Hangi Süt Daha Sağlıklı?


Hangi Süt Daha Sağlıklı?
Sağlıklı gıdaların başını çeken ürünlerden biri olan sütün nasıl tüketilirse daha sağlıklı olacağı ise her zaman tartışılan konular arasında… Marketten alınan, sokakta satılan ve çiftlik sütleri gibi alternatifleri sunulan süt konusunda tüketicinin kafası ise oldukça karışık. Çanakkale TARIM-KOOP Genel Başkanı aynı zamanda Süt Üreticiler Birliği Başkanı olan Mehmet Özkurnaz, konuya ilişkin yorumlarını gazetemizle paylaştı.

Isıl işlem (kaynatma, pastörizasyon, sterilizasyon, UHT sterilizasyon) uygulamasına tabi tutulmayan çiğ süt tüketimi, bazı kaynaklara göre sağlığa zararlı birçok bakterinin de vücuda alınması anlamına geldiği düşünülüyor. Sağlıklı ineklerin süt bezlerinden salgılanan sütte ilk aşamada zararlı hiçbir bakteri bulunmuyor. Ancak, sütün salgılanmasından sonra hayvanlarda sütün geçtiği meme kanalları, meme ucu gibi yerlerde yaşayan bakteriler süte karışabilme ihtimali bu sütlerin zararlı olabileceğini düşündürüyor. Sokaktan alınan sütü mikroplardan arındırmak için, 90-95 derecede 10-15 dakika kaynatmanın mikropların tamamını yok edemeyeceğini savunan görüşler, sağlıklı beslenme ve güvenilir süt için UHT işleminden geçmiş, uygun koşullarda saklanan sütlerin tüketilmesi gerektiğini savunuyor. UHT ve pastörize sütlerde vitamin kaybı olur inancı ise yanlış bulunarak sütten asıl almak istediğimiz vitamin değil, protein ve kalsiyumdur deniyor.
Sokaktan alınan sütlerde rutin analiz yapılmadığı için, sütün bakteri yükü, hayvandan süte geçen antibiyotik kalıntısı ve zehirli (toksik) maddeler gibi unsurların olup olmadığı bilinemediği için sağlıksızlar kervanına katılıyor. Çünkü çiğ olarak tüketime sunulan sokak sütlerinde, soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde toplam bakteri yükü artıyor. Bu zararlı mikroorganizmaların uzaklaştırılması amacıyla evlerde kontrolsüz bir şekilde uzun süre kaynatılır ve bu yüzden vitamin-mineral kayıpları daha fazla oluyor.

“TÜKETİCİ BİLİNÇLİ OLMALI”

Çanakkale TARIM-KOOP Genel Başkanı ve aynı zamanda Süt Üreticiler Birliği Başkanı olan Mehmet Özkurnaz ise konuya ilişkin şu sözleri söyleyerek süt tüketicilerini bilinçli olmaları konusunda uyardı: “Sütün 90 derecenin altında kaynaması gerekiyor. Derece sütün içerinde bulunan yararlı bakterilerin de ölmemesi için gereklidir. 100 derece olan kaynama noktasının üzerinden geçen sütlerde ise bakteri kalmıyor. Bakteri grubu ise yalnızca zararlılardan oluşmuyor. İçerisinde hiçbir bakteri bulunmayan süt de dolayısıyla hiçbir yarar taşımıyor. Sağlığa hiçbir faydası bulunmuyor. Bu anlamda tüketiciler süt konusunda bilinçli olmalı. Sütün bekleme süresi arttıkça içerisinde oluşan bakteri sayısı da artmaktadır. Avrupa Birliği standartlarına göre ise 100 bin bakteriye kadar sağlığa zararlı görülmüyor. 100 bin ve üzeri süt ise kullanılmıyor. Sütün üretim aşamasındaki hijyeni ise ayrıca önemli. Hijyene verilen önem kadar kaliteli süt elde edilir. Süt sağıldıktan sonra ne kadar çok dışarıda kalır, soğutulmazsa bakteri sayısı artarak zararlı hale gelir. 20 dakika bile sütün tazeliği için önemlidir. Sütün içerisindeki bakteri 20 dakikada 2 katı sayıya ulaşabilir. Çiğ olarak alınan süt kaynama noktasına gelmeden hemen önce kapatılmalı ve ağır ateşte tutulmalıdır.”
Açıklama ve tartışmalar doğrultusunda ise sonuç olarak bakıldığında pastörize de olsa çiftlik sütü de olsa çiğ olarak alınıp evlerde de kaynatılsa süt tüketilirken önemsenmesi gereken konu ne kadar güvenilir üretildiği, hijyen koşulları ve sütün sağımdan ne kadar süre sonra soğuk alanda saklandığının düşünülmesi gerekiyor. Bu bağlamda tüketici ne kadar bilinçli ise o kadar sağlıklı süt tüketmiş oluyor.

Yıldız Sağlam

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.