“FETÖ Maşasını Elinde Tutanlar…”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden emekli öğretim üyesi, Jeoloji Mühendisi Doğan Perinçek, “TSK’nın ‘kaza’ olarak açıkladığı ve 13 askerin şehit olduğu olay sonrasında kendi yaşadığı örnekleri de aktararak, “FETÖ maşasını elinde tutanlar kaza süsü vererek 13 yiğidimizi yok ettiler” dedi.

Kaza olduğuna inanmıyorum, neden mi?

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden emekli öğretim üyesi, Jeoloji Mühendisi Doğan Perinçek “FETÖ maşasını elinde tutanlar kaza süsü vererek 13 yiğidimizi yok ettiler. Gözümüzün içine baka baka Suriye’deki teröristlere silah vererek, sabrımız ölçüldü, daha ne kadar susacağımız test edildi. Dünde sabrımızı sınırını bir kez daha sınadılar. Dün yıllar önce Eşref Bitlis paşamıza oynan oyun tekrarlanmıştır. Sizce 35 yıldır uçuş yapılan yerde helikopterin yüksek gerilim hattına takılması normal mi?” dedi.

Perinçek, 1979-1984 yılları arasında yaşadıklarını  anlatıp günümüz ile şöyle bağ kurdu. İşte o anlatım…

“Bu katliamın kaza olduğuna neden inanmıyorum.

1- 1979-1984 yılları arasında Hakkari-Siirt-Van Dolayında TPAO elemanı olarak meslektaşlarımla birlikte jeoloji harita alımı yapmıştık. Söz konusu bölgede o dönemde yol imkanları çok sınırlı olduğu için Kara kuvvetlerimizin sağladığı helikopter ile arazide çalışıyorduk. Benim şahsen 500 saatten fazla uçuş tecrüben var. Kara kuvvetlerimizden bunu belgeleyen bir belgeyi gururla saklıyorum. O dönemde 20 farklı helikopter ve deneyimli pilot arkadaşlarla birlikte çalıştık. Çalıştığımız yerler içinde 13 yiğidimizi kaybettiğimiz Şenoba ve Uludere dolayı da var. Birlikte çalıştığımız pilotlar araziye ilk geldiklerinde önce bölgenin engebeli topoğrafyasını ve yüksek gerilim hatlarını gözden geçirir sonra uçuşa başlardı. Her sabah jeoloji ekipleri arazinin değişik yerlerine bırakılır ve akşam tariflenen yerden bizleri alırlardı. Bu nedenle bölgeyi ve tecrübeli pilotlarımızın yeteneklerini çok iyi biliyorum.

2- Şenoba’da bizim orada çalıştığımız zamanın çok öncesinden bir askeri kışla var. O kışlada görev yapan pilotlar ve askerlerimiz nerede yüksek gerilim hattı var çok iyi bilirler, bilmeleri gerekiyor.

3- Üst Komuta düzeyindeki askerlerimizi taşıyan iki pilotumuzun bölgeyi çok iyi bilen pilotlar olduğundan eminim. Ülkemizin en disiplinli bir kuruluş olan ordumuzda, üst kademede görev yapan komutanlarımızı görev yerlerine nakletmek için bölgeye tanımayan pilotlara görev verileceğini hiç ama hiç sanmıyorum.

4- Şehitlerimiz FETÖ ve uzantılarının mağduru olduğu herkesçe bilinmektedir. Askerlerimiz bölgede bir zamanlar serbestçe dolaşan terörist guruplara karşıda başarılı bir mücadele verdiklerini de hayranlıkla izliyorduk. İki yandaş terörist gurubu maşa olarak kullanan yabancı güçler, ülkemizin çamurdan çıkmaya çalıştığı dönemde kaza süsü vererek bu suikastı planlamış ve hayata geçirmişlerdir.

5- FETÖ – PKK tehlikesi devam etmektedir. FETÖ maşaları tek başlarına bir hiçtir. Onların arkasında yabancı güçler olmadan hiç bir şey yapamazlar. Gözümüzün içine baka baka, Suriye’deki teröristleri destekleyen güçlerin Türkiye’dekini uzantıları ve imkanları hemen ortadan kaldırılmalıdır. Topraklarımızdaki üsleri çıkış noktaları olmasına engel olunmalıdır. NATO ile ilişkilerimiz ve üstlerin durumu gözden geçirilmelidir. İran kadar bile olamayacak mıyız?

Özetle Şenoba’da olanların bir kaza olduğuna inanmıyorum. 13 yiğidimiz kaza süsü verilen bir suikastın kurbanı olmuşlardır. Bu kadar önemli bir komuta ekibini uçuran pilot yüksek gerilim hatlarının yerini önceden bilmemesi mümkün değildir. FETÖ maşasını elinde tutan ülkemin düşmanları, FETÖ ye karşı tavır koyan değerli askerlerimizin de içinde olduğu 13 yiğidimizi ortadan kaldırmıştır. Bakın görün yakında gerçekleri hepimiz göreceğiz.

Canımız yandı, Hepimizin başı sağ olsun, 13 canımız ışıklar içinde uyusun, Ruhları şad olsun.”

Cemal Oral