GELİBOLU İSKELE!

GELİBOLU İSKELE!

Vatandaşı silkele. Ayakbastı meselesi, yıllardır sürüp gidiyor. Daha Önceleri Kilitbahir Muhtarlığı, Çanakkale Belediyesi gibi kuruluşlar, gemiye binecek araçlardan ayakbastı parası alıyorlardı. Kaldırıldı. Demek ki, Gelibolu iskelesi, bu uygulamanın dışında kalmış. Gelibolu’ya, iskeleye geliyorsunuz. GESTAŞ Vapuru ya da Özel firma vapuruna yanaşıyorsunuz. Çoğu zaman beklemek yok. Direk gemiye giriyorsunuz. Peki ne işgaliyesi? Ayak bastı parası? Gelibolu’ya iskeleye geldik… GESTAŞ Vapuru henüz gelmemişti. Çardak’a sefer yapan özel firmanın iskelesine yanaştık. Gişede fiyatlar yazıyor. Otomobil 5 lira. Kamyon 10 lira, TIR 20 lira. Hoppala. Kamera şakası filan olmasın? 5 lira verdik gemiye gireceğiz. 2 Tane, izbandot gibi adam ellerinde fırça. Birisi bir taraftan diğeri öte taraftan cam silmek için harekete geçtiler. El ile işaret edip, “Arabayı yeni yıkadık. Ellemeyin” dedik. Ellemediler. 5 liraya vapuru yolculuğu diye hayal ederken, tam geminin girişinde, başka bir ademoğlu bitiverdi. Elinde pos cihazı gibi bir şey. Kesti makbuzu, 30 Lira dedi. Hoppala. Bu ne demek? İtiraz ettik. “Ooo baba. Ne hâkimler, savcılar itiraz edip dava açtılar. Fark etmedi” dedi görevli. Gelibolu Tek Denizcilik şirketinin KDV fişi. Burada kural hatası yok. Adamlar gemi işletiyor. Paralarını alacak. Ancak, niye girişteki vezneden fişi vermiyorlar da, Belediyeye bırakmışlar? Verilen fişlere baktık. Buyurun, ne yazıyor. 5 liralık makbuzu anlatıyoruz. “Gelibolu Spor Kulübü Derneği, yardım pulu.50 kuruş.” Altındaki büyük fişte yazılanlar. “Gelibolu Belediye Başkanlığı. Gelibolu belediyesi’nin 05.11.2015 tarih ve 163 nolu meclis kararı ile alınan işgaliye harcıdır. 4,50 kuruş” Bize göre, bu kararı alan meclis üyeleri, belediye başkanı ve makbuzu kesenler suç işlemektedirler. Şimdiye kadar, bir çok hakim savcı bu konuda dava açmış olabilir. Ama bu kere de biz suç duyurusunda bulunuyoruz. Alınan bu para haksızdır. Yetkiyi ve görevi kötüye kullanmaktır. Ayrıca, girişte millet kandırılmaktadır. Umarız ki. Sayın Savcılarımız bu ihbarımızı dikkate alırlar.

 

                                    GÜLMECE

Adam, akşamüstü iş çıkısı eve geldiğinde, evin bahçesinin karmakarışık olduğunu görmüş. Üç çocuk da bahçede çamurlar içinde oynuyormuş. Boş yemek kutuları ve içecekler etrafa saçılmış. Karısının arabası, garaj kapısının önünde, bir kapısı açık şekilde yamuk halde park eder durumdaymış. Evin içine girdiğinde, durum daha da vahim bir sekle dönüşmüş. Girişteki halının bir kenarı kıvrılmış, havaya kalkmış ve abajur sehpanın üzerine devrilmiş. Salondaki televizyonun sesi sonuna kadar açık bir halde çizgi film kanalındaymış. Oturma odasında yerler, oyuncaklar ve çocuk giysileri ile kaplıymış. Mutfağa girdiğinde, lavabonun sabah kahvaltısı bulaşıkları ile dolu olduğunu görmüş. Ayrıca, kırılmış bir bardağın parçaları masanın altında duruyormuş. Üst kata yöneldiğinde, merdivenlerdeki elbiseleri fark etmiş. Telaşla karısının başına kötü bir şey gelmiş olabileceğini ye da hastalanmış olduğunu düşünerek, hızla koşmaya başlamış. Yatak odasına girdiğinde, karısını yatakta, gecelikle uzanmış, kitap okurken bulmuş. Karısı, adamı görünce, okuduğu kitaptan başını kaldırmış ve hafifçe gülümseyerek sormuş: – Günün nasıl geçti? – Her zamanki gibi. Karısına bu cevabı veren adam, şaşkınlıkla söylenmiş: – Ne oldu bugün böyle? Karısı, tekrar gülümseyerek demiş ki: – Sen her gün eve döndüğünde, “Bütün gün ne yaptın ki?” demez miydin? – Evet. – Güzel!.. Bugün, her gün yaptıklarımı yapmadım!.. Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.