Çanakkale Nasıl Yapılaşmalı?

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü Öğr. Gör. Dr. Canan Zehra Çavuş, Çanakkale’nin yapılaşma süreci ve karşılaşılabilecek sorunlar hakkında alınması gereken önlemler hakkında yorumlamalarda bulundu.

Çanakkale’de yapılaşma süreci izlendiğinde 1462 yılında Çimenlik Kalesi’nin yapılmasıyla başladığı söylenebilmektedir. Çanakkale’nin mekansal gelişimi tarımsal potansiyeli yüksek olan ve zemin sıvılaşma riski taşıyan, depremselliği yüksek Sarıçay Deltası üzerinde devam etmiştir. 1990’lı yıllardan itibaren ise toplu konutlar başlamış, 2000’li yıllara gelindiğinde kent çift yönlü büyümeye başlamıştır.  Son birkaç yıllık verilere göre; yaklaşık 25 km² alana sahip Çanakkale Kenti, imarlı alanlar dahilinde büyük oranda yerleşime açılmış durumdadır. Kentin merkezden çevreye doğru büyüme sürecinde gerek yapılmış bilimsel çalışmalar gerekse yaşanan olumsuzluklar bir takım sorunların varlığını ortaya ortaya çıkarmaktadır.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü Öğr.Gör.Dr. Canan Zehra Çavuş ile bu alanda yaptığı çalışmalar ışığında Çanakkale’nin bundan sonraki yapılaşma süreci ve karşılaşılabilecek sorunlar hakkında gerçekleştirdiğimiz söyleşi neticesinde belirlenen sorunlar; depremsellik, kütle hareketleri, tarım arazilerinin kaybı, ormanların ve zeytinliklerin tahribatı olarak ortaya konuluyor.
Çavuş, depremsellik ve kütle hareketleri hakkında şu sözleri söyledi: “Kent büyük oranda alüvyal zemin üzerinde yer almaktadır. Yapılan çeşitli çalışma sonuçları hem alüvyal zemin hem de yüzeye yakın yeraltı su seviyesinin deprem şiddetini arttırıcı faktörler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, yapılaşma sürecinde üzerinde dikkatli bir şekilde düşünülmesini gerektiren önemli bir sorundu.  Kentin gelişim gösterdiği yamaç arazilerin yer yer heyelan tehlikesi altında olduğu gözlenmiştir. Yeni yapılaşma alanlarının ve kat sayısının belirlenmesi sırasında bu durumun dikkate alınması olası problemlerin önlenmesini sağlayacaktır.”

YERLEŞİM PLANLAMASI ORMANLAR VE TARIM ALANLARI DIŞINDA KALMALI

“Çanakkale tarımsal potansiyeli yüksek bir ildir.” diyen Çavuş ekleyerek; “Çanakkale kenti çevresinde de var olan ve tarımsal verimi yüksek olan topraklar yapılaşma tehlikesi altındadır. Çanakkale kenti, Güzelyalı ve Dardanos mücavir alanları ve Kepez Beldesi toplam 33,91 km² imarlı alana sahiptir. İmarlı alanlarının %47.78’i (16,54 km²’si) Atikhisar Barajı tarafından sulanan tarım alanları üzerinde gerçekleşmiştir. Bu da barajın sulama alanı olan toplam 43,78 km² gibi bir alanın (%37,87’sinin) imar nedeni ile amaç dışı kullanıma açıldığını göstermektedir. İmara açma ve imarlı alanlar üzerinde yapılaşma sürecinde tarım alanlarının ve sulanan alanların kesin bir şekilde dikkate alınması gerekmektedir.” dedi.
Son olarak zeytinlik ve ormanların tahribatına değinen Çavuş şu sözleri sarf etti: “Çanakkale, Türkiye orman arazilerinin il yüzölçümüne oranı %50’nin üzerinde olduğu illerden biridir. Çanakkale kentinin yer aldığı merkez ilçe bütün ilçeler içerisinde sahip olduğu zeytin ağaçları sayısı bakımından 3. sırada ve yıllık zeytinyağı üretiminde ise 5. sırada yer almaktadır. Gerek il çapında gerekse Çanakkale Boğazı doğu kıyılarında yapılaşma nedeni ile özellikle Kızılçam ormanlarının ve zeytinliklerin tahrip edildiği gözlenmektedir. Yapılaşma ve yeni yerleşim alanlarının belirlenmesi süreci ormanlık alanlar ve zeytinlikler dışında gerçekleştirilmelidir.”

Yıldız Sağlam