YAKIŞIYOR MU?

YAKIŞIYOR MU?

2000 yılı Nisan ayında, Elazığ Tarım İl Müdürlüğü görevine başladık. Öncelikle denetimlere hız verdik. Elazığ’ın Meşhur Kapalı çarşısı vardır. Orada, çoğunlukla kasaplar bulunur. Ayrıca yerel gıda ürünleri satılır. Emniyet Mensupları, Belediye Zabıtaları, Sağlık Müdürlüğü ve Tarım İl Müdürlüğü elemanları, televizyonlar ve basın mensupları ile birlikte kapalı çarşıya girdik. Bir iki arbede ve satır saldırısından, Polis marifeti ile kurtulduk. Bir kasap dükkânının bodrumunda kaçak et yakaladık. İşlem yaptık. Kapalı çarşısının esnafının büyük çoğunluğu, Elazığ’ın Palu ilçesindendir. O dönemdeki Belediye Başkanı da Refah Parti’li olup, aynı ilçedendir. Bizler kendi hemşerilerini denetleyip ceza yazdığımız için Belediye Başkanı Rahmetli Hamza Yanılmaz kızmış. Kısasa kısas yapmak istemiş. Ertesi gün bir de baktık ki, bir bildirim geldi. Noter kanalı ile Belediyeden gönderilmiş. Bizim Tarım İl Müdürlüğü’nün Binaları ruhsatsız diyerek 5000 lira ceza yazmışlar. Yani, siz öyle yaparsanız, biz de böyle yaparız. Yahu, Allah’tan korkun. Tarım İl Müdürlüğü binası tam tamına 50 yıllık. Bizden önce onlarca Müdür, yönetici gelip geçmiş. O zamana kadar ruhsat problemi olmayan bina, bizim zamanımızda mı problem olmuş? Valilik olarak, İdare Mahkemesine dava açtık. Zaten, bu binalarla ilgili en az üç kere af çıkmış. Ceza iptal edildi. Bu mesele nereden icap etti diye soracak olursanız, anlatalım.

KENT KONSEYİ

Kent Konseyi seçimleri geçen hafta sonuçlandırıldı. Engin Kandemir kardeşimiz, Kent Konseyi Başkanı oldu. Çeşitli Bizans entrikalar sonucu, seçim süreci 5-6 ay sürdü. Bu süreci, her türlü engel ve oyunlara rağmen, Kuyumcular Oda başkanı Timur Ay yönetti. Oy kullanmayanlar için dava açtı. Davayı kazanıp, çoğu esnaf ve derneklerin oy kullanmasını sağladı. Çok çaba sarf etti ve sonunda başardı. Emeklerinden ötürü kendilerine teşekkür ederiz. Peki, sonra ne oldu? Kent Konseyi seçiminden hemen sonra, Belediye Zabıtaları, Kuyumcular Derneğine, “Dernek Tabelanız çok büyük. Bunun için fazla ücret ödeyeceksiniz ya da kaldıracaksınız. Aksi halde ceza yazacağız” diye bildirimde bulunmuş. Hoppala… Yahu bu tabela yeni mi asıldı? Büyük olduğu şimdi mi aklınıza geldi. Demek ki, sistem aynı sistemmiş. Bizim Elazığ’da yaşadıklarımızın aynısı tekrarlanmış. Nedir bu? Halk tabiri ile “Merkebe gücü yetmeyip, semeri dövmektir.” Böyle küçük oyunlara neden tenezzül edilir, anlamak mümkün değil. Demokrasi savunuculuğu yapıyorsunuz ama demokratik bir seçimin sonucunu, ne yazık ki, kabullenemiyorsunuz. Halkın iradesine güvenin lütfen.

ACICIK

“İstanbul’un taşı toprağı altındır.” diyerek memleketinden kalkıp gelen bir Kayserili, bir kuyumcu dükkânının vitrinini hayran hayran inceliyormuş. Kuyumcu, Kayserili’yi saf biri sanarak sormuş:

– Ne bakıyorsun öyle hemşerim? – Sizin dükkânda ne sattığınızı merak ettim. – Ben eşek kafası satıyorum. – Allah versin. İşleriniz iyi gidiyor galiba? – Nereden bildin iyi gittiğini?
– Baksana, koskoca İstanbul’da, senden başka eşek kafası satan kalmamış.

Bugün 1 Mayıs Bahar Bayramı. Bizim kuşak eskiden beri bugünü Bahar Bayramı olarak bilir. Bayramınız kutlu olsun. Kazancınız bol ve bereketli olsun. Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.