu. Yukarıda bunlardan ikisini anlattık. Allahın rahmeti üzerlerine olsun. Bu millet, ordumuza yapılan bu iftiraların hesabını, sandıkta soracaktır. Türk askeri, subayı, bu kadar iftiraya, kumpasa rağmen, ölüm pahasına görevini layığı ile yapmaktadır. Allah onlardan razı olsun. Şehitlerimize, Allah rahmet etsin. Ailelerine ve Türk Milletine Sabr-ı Cemil ihsan etsin.

Yazımıza, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY ile başladık. Onunla noktalayalım. Sağlıcakla kalınız.
Bu göğüslerse Huda’nın ebedî serhaddı;
“O benim sun’-i bedî’im, onu çiğnetme” dedi.
Asım’ın nesli… Diyordum ya… Nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.