ÇANAKKALE KOKUYOR!

                          ÇANAKKALE KOKUYOR!

Hemen telaşlanmayınız. Ne koktuğu konusuna biraz sonra geleceğiz. Ama tahmin etmeniz mümkün değil. Parfüm değil. Kanalizasyon değil. Mok değil! Ne peki? Sigara kokuyor, her tarafı nikotin kaplamış. Her kapının önünde üç beş tiryaki s vitamini alıyor. Tabi ki sigara içenler, bu çirkin kokunun farkında değil. Biz içmeyenler hemen fark ediyoruz. Üstelik eskiden hazır sigaralar kaliteliydi. Öyle Vapur bacası gibi duman çıkarmıyordu. Şimdi millet, ucuz diye sarma tütün içiyor. Şimendifer sanki mübarek. Bir düdüğü eksik. Maalesef sigara içme yaşı da aşağılara indi. 10-12 yaşındaki özellikle kız çocukları, özenti sonucu ulu orta sigara içiyorlar. Bir de, bu sigara kokusu, üstlerine sinmiyor mu? Yanınıza yaklaştıklarında, sanki mok çukuruna düşmüş gibiler. Sigara içmek, çağımızın illeti. Bütün hastalıkların sebebi. Geçenlerde By-Pas olmuş iki kardeşimizle konuştuk. Ameliyatın ne zor bir şey olduğundan bahsediyorlardı. Sigara içenlerin, özel bir aletle ciğerlerini temizliyorlarmış. Çok büyük bir eziyetmiş. Sigara kullanmayanların operasyonları daha hafif geçiyormuş. Bütün bunlara rağmen, millet ölesiye sigara içiyor. Hele, çok şık giyimli, kibar hanımefendilerin, ellerinde püfür, püfür sigaralarıyla dolaşmaları hiç yakışık almıyor. Kendinize ettiğinizden vazgeçtik, gençlere kötü örnek oluyorsunuz. Ya, otobüs durağında sigara içenler. Hay Allah sizin müştakınızı versin. Yine, küçük çocuğunun yanında sigara içen anneler. Yahu kendinize acımıyorsunuz. Tamam, da, bari çocuğunuza acıyın. Anlayacağınız, sigara bir illet. Çoğunuzun, bu yazıyı okurken, sigarayı ciğerlerinize kadar, keyifle çektiğinizi biliyoruz. Çekin efendiler çekin. Sonunda, daha çok çekeceksiniz. Demedi, demeyin. “Bir imanımız, bir de dumanımız var” diyorsanız, rabbim işinizi, gücünüzü rast getirsin.

                                AZICIK GÜLELİM

Nasrettin Hoca hamama gitmiş, bakmış ki; hamamda in yok, cin yok, kendi kendine konuşacak değil ya; ağırdan, ağırdan bir türkü tutturmuş. Hocanın sesi öyle güzel çıkmış ki; kulaklarına inanamamış. Sesine hayran olan Nasrettin Hoca, kendi kendine sormuş:
– Vay be, benim kendimden haberim yok, meğer ne dokunaklı sesim varmış! Ulan bu ses koskoca hamamı inim, inim inletsin de, Müslümanlara niye tecvit dinletmesin? Hamamda yıkandıktan sonra minareye çıkmış, başlamış tecvit okumaya. Aşağıdan birisi söylenmiş:
– Kim bu vakitsiz öten horoz? Ne berbat bir sesi var yahu!
Hoca minareden eğilmiş ve demiş ki: – Bre Müslüman, bir hayır sahibi çıkıp da, şu minarenin tepesine bir hamam yaptırsaydı; sen o zaman görürdün sesi! Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.